FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Yıltan Taşçı ile bir ‘seri’ sohbet… “Halk bir umut peşinde, onların keyfi yerinde…”

Tünay MERTEKCİ

Ülkemizin yetiştirdiği en değerli sanatçılardan biri olan Müzisyen, fotoğrafçı ve Kıbrıs Edebiyat Derneği Başkanı Yıltan Taşçı, gazetemizin sorularını yanıtladı. Adamos Katsantonis ile çıkarttığı tek şarkılı ‘Seri Görüşmeler’ isimli 6’ncı albüm hakkında da konuşan Taşçı, Kıbrıs Edebiyat Derneği ile Yıltan Taşçı Akademi ile ilgili de bilgiler verdi. Kendilerinin bu albümle görüşmelerle dalga geçtiklerini belirten Taşçı, şarkıdan bir kesit de seslendirdi: “Halk bir umut peşinde. Onların keyfi yerinde. Çözüm istekleri bitti. Görüşürler, görüşürler, görüşürler… Sürüp giden görüşmeler, sanki komik bir seri film. Hiç bitmeyen uzun hikaye…”

Taşçı: Bu albümde bir ilk yaşandı

Yıltan Taşçı ile Adamos Katsantonis’in 6’ncı albümü olan ‘Sergi Görüşmeler’ hakkında konuşan Yıltan Taşçı, albümün sadece bir şarkıdan oluştuğunu belirtti. Bu çalışmada ilk kez kendi besteleri olmayan bir şarkıyı seslendirdiklerini dile getiren Taşçı, bugüne kadar çıkarttıkları 5 albümümün de kendi beşleri olduğunu söyledi. 5 albümdeki bestelerin kendisine ait, düzenlemelerin ise Adamos’a ait olduğunu ifade eden Taşçı, “Adamos çok büyük bir müzisyen. Mükemmel düzenlemeler yapar. Zaten Atina’da kompozisyon okudu. Öyle düzenlemeler yapar ki bazen kendi bestemi bile tanıyamazdım” dedi. Adamos’un bir gün kendisine, sözleri Makis Gerasimos Apostolatos’a ait bir şarkıyı 1982’de okuduğunu söylediğini vurgulayan Taşçı, bu şarkıyı tekrar düzenlemenin tam zamanı olacağını konuştuklarını ifade etti. Dolayısıyla ilk kez kendi besteleri olmayan bir parçayı seslendirdiklerini vurgulayan Taşçı, “Tabii çok sancılı oldu bu şarkı. Sırasında 10 şarkılık bir albümü 1 yılda ya da daha kısa sürede bitirirdik. Bu bir yılı aştı” dedi.

“Görüşmelerle dalga geçiyoruz”

“Şarkıyı yaptık, bitirdik ve bana ikinci ses gerekir. Ben o sese çıkamam. Kendi sesime ikinci ses yapmam gerekir. Bir tek ses var o sese çıkabilen bu adada. İstanbul’da yaşayan İbrahim Şevki’dir. Bana göre bu ülkeye gelmiş geçmiş en güçlü sestir. Bir yıl bekledik. Bitirdik parçayı, her şey tamam. Kamil Atik her şeyi yaptı. Bir tek kanal boşluğu ikinci seste kaldı. Bek vokal. Bir yıla yakın bir süre bekledik ve geldiğinde Kıbrıs’a stüdyoya girdi İbrahim Şevki. Bir okumada da okumuş. Ona da çok teşekkür ederim” diyen Taşçı, kendilerinin görüşmelerle dalga geçtiklerini belirtti. “Şarkının adı ‘Seri Görüşmeler’. Hani seri diziler, seri filmler var ya. Devamlı dizi devam eder fakat oyuncular değişir. Bu da tıpkı öyle” şeklinde konuşan Taşçı, şarkıdan bir kesit de seslendirdi: Halk bir umut peşinde. Onların keyfi yerinde. Çözüm istekleri bitti. Görüşürler, görüşürler, görüşürler… Sürüp giden görüşmeler, sanki komik bir seri film. Hiç bitmeyen uzun hikaye…”

“Albümden sadece 250 adet üretildi”

Şarkıya henüz çok fazla tepki gelmediğini dile getiren Taşçı, “Bazen özel albümler yapılır. Dünyada sadece bin adet olan albümler var. Özel albümdür bunlar. Biz de bunu öyle yaptık. Adamos kardeşimle, kardeş kardeş bölüştük. 125 tane o 125 tane de ben aldım” dedi. 250 adet üretilen albümü sadece dostlarına dağıttıklarını belirten Taşçı, albümün özel bir albüm olduğunu söyledi ve müzik marketlerde de bulunmadığını kaydetti. Taşçı, “Bu albüme 251 insan sahip olmayacak. 250 tane var sadece. Dolayısıyla müzik marketlerde de bulunamaz. Dostlarımıza hediye ettik” diye konuştu. Şarkının kayıt aşamasında yaşadıkları bir anı anlatan Yıltan Taşçı şunları kaydetti: “Bir gün stüdyoda kayıttayız. Şarkıyı söylerken o kadar komik ve alay ediyoruz ki dinlediğiniz zaman hissedersiniz. Aniden bir kahkaha attım. Kamil Atik masada kaydı yapar. ‘Be hoca çok güzel oldu bu kahkaha, bunu kullanalım bazı yerlerde’ dedi. Adamos da tamam dedi kahkahadan sonra bir cümle koyalım. Kahkahanın arkasındaki cümle de şu oldu: Bininci tur görüşmede, bin birinciye karar verecekler. Kararları odur yani. Başka bir karar aldıkları yok. Dalga geçiyoruz. Seri görüşmelerin klipini Eralp Adanır hazırlıyor. Birkaç ay içerisinde klipi çıkacak. İşte o zaman çok ses getirecek. Eralp Adanır hiçbir karşılık beklemeden yapıyor. Ona da teşekkür ederim.”

“Benim ana yolum edebiyattır”

Kendisinin bir sloganı olduğunu ifade eden Taşçı, kişisel web sitesinin açıldığı zaman da bu sloganın yazdığını belirtti. “Benim ana yolum edebiyattır. Müzik ve fotoğraf bu ana yola çıkan tali yollardır. Çünkü tüm sanatlar edebiyattan beslenir” sloganıyla hareket ettiğini dile getiren Taşçı, İstanbul Üniversitesi’nde Edebiyat okuduğunu söyledi. Uzmanlığının edebiyat olduğuna dikkat çeken Taşçı, 1973 yılından beri 46 yıldır da müzik yaptığını vurguladı. Edebiyatın her zaman yaşamında olduğunu dile getiren Taşçı, edebiyat aşkının çocukluktan geldiğini söyledi. “Kendi kendime şiirler yazardım. Şair olamadım asla. Keşke olabilseydim. Şairlik zor zanaattır. Çok hayranım ben şairlere. Yani bana dersen bütün sanatçılar içerisinde hangisine hayransın? Şairlere derim” diyen Taşçı, edebiyatın vazgeçilmez olduğunu ifade etti.

“Lirik Şiir Grubu, Kıbrıs Edebiyat Derneği’nin alt yapısı oldu”

Kıbrıs Edebiyat Derneği’nin kuruluş aşamasından da bahseden Taşçı, “Serkan Soyalan, Cemay Onay Müezzin, Merter Refikoğlu, Şehbal Hamzaoğulları ve ben 2012 yılında buluştuk. Şiir grubu kurmaya karar verdik. Şiirler okuyalım dedik. Nitekim 7 yılda da 19 farklı dinleti yaptık. 5 arkadaş yola çıktık Lirik Şiir Grubu olarak. Arkadaşlar dediler ki biz şimdi bazı şeyleri madden karşılayamıyoruz. Eğer dernekleşirsek o zaman kültür dairesine dernekler yardım tüzüğünden müracaatta bulunabiliriz. Projemiz kabul edilirse daha çok şeyler yapabiliriz. Benim de kafama yattı arkadaşların bu önerisi ve bu derneği kurduk. Yani Kıbrıs Edebiyat Derneği’nin alt yapısı oldu bir bakıma Lirik Şiir Grubu” dedi.

“Dernek içerisinde birçok alan olabilir”

Bunun devamında Kıbrıs Edebiyat Derneği’nin çatısı altında Lirik Şiir Grubu’nun da olduğunu söyleyen Taşçı, ilerleyen süreçlerde bu derneğin içerisinde tiyatro kolu gibi birçok alanın olabileceğini belirtti. “Yani biraz genişletmeye çalıştık. Kıbrıs Edebiyat Derneği şu ana kadar doğrusu pek de bir şey üretemedi. Bir öz eleştiri olarak bunu söyleyebilirim. Kurulalı iki yılı aştı. Ama Lirik Şiir Grubu’nun dışında bir şey olmadı. Örneğin bir Kıbrıs Türk şiiri antolojisi yapmak gibi projemiz vardı. Yapamadık. Tabii bunu proje yapıp kültür dairesine sunmamız lazım” diyen Taşçı, Kıbrıs Edebiyat Derneği’nin işlevsel olarak Lirik Şiir Grubu dışında çok da bir şey yapmış olmadığını kaydetti.

“Ortaokul yıllarımdan beri fotoğraf çekerim”

Yıltan Taşçı Akademi hakkında da konuşan Taşçı, ortaokul yıllarından beri fotoğraf çektiğini belirtti. Hatıra fotoğrafı çekerek bu işe başladığını dile getiren Taşçı, yıllarca fotoğraf çektiğini ama 2009 yılının kendisi için bir milat olduğunu vurguladı. “Çok büyük saygı duyduğum, fotoğraflarını çok beğendiğim, can dostum, yakın dostum, üstadım Tevfik İleri beni yüreklendirdi, yönlendirdi. Bana yıllardır fotoğraf çektiğimi ve bu işin tekniğini bildiğimi söyledi. Biraz da kompozisyon tekniğini geliştirerek artistik, sanatsal fotoğraflar çekebilirsin dedi bana. Onun o yönlendirmesiyle on yıldır sanatsal fotoğrafa yöneldim” şeklinde konuşan Taşçı, kompozisyon bilgisini geliştirmek için Türkçe-İngilizce 200’e yakın kitap okuduğunu vurguladı.

“Ciddi anlamda teorik ve pratik dersler yapıyoruz”

Öğrendiği şeylere genç kuşaklara aktarma amacında olduğunu belirten Taşçı, “Yıltan Taşçı Akademi’yi kurdum. Genç kuşaklara ya da emeklilere kurslar açmaya başladım. Onlara ciddi anlamda diplomalı kurslar yapıyorum. Yani sınavı geçmezsen diplomayı alamazsın. Okul gibi. Ciddi anlamda teorik ve pratik olarak dersler vermeye başladım. Birçok kişiye fotoğrafı öğrettim. Öğrencilerimden bazıları bazı yarışmalarda ödüller almaya başladılar. Yıltan dedim kendi kendime artık sen yarışmalara girmeyeceksin. Etik değil. Ben gururla derim ki ödül alan benim kursiyerimdir” dedi.

“Fotoğraf gezileri düzenliyoruz, spesifik çalışmalar yapıyoruz”

YT Akademi’nin bu şekilde ilerlediğine dikkat çeken Taşçı, “Fotoğraf gezileri düzenliyoruz. Bazı spesifik çalışmalar yapıyoruz. Mesela Lefkoşa’nın tarihsel dokusu diye bir sergi açtık. Lefkoşalıları çok şaşırtan bir sergi olmuştu. Mağusa’nın tarihsel dokusunu çalışıp sergi yaptık. Mesarya’da yaşam diye bir sergi açtık. Yani bunlar birer belgedir aslında. Gelecek kuşaklara çok önemli bir belge bırakıyoruz. Yegane amacım da odur zaten. Geçenlerde 7’nci fotoğraf sergisini açmıştık Geçitkale’de yaşam diye. 18 Ekim’de YTA’nın 8’inci fotoğraf sergisi açılacak. Vizörümüzden 19 fotoğrafçının ikişer fotoğraftan 38 fotoğraflı bir sergisi” diye ekledi.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı