FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Vatandaşlıkta ‘siyasi engel’ devam ediyor 

Tünay MERTEKCİ

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Şener Elcil, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığını hakkı olmasına rağmen alamayan kişilerle ilgili sendika olarak yaptıkları çalışmaları anlattı. Kendilerine 6 bin 300 kişinin başvurduğunu söyleyen Elcil, bu sayının daha da fazla olduğunu bildiklerini belirtti. Birçok kez Kıbrıs Cumhuriyeti bakanlarıyla görüştüklerini söyleyen Elcil, bu konudaki siyasi engellerin devam ettiğini vurguladı. Annesi babası Kıbrıslı Türk olmasına rağmen kimlik alamayan kişilerin de bulunduğunu söyleyen Elcil, en kötü durumda olanların 1974 sonrası buraya gelen ve Kıbrıslı Türk ile evlenen yabancıların olduğunu söyledi. Bugüne kadar yaptıkları çalışmalarla birçok kazanım da elde edildiğini söyleyen Elcil, çok ilginç vakalarla karşılaştıklarını ifade etti.

Elcil: Vatandaşlık konusu Kıbrıs’taki siyasal gelişmelerin bir yan etkisi

Şener Elcil, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlık konusunun Kıbrıs konusuyla beraber yürüyen bir olay olduğunu kaydetti. Vatandaşlık olayının Kıbrıs’ta yaşanan siyasal gelişmelerin bir yan etkisi olarak görülebileceğini belirten Elcil, “Özellikle 1974 sonrası adanın kuzeyinin tamamen Türkiye’nin kontrolüne girmesi ve ülkeye giren insanlarla Kıbrıslı Türklerin evlilik yapması sonucu bu olay daha da büyük boyutlara ulaştı” dedi. Sendika olarak kendilerinin bu konuyla ilgilendiklerini ifade eden Elcil, “Çünkü 2004’ten sonra Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği (AB) üyesi olduktan sonra, Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığının AB imkanlarından yararlanmasının getirdiği avantajlar herkese cazip bir imkan yarattı. Dolayısıyla herkes Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığını alıp gerek eğitim gerek diğer konularla ilgili imkanlardan yararlanmak için hızla vatandaşlığa müracaat ettiler” dedi. Sendika üyelerinin arasında da bu evliliklerden doğan veya evlilik yapan arkadaşlarının da olduğunu söyleyen Elcil, geçmiş dönemde bu konuyla ilgili sürekli şikayetler aldıklarını kaydetti.

“Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanları ile görüştük”

Bunun sonucunda bu konuyu ele aldıklarını dile getiren Elcil, Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanları ile geçmişte de zaman zaman görüşmelerinin olduğunu ifade etti. Söz konusu durumla ilgili açılım istediklerine dikkat çeken Elcil, ne yazık ki herhangi bir açılımın yapılmadığını söyledi. Elcil, özellikle bu konuda en hassas duran kişinin AKEL Limasol Belediyesi eski Başkanı Andreas Hristou olduğunu belirtti. 2006’ya kadar başvuran herkese bir sıraya bağlı olmak üzere vatandaşlığın verildiğini kaydeden Elcil, 2006’dan sonra gelen baskılar üzerine bunun durdurulduğunu ve kriterlerin getirildiğini söyledi. Getirilen kriterler içerisinde özellikle 1974 yılından sonra adaya gelip evlilik yapanların çocuklarına vatandaşlık vermemeyle ilgili bir katı kural olduğuna dikkat çeken Elcil, “Öğretmen sorunları, toplum sorunlarıdır. Bu sorunlar iç içedir ilkesiyle bu olayı ele aldık ve halka açılmayı doğru gördük” diye konuştu.

“6 bin 300 başvuru var”

Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası’nın da böyle bir sıkıntısı olduğunu dile getiren Elcil, iki sendika beraber karar vererek 15 şubat 2018’de bir toplantı düzenlediklerini kaydetti. Yaklaşık 400 kişilik kapasitesi olan Atatürk Kültür Merkezi’nde halka açık bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Elcil, “Kalabalık sığmadı. O akşam yapacağımız bilgilendirme toplantısı ve kampanyasını iki kez yapmak zorunda kaldık. Aynı toplantıyı aynı akşam tekrar ettik” diye konuştu. Bunun hemen akabinde de iki sendika ortak bir büro açtıklarını söyleyen Elcil, mağdur olan kişilerden dilekçe almaya başladıklarını vurguladı. Kendilerine 6 bin 300 civarında bir başvurunun olduğunu kaydeden Elcil, 6 bin 300’ün üzerinde rakamların olduğunu bildiğini söyledi. Çünkü müracaat etmeyen, ilgilenmeyen kişilerin de bulunduğunu ifade eden Elcil, dilekçeleri alıp kategorize ettiklerini belirtti.

 

“1974’ten önce de aynı durumda olan insanlar var”

1974’ten önce de aynı durumda olan insanların olduğunu belirten Elcil, anne ve babasının Kıbrıslı Türk olup vatandaşlık alamayan kişilerin de olduğuna dikkat çekti. Böyle durumlarla karşılaştıklarını ifade eden Elcil, 35 civarında da böyle durum ortaya çıktığını söyledi. Bunların içerisinde babaları Kıbrıslı Rum olan bir ailenin de bulunduğuna vurgu yapan Elcil, “Çok ilginçtir. Ona dahi vermediler. Çok ilginç vakalarla karşılaştık” dedi. 1962’de Türkiye’de öğrenim görürken bir Kıbrıslı Türkün bir Türkiyeli ile evlendiğini söyleyen Elcil, bu çiftin 1962’de Baf’a yerleştiğini ve günümüze kadar söz konusu Kıbrıslı Türkün eşine vatandaşlık verilmediğini belirtti. Böyle vakaların da olduğunu söyleyen Elcil, “Bunların dışında Filistinliler var. 1930’lu 1920’li yıllarda başlık parası için Kıbrıs’tan Filistin’e satılan kızlar vardı. Onların Kıbrıs’a dönen çocukları vardır. Bazıları da savaş sebebiyle Filistin’den kaçıp Kıbrıs’a geldiler. Onların çocukları da sıkıntı yaşıyor şu anda. 1940’da 1950’de ülkeye çocuk yaşta gelmiş kişilerdir bunlar. Kıbrıs Cumhuriyeti kimliği verilmiş kendilerine ama maalesef üstünde vatansız yazıyor. Vatandaşlık verilmemiş. Onların çocukları da sorun yaşıyor” dedi.

“En kötü durumda olanlar 1974’ten sonra adaya gelenler…”

Bu durumların dışında sıkıntı yaşayanlar arasında 1974 sonrası evliliğini yurt dışında yapıp buraya gelip yerleşenler olduğunu söyleyen Elcil, evliliği yurtdışında yapıp Kıbrıs’ta doğurmuş veya evliliği yurt dışında yapıp yurt dışında doğurmuş olanlar var” dedi. En kötü durumda olanların ise 1974 sonrası buraya Türkiye’den gelmiş, burada evlilik yapıp burada çocukları olmuş insanların çocuklarının olduğunu vurgulayan Elcil, esas zor durumda olanların bu kişiler olduğunu belirtti. Söz konusu kişilerin oldukça kalabalık olduğunu söyleyen Elcil, “Bir de 1990’lı yıllardan sonra Sovyetlerin dağılmasıyla bu ülkelerden gelenler, evlenenler var. Onlarda da çok ciddi sıkıntılar var. Örneğin Belarus, Moldovya, Romanya gibi ülkeler ikinci vatandaşlığı kabul etmiyor. Eğer bir Belarus vatandaşı Kıbrıs’a gelip evlenmişse, ülkesinde vatandaşlıktan çıkarılır. Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşlığı da alamaz. Bir tek KKTC vatandaşı olarak kalabilir. Onların çocukları da mağdur olur. Böyle durumlar da var” dedi.

“Mağdur olan birçok insan var”

Bunları hep kategorize ettiklerini dile getiren Elcil, ellerinde verilerin de olduğunu söyledi. Geçen yıl 22 Ağustos’ta Kıbrıs Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Konstantinos Petridis ile görüşme gerçekleştirdiklerini ifade eden Elcil, konuyu izah ettiklerini söyledi. Rum bakana illegal bir şey yapma gibi bir hedeflerinin olmadığını belirttiklerini söyleyen Elcil, fakat hakkı olup da kriterlere göre mağdur olan çok insanın olduğunu ve bu kişilere vatandaşlığın verilmediğini söylediklerini kaydetti. Kendilerine orada bakanın çok olumlu yaklaştığını dile getiren Elcil, toplantının pozitif geçtiğini söyledi. Rum bakanın kendilerine gerekli çalışmanın yapılacağını ve bunun için de bir birim oluşturulduğunu söylediğini ifade eden Elcil, birimin sorumlusu ile sendikalarının bürosunun temas halinde olduğunu belirtti. Kendilerinin bütün verileri onlara aktardıklarını vurgulayan Elcil, “Sorduk arada ne oldu falan diye. Herhangi bir gelişme olmadığını, bakanlar kurulunda sorun çıktığını söylediler” dedi.

“Sadece sözde olduğunu gördük”

Bu görüşmenin akabinde Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hristodilis ile de görüşme yaptıklarını söyleyen Elcil, söz konusu durum için ondan da destek istediklerini çünkü bu durumun siyasi bir mesele olduğunu vurguladı. Bu soruna bir şekilde siyasi çözüm getirilmesi gerektiğini ifade eden Elcil, “Bize Rum bakan, kendisinin bu konuda gerekli yardımı yapacağıyla ilgili bir taahhütte bulundu. Kendisini ofisinde ziyaret ettik” dedi. Şubat ayı itibariyle Rum İçişleri Bakanı ile tekrar bir temaslarının olduğunu dile getiren Elcil, “Yaptığımız temasta bize evliliği yurt dışında yapıp burada doğanların yani Türkiye’de veya Belarus’ta veya Moldovya’da evlenen, evlenip de Kıbrıs’a yerleşenlerin çocuklarına bir açılım yapacaklarını söyledi. 92 civarında müracaat olduğunu bunlardan 62’sini değerlendirmeye aldıklarını ve bunları bakanlar kuruluna götüreceğini ama duyurmamamızı söyledi. Biz de duyurmadık tabi basına. Sadece iki ay sonra bir gazeteye beyanatımız oldu ve başvuruların az olduğunu, başvuranların artması gerektiğini yani bu durumdan mağdur olanların gidip başvurması gerektiğini biz halka duyurduk. Büyük bir ilgi oldu, müracaatlar arttı. Evliliği yurt dışında yapan kişiler müracaatlarını yaptı. Fakat gördük ki bu sadece sözdeymiş” diye konuştu.

“Aynı sorunu yaşayan kuzeyden bazı siyasilerin çocuklarına vatandaşlık verildi”

“Yani tamamen zaman kazanmaya dönük, oyalamaya dönük bir taktik” şeklinde konuşan Elcil, yaptıkları araştırmada bu 92 başvurunun dosyalarının değerlendirmeye alındığını kendilerine ilgili dairelerde çalışan kişilerin aktardığını belirtti. Sonuç olarak başvuruların alıp incelendiğini ama sonuç çıkmadığını dile getiren Elcil, “Bu arada ben kuzeyden söz konusu durumla ilgili mağdur olan bazı siyasilerin çocuklarına vatandaşlık verildiğini öğrendim. Veya siyasi yakınlığı olan insanların bazılarına verildiğini öğreniyoruz. Yani eski hamam eski tas. Yasallık meselesinden uzak bir anlayış var güneyde de. Bir derin devlet anlayışı var Kıbrıs Cumhuriyeti’ni idare edenlerde de. AB’ye girmiş, AB ülkesi olmuş bir ülkede bu uygulamalar tamam değildir. Yani burada Kıbrıs sorunu vardır diye ve Türkiye adanın kuzeyini işgal etti diye evlilik yapan insanların mağdur edilmesi doğru değil” dedi.

“Burada doğanlar kendini Kıbrıslı görüyor”

Vatandaşlık meselesinin ayrı bir olay olduğunu belirten Elcil, bu sorunun çözülmesi durumunda Kıbrıs konusuna da katkı sağlayacağını dile getirdi. “Bu gençler, bu insanlar, özellikle burada doğan çocuklar, kendilerini Türkiyeli hissetmiyor. Veya bir yabancı olarak görmüyor. Kendini bir Kıbrıslı olarak görüyor. Ve çözüm mücadelelerinde bizimle beraber yer alıyor. Bizimle beraber yürüyor. Ama bir taraftan da birleşeceğimiz müstakbel ortağımız bu insanları ‘hayır ben sizi vatandaş yapmıyorum, ben sizi görmüyorum’ diyor. Gidin ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olun diye Türkiye’nin ayaklarının içine itiyor” diyen Elcil, bunun çözüm politikalarına hizmet eden bir anlayış olmadığını kaydetti. Herkese vatandaşlık verilmesi düşüncesinde kendisinin de olmadığını belirten Elcil, bu durumun kriterleri olduğunu, bu kriterlerin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Anne veya babadan bir tanesi Kıbrıslı Türk ise, Kıbrıslı Rum’a yapılan muamelenin aynısının Kıbrıslı Türk’e de yapılması lazım” diyen Elcil, bu aynı anlayışı göremediklerini söyledi. “Yani bu işgalin sorumlusu bu insanlar değildir. Bu insanlar kolonici olarak buraya gelmiş insanlar değildir. Neticede eşi Kıbrıslı Türk’tür. Çocuklardır mağdur edilen burada. Bu katkı koymuyor bize. Dolayısıyla Türkiye’nin ayrılıkçı politikalarına hizmet eden bir anlayıştır bu diye düşünürüm” diyen Elcil, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başında olan insanların daha sorumlu davranması gerektiğini kaydetti.

“Siyasi engeller devam ediyor”

Hukukçularının Öncel Polili ile Murat Hakkı olduğunu söyleyen Elcil, güneyden hukukçu arkadaşlarıyla da çalıştıklarını belirtti. Bunun ortak bir çalışma olduğunu dile getiren Elcil, yaptıkları değerlendirmeler sonucu siyasi engellerin devam ettiğini söyledi. Belli açılımların olduğuna da dikkat çeken Elcil, eskiden müracaatların da kabul edilmediğini ama şimdi müracaatların kabul edilmeye başlandığını kaydetti. Bunun olumlu bir kazanım olduğuna değinen Elcil, “Bir diğer kazanım geçmişte geç kayıt için Kıbrıslı Türklerden 150 euro alınırdı. Bu 30 euroya düşürüldü şu anda. Dolayısıyla geç kayıt yapan veya yapmayanların gidip başvurması gerektiğini düşünürüm. Çünkü engeldi bu da” dedi. Rum içişleri bakanlığının konuyla ilgili bir büro oluşturmasının da olumlu bir kazanım olduğunu söyleyen Elcil, bir diğer önemli kazanımın ise söz konusu durumu Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu’na taşımaları olduğunu vurguladı.

“Önümüzde iki yol var”

Bunun da önemli bir açılım olduğuna dikkat çeken Elcil, “Şimdi iki tane yolumuz var. Bir bu konuyu diplomatik olarak son bir kez güneydeki yetkililerle görüşüp siyaseten eylemlilik içerisine gideceğiz. Yani bunlar çeşitli eylemler olacak. Basın, medya kullanılacak. Sonrasında eylemler olacak. Çünkü başka çare yok. İkinci yol ise yargının kullanılmasıdır. Birden çok davalar açılması ve bu konunun baskı unsuru olmasıyla ilgili girişim yapılmasıdır” dedi Bu arada evliliği Türkiye’de olan ve yurtdışında doğanlara otomatik vatandaşlık verildiğini belirten Elcil, bunun önünün açıldığını söyledi. Elcil, “Siz gidiyorsunuz Türkiye’de evlilik yapıyorsunuz. Çocuğunuz orada doğuyor, çocuklarına gelip otomatik vatandaşlık veriliyor ama Kıbrıs’ta yabancı biriyle evlendiğiniz zaman sizin evliliğinizi tanımıyor. Çocuklarınıza vatandaşlık verilmiyor. Böyle de bir çarpık anlayış vardır” diye ekledi.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı