FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Yükseköğrenimin yeni ve doğru adresi’

Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Ağdelen gazetemizin sorularını yanıtladı…

(Voice of the Island 2019)

Gazetemizin sorularını yanıtlayan Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Ağdelen, ikinci akademik yıllarını doldurduklarını belirtti. “KKTC’de yükseköğrenimin yeni ve doğru adresi” sloganıyla yola çıktıklarını belirten Ağdelen, projelerini, hedeflerini ve üniversitenin imkanlarını gazetemize aktardı.

Ağdelen: İkinci akademik yılımızı dolduruyoruz

Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Ağdelen, üniversitenin 2017-2018 yılında öğrenci alımına başladığını söyledi ve şu an ikinci akademik yıllarını doldurmak üzere olduklarını kaydetti. Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi’nin, Bahçeşehir İstanbul ortaklığında, yüzde 51 KKTC sahiplerinde, yüzde 49 da Bahçeşehir Üniversitesi olmak üzere, KKTC mevzuatına göre kurulan, bağımsız, özel bir üniversite statüsünde olduğunu vurgulayan Ağdelen, söz konusu durum hakkında bazen yanlış bir algı olduğunu söyledi. Sanki Bahçeşehir İstanbul’un bir kampüsüymüş gibi bir algının oluştuğunu dile getiren Ağdelen, kesinlikle öyle bir olayın olmadığını belirtti. Bağımsız, KKTC yükseköğrenim yasalarına göre kurulmuş bir üniversite olduklarını ifade eden Ağdelen, “Üniversitemizin şu anda aktif olan hukuk fakültesi, mimarlık-mühendislik fakültesi; üç bölümü ile; mimarlık, inşaat mühendisliği ve bilgisayar mühendisliği, iktisadi-idari ve sosyal bilimler fakültesi bünyesinde; psikoloji bölümü, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümü ve işletme bölümü olmak üzere üç bölüm bulunuyor” dedi.

“30’a yakın ülkeden 200 civarı öğrenci”

Bu yıl faaliyete geçirdikleri, turizm ve konaklama yüksekokulu bünyesinde, turizm ve konaklama bölümünün onayını YÖDAK’tan aldıklarını ifade eden Ağdelen, işletme ön lisans ve bilgisayar programcılığı ön lisans programlarıyla birlikte yaklaşık 12 bölümün, yeni akademik yılda öğrencileriyle faaliyete geçeceğini kaydetti. YÖK’e müracaatlarının bulunduğunu belirten Ağdelen, Türkiye tarafından akredite edilebilir olma ve YÖK’ün kılavuzuna girebilme adına geçen yıldan beri çalışmalarının devam ettiğini söyledi. “Biz bu yıl, bu çalışmaların meyvesini alacağız ve Türkiye’den de öğrenci alımına başlayacağız” şeklinde konuşan Ağdelen, şu anda üniversitelerinde 30’a yakın ülkeden ve KKTC’den toplamda 200 civarı öğrenci bulunduğunu vurguladı. Üniversitenin geçici olarak Lefkoşa’nın merkezinde faaliyet gösterdiğini dile getiren Ağdelen, öğrencilerimizin ihtiyaç duyabileceği tüm ihtiyaçların şu an buradan karşılanabildiğine dikkat çekti. Bir öğrencinin ihtiyaç duyabileceği her şeyin 10 katlı üniversite binasında mevcut olduğunu kaydeden Ağdelen, ancak üniversitenin bu binada kalmayacağını belirtti.

“Alayköy civarında büyük bir proje var”

Üniversitenin Alayköy civarında çok büyük bir kampüs projesinin bulunduğuna dikkat çeken Ağdelen, kampüs projesinin inşaatının büyük bir hızla devam ettiğini belirtti. “Gelecek eğitim yılında ilk eğitim binamız ve sosyal tesislerimizle orada olma planımız vardır” diyen Ağdelen, projenin 5 yıllık bir proje olduğunu söyledi. 5 yılın sonunda belki de adada hiçbir üniversitede olmayan çok modern bir kampüsün ortaya çıkacağını kaydeden Ağdelen, lojmanlarıyla, yurtlarıyla, tesisleriyle, öğrenci kulüpleriyle, birçok aktivite merkezleriyle, özel kütüphanesiyle, özel rektörlük binasıyla birlikte tam bir kampüs havasında büyük bir projenin olduğunu dile getirdi. Projenin büyük bir hızla devam ettiğini kaydeden Ağdelen, üniversite bünyesinde 40’a yakın akademisyenin görev yaptığını ifade etti. Akademisyenlerin hemen hemen tümünün doktoralı, profesör, doçent, yardımcı doçent olmak üzere ilgili alanda uzman, kendini kanıtlamış, tecrübeli kişiler olduğunu belirten Ağdelen, eğitim dilinin şu an tüm bölümler için İngilizce olduğunu belirtti. Yasal tüm izinleri alınmış ama henüz öğrencisi olmayan tek Türkçe bölümün ise Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünün olduğunu söyleyen Ağdelen, bu yıl öğrenci talebi olması durumunda söz konusu bölümünde eğitime başlayacağını kaydetti.

“Genç ve dinamik akademik kadro”

Akademik kadronun yüzde 90’a yakınının KKTC uyruklu kişilerden oluştuğunu belirten Ağdelen, tümünün genç ve dinamik olduğunu dile getirdi. Az sayıda da olsa emekli profesörün bulunduğuna dikkat çeken Ağdelen, tüm akademisyenlerle ahenk ve uyum içerisinde, sıkıntı yaşamadan çalıştıklarını söyledi. Bahçeşehir Kıbrıs Üniversitesi’nin de içinde bulunduğu BAÜ Global eğitim ağının içerisinde olduklarını vurgulayan Ağdelen, bu ağ içerisinde başta İstanbul Bahçeşehir olmak üzere birçok ülkede bulunduklarını ifade etti. Bahçeşehir İstanbul Üniversitesi’nin Türkiye’nin en güzide vakıf üniversitelerinin başında geldiğini belirten Ağdelen, 25-30 bine yakın öğrencisinin bulunduğunu dile getirdi. “Bahçeşehir’in önderliğinde Bahçeşehir Kıbrıs, Washington’daki Bahçeşehir, Almanya’daki, Gürcistan’daki ve İtalya’daki Bahçeşehir olmak üzere 6 farklı merkezde bu ağ içerisinde üniversitelerimiz var” diyen Ağdelen, kendilerinin de bu ağın içerisinde olduğunun altını çizdi.

“Öğrenciler değişim programlarına katılabilir”

“Dolayısıyla bizi tercih eden tüm öğrencilerin istemeleri halinde, tamamıyla gönüllülük esasına göre, kendi aramızda yaptığımız anlaşmalar çerçevesinde, değişim programlarına katılabiliyorlar. Belirtilen ülkelerde bölümlerine uygun şekilde eğitim görebiliyorlar. Bu süre 2 yıla kadar çıkabiliyor. Oralarda aldıkları dersleri buraya taşıyabiliyor ve buranın diplomasıyla mezun olma şansı elde ediyor” diyen Ağdelen, buradaki en büyük özelliğin, öğrencinin hangi koşulla okula girdiyse, bu koşulun her kampüste geçerli olması olduğunu belirtti. “Örneğin bir öğrenci yüzde 100 burslu geldiyse, bu burs diğer kampüslerde de geçerli oluyor” şeklinde konuşan Ağdelen, dolayısıyla uluslararası öğrencilerin, KKTC’li öğrencilerin veya ileride Türkiye’den gelecek öğrencilerin bursluluk düzeylerinin buralarda da geçerli olacağına dikkat çekti. “Şu an rahatlıkla söyleyebilirim ki adadaki hiçbir üniversitede hatta Türkiye’de bile olmayan bir uygulamadır” diyen Ağdelen, tam anlamıyla uluslararası bir ağın bulunduğunu ve kendilerinin de bunun bir parçası olmaktan gurur duyduklarını kaydetti.

“Özel ders niteliğinde eğitim veriyoruz”

Öğrencilerin avantajına olabilecek diğer artının ise sınıflarda neredeyse özel ders niteliğinde eğitim verildiğini ifade eden Ağdelen, öğrencilerle bire bir ilgilenme anlamında derslerini yaptıklarını dile getirdi. Bugün dünyanın her yerinde konuşulan olayın, nicel değil nitelik yönünden eğitim olduğuna dikkat çeken Ağdelen, önemli olanın öğrenci sayısının değil eğitimin kalitesi olduğunu vurguladı. Hedeflerinin öğrencileri nitelik anlamında en üst düzeye taşıyıp mezunların dünyanın her yerinde en iyi görevlerde hizmet etmesi olduğunu kaydeden Ağdelen, 31 Mayıs’ta burs sıralama sınavlarını da gerçekleştireceklerini söyledi. Geçen yıldan beri uyguladıkları bir politikalarının olduğunu ifade eden Ağdelen, burs sınavlarına katılmayan hiçbir öğrenciye burs vermediklerini belirtti. Yüzde 50’den yüzde 100’e kadar burs vereceklerini dile getiren Ağdelen, “Sınavımıza katılan hemen hemen her öğrenciye yüzde 50 burs verme taahhüdümüz var” dedi. Küçük sınıflarda, neredeyse bire bir eğitim görmek isteyen tüm KKTC’li veya Türkiye kökenli olup liseyi burada bitiren tüm öğrencilere çağrıda bulunan Ağdelen, “Buyursunlar burs sınavımıza girsinler. Kapılarımız hep açıktır. Üniversitemizi her zaman gelip ziyaret edebilirler. Kampüs projesi başladı onu gelip ziyaret edip görebilirler. Biz onlara hizmet vermekten, eğitim vermekten büyük mutluluk duyacağız. Burs sınavımız bu binamızda olacak. Web sayfamızdan girip inceleyebilirler. Kendilerini sınavımıza katılmaya davet ediyoruz. Bizlerle görüşmek isterlerse kapılarımız hep açıktır. Detaylı bilgi alabiliriler” dedi.

“Yükseköğrenime yeni bir ses ve soluk getirdik”

Üniversitelerinin kalitesiyle, kadrolarıyla bir yola çıktığını vurgulayan Ağdelen, bu yolun doğru bir yol olduğunu belirtti. “Bu adaya, yükseköğrenime, yeni bir nefes, yeni bir soluk getirdi. İlk yola çıktığımız zaman şöyle bir sloganımız vardı; KKTC’de yükseköğrenimin yeni adresi. Şimdi ise KKTC’de yükseköğrenimin doğru adresi diyoruz” şeklinde konuşan Ağdelen, Türkiye’den gelebilecek öğrenci sayısında azalma olabileceği endişesinin bulunduğunu kaydetti. Dolayısıyla tüm üniversitelerin bu konu üzerinde çalışma yaptığının altını çizen Ağdelen, her sınav döneminde buradaki üniversitelerle ilgili bazı olumsuz algılar yaratılmaya yönelik çalışmalar yapıldığını dile getirdi. “Bizim bunlara karşı çok dikkatli olmamız lazım” diyen Ağdelen, siyasilerin bu konu hakkında antipropaganda yapması gerektiğini kaydetti. Yükseköğrenimin Kuzey Kıbrıs için olmazsa olmaz hayati öneme sahip bir alan olduğuna dikkat çeken Ağdelen, kamuoyunun da öğrencilere karşı daha sevecen olması gerektiğini savundu. Ağdelen ayrıca, özellikle yabancı öğrencilere karşı ırkçılık düzeyine varabilecek bir takım söylemlerden, yaklaşımlardan kesinlikle uzak durulması gerektiğini de ekledi.

(Voice of the Island 2019)

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı