FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Ülkemizde trafik güvenliği diye bir şey yok’

Tünay MERTEKCİ

Voice Of The Island’a konuşan Trafikte Güvenli Yaşam Derneği Başkanı Atila Aypar ile Başkan Yardımcısı Hüseyin Sevay, ülkemizde trafik güvenliği diye bir şeyin olmadığını vurguladı. Bunu toplum olarak fark etmemiz gerektiğine dikkat çeken dernek yetkilileri, 1975’ten günümüze trafikte kaybettiklerimizin sayısının bin 950’yi aştığını vurguladı. Bu yılın ilk altı ayında ise 17 insanımızı trafikte kaybettiğimize vurgu yapan dernek yetkilileri, söz konusu durum için çözüm yolunun tek olduğunu ifade etti. Dernek yetkilileri, “Şu an toplumumuza hizmet etmeyen sistem yerine, topluma hizmet edecek, temeli bilim ve etiğe dayalı bir trafik güvenliği sistemi oluşturmamız gerekmektedir” diye konuştu.

Soru: Ülkemizde trafik güvenliğinin durumunu özetleyecek olursak ne söyleyebiliriz?

Öncelikle KKTC’de trafik güvenliği diye bir şeyin olmadığını toplum olarak fark etmemiz ve kabullenmemiz gerekiyor. Bu güvensizliğin sonucu da yıllardır vurguladığımız gibi vahim ötesi bir tablodur. Bu karanlık tablonun en önde gelen sebebi de dünyanın başarılı çözümlerinin kendi ülkemizde hayata geçirilmesini göz göre göre engelleyen KKTC yetkilileridir.

Soru: Ülkemiz trafiğinde bu kadar ölüm ve ciddi yaralanma meydana gelmesinin başlıca nedeni nedir?

İsveç Parlamentosu’nda 1997 yılında geçen “Vizyon Sıfır” kararı herhangi bir ülkedeki trafik güvenliği sorunlarının en başta bir sistem sorunu olduğuna vurgu yapar ve sistemden sorumlu olan herkese ciddi sorumluluklar yükler. “Vizyon Sıfır” hiçbir ölümün ve ciddi yaralanmanın etik olarak kabullenilemeyeceğini ortaya koyarak trafikte hayat kurtarma ve ciddi yaralanmaları önlemeyi amaç edinir. Bizde ne böyle bir felsefik inanç, ne de bu inancı gerçeğe dönüştürebilecek bir sistem var. Ama var olan ve değişime müthiş direnç gösteren bir sistem var.

“Bu sistem halka hizmet etmiyor”

Bu sistem halka hizmet etmiyor, çünkü insanlarımız yollarımızda can vermeye ve ciddi şekilde yaralanmaya devam ediyor. Dolayısıyla, topluma hizmet verecek bilim ve etik temelli bir trafik güvenliği sistemi kurulmadan trafik güvenliğinden bahsetmemiz mümkün olmayacak ve maalesef derneğimizin kurucu ve onursal başkanı sayın Taner Aksu’nun geçenlerde verdiği bir röportajda dediği gibi ölülerimizi saymaya mahkum kalacağız.

Soru: Trafik güvenliği sorunlarımızın çözümü için ne yapılması gerekir?

Bahsettiğimiz gibi, dünyanın tüm başarılı örneklerinden ve tecrübelerinden hareketle, çözüm tektir. Şu an toplumumuza hizmet etmeyen sistem yerine, topluma hizmet edecek, temeli bilim ve etiğe dayalı bir trafik güvenliği sistemi oluşturmamız gerekmektedir. Biz bu sistemin detaylarını yıllardır anlatmaktayız. En son ise, trafik güvenliği sisteminin nasıl oluşturulacağını geçtiğimiz hükümet döneminde Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı yönetimi ile de hem yazılı, hem sözlü olarak paylaştık. Ama bu sistemi oluşturmak gündelik eylemlerle değil, kararlılık ve inançla mümkün olacağından yani çok çalışma gerektireceğinden toplum menfaatini birincil öncelik yapan bir yönetim anlayışı gerektirir.

“Ne dönemin başbakanı ne de yardımcısı önderdiğimiz değişime destek vermedi”

Biz karşımızda öyle bir yönetim anlayışı bulamadık. Zaten ne zamanın başbakanı, ne de başbakan yardımcısı bizim önerdiğimiz değişime destek verdi. Trafik sistemini araçlar, yol kullananlar, ve yol sistemleri oluşturur. Dolayısı ile, trafik güvenliği için, bu üç temel öğenin aynı anda güvenli kılınması için gereken her şey yapılmalıdır. Çözüm formülü en başta eğitim, denetim, ve mühendislik temellerine dayanır. Biz yıllardır bu alanların üçünde de uğraş vermemize rağmen, gereken hiçbir ilerlemeyi sağlamak için yönetimlerden yeterince destek alamadık. En çok ilerleme sağladığımız konu trafik güvenliği eğitimi oldu. Avustralya sisteminden çeviri ve adaptasyonunu yaptığımız eğitim içeriğinin anasınıf ve ilkokul 1, 2, ve 3. sınıfları kapsayan ilk safhasının resmi olarak eğitim müfredatlarına dahil edilmesi için geçmiş Eğitim Bakanlığı yönetimi bazı olumlu adımlar attı, ama gereken değişim bütünüyle gerçekleşmedi. Özellikle mühendislik alanında ne yazık ki tüm uyarılarımıza rağmen yasal hiçbir standardımız yoktur.

“Denetim alanında ise en başta polis oldukça yetersizdir”

Örneğin, birkaç örnek vermek gerekirse, dört gencimizin hayatına mal olan Lefkoşa-Girne yolunun orta refüjü tamamen standart dışıdır. Yolun metal bariyerleri gereken araç tutma düzeyinde değildir. Yol inşasına başlanmadan su drenaj tasarımı yapılmamıştır. Bu zamanda yapılan bir yolun tasarım ve yapımında bunca sorun olması zaten bize her şey söylüyor. Lefkoşa-Mağusa anayolu üzerindeki kavşaklarda ölüm tehlikesi saçmaya devam eden çok ciddi yapısal hatalar vardır. Bu hatalar ve çözümleri yetkililer ile paylaşılmasına rağmen, yıllardır hiçbir şey değişmemiştir.
Denetim alanında ise en başta polis oldukça yetersizdir. Bu yetersizlik eleman sayısı ile değil, denetim yaklaşımı ile alakalıdır. Polisin trafik güvenliği denetimi açısından zihniyetini trafik güvenliği denetiminde başarı sağlamış ülkelerin seviyesine taşıması gerekmektedir.

Soru: Trafikte meydana gelen ölümler ve ciddi yaralanmaların oranı açısından baktığımızda dünya ve Avrupa’ya göre durumumuz nedir?

1975 yılından itibaren trafikte kaybettiklerimizin sayısı bin 950’yi aşmıştır. Bu yılın ilk altı ayında ise 17 insanımızı kaybettik. Bu büyük bir felakettir. Sadece 2009-2018 yılları arasındaki on yıllık dönemde toplam 357 insanımızı trafiğe kurban verdik. Avrupa Birliği ortalamalarını baz alarak söyleyebiliriz ki 357 ölüm yanında bu rakamın en az beş katı, yani yaklaşık 1800 insanımız da trafikte ciddi şekilde yaralanmıştır. Dolayısı ile son on yılda her yıl ortalama 36 insanımızı trafikte kaybediyoruz. Son yıllarda daha önceki yıllara kıyasla daha az kayıp vermemiz de herhangi bir şeyin garantisi değildir. Ölümler özellikle topluma hizmet eden bir trafik güvenliği olmayan KKTC gibi yerlerde rastlantısal olarak bazı yıllarda azalıp bazı yıllarda ise yükselebilmektedir.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı