FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Türkiye’ye yaptırım uygulanmasının önündeki engeller nelerdir?

Eleni Konstantinu

Gözler bu hafta toplanacak olan Avrupa Konseyi’nde

10 ve 11 Aralık tarihlerinde yapılacak olan Avrupa Konseyi özellikle kritik, çünkü bir kez daha AB-Türkiye ilişkileri konusu tartışılacak.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, zirveye daha iyi hazırlanabilmek amacıyla Devlet Başkanlarından oluşan küçük gruplarla bir dizi telekonferanslar başlattı.

Gözler Avrupa Konseyi’nde çünkü Konseyi’nin Türkiye’ye bir yaptırım paketi uygulayıp uygulamayacağı kararı bekleniyor. Bu arada, geçen Ekim ayında Avrupalı ​​liderler, Türkiye’ye karşı, belirli koşulların belirlenmesiyle, ikisi arasındaki gümrük birliğinin güncelleştirilmesi üzere olumlu bir gündem kabul edilmesini önermişti.

AKEL Avrupa Parlamentosu Milletvekili Yorgos K. Yorgiu’nun da belirttiği gibi, Türkiye’nin isteneni yapmamasına rağmen, Avrupalılar tarafından hiçbir bir yaptırım desteklenmiyor, çünkü ters yöne çalışan birkaç faktörler var. Örneğin, büyük Avrupa bankalarının Türkiye’yle bağımlılıkları ve aynı zamanda büyük bir mesele olan göçmenlik sorunu.

Bu arada, Yorgiu, Kıbrıs için amacın yaptırımlar olmadığını, önemli olan görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesi için Türkiye’yi müzakere masasına götürmek olduğunu söyledi. 

Zirveye çeyrek kala, Oruç Reis’in geri çekilmesi ve hukukun üstünlüğü kurulması 

Yorgiu’ya göre, Avrupa Konseyi bazı gelişmelerin olduğu bir ortamda toplanıyor. “Ekim ayında olduğu gibi olacak, yani Merkel başkanlığında Avrupa Konseyi’nin Erdoğan’a iki alternatif sunmak istediği gibi. 

Bir yandan, Türkiye kışkırtıcı eylemlerinden vaz geçerse, AB Türkiye’ye Avrupa – Türkiye gümrük birliği ile ilişkilerini çağdaşlaştıran, 2016 göçmenlik anlaşmasını güncelleştiren bir gündem sunacaktı. Öte yandan, Yunanistan ile yapıcı bir diyaloğa yardımcı olmaya davet edilen Türkiye, Kıbrıs MEB’indeki ve genel olarak Doğu Akdeniz’deki eylemlere son vermezse, Avrupalılar yaptırımlar uygulayacaktı. Ancak hiçbir şey olmadı, aksine, Türkiye Doğu Akdeniz’de Yunanistan’ın egemenlik haklarını ihlal etti. Ayrıca, Erdoğan daha da ileriye gitti ve Tatar ile, Maraş’ı yerleşime açmakla tehdit etti ve müzakere sürecini iki devletli bir çözümle, BM Genel Sekreteri çerçevesinin dışında yönetme iradesini ileriye sürerek büyük bir meseleye imza attı. 

Merkel, Erdoğan tarafından kendisine hakaret yapıldığını hissediyor çünkü arabuluculuk çabası başarılı olamadı. Aynı zamanda, Erdoğan’ Aralık ayında uygulanma şansı olan yaptırımlardan muaf olmak için, son günlerde Oruç Reis’i geri çektiğini ve Türkiye’de hukukun üstünlüğü tesis edeceğini duyurduğunu görüyoruz.’’

Kıbrıs sorununun çözümü, Doğu Akdeniz’de olan diğer sorunların da giderilmesine yardımcı olacaktır. 

Yorgiu’ya göre, Konsey, Avrupa’nın kendisi için de çok zor koşullar altında toplanıyor. 

‘’Büyük bir ekonomik krizi belirten pandeminin yarattığı büyük zorluklar ve sosyo-ekonomik sonuçlarının dışında, AB’nin Türkiye’ye karşı sert tavrı sürdürmemesinin nedeni önüne çıkan güçlü faktörlerdir. Bunlar Avrupa bankalarının, özellikle Alman, İspanyol ve İtalyan bankalarının Türkiye ekonomisine olan büyük bağımlılıkları, Avrupa ülkelerinin Türkiye ile 500 milyara ulaşan ticareti, Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle 7 milyara ulaşan silah ticareti ve aynı zamanda, Avrupa’nın adil çözümler bulamaması karşısında Erdoğan’ı harekete geçiren büyük göçmen sorunu var. Bütün bunlar Erdoğan’a yaptırım uygulanmasını engelleyen faktörlerdir.’’

Yorgiu’nun dediği gibi Kıbrıs için amaç yaptırımlar değil. Amaç, Ekim ayında Avrupa Konseyi’nin de Türkiye’ye hitaben yaptığı gibi, Türkiye’nin müzakere masasına dönmesi ve Crans Montana’da müzakerelerin kaldığı yerden devam etmesine yardımcı olmasıdır. Yani, Guterres çerçevesi temelinde ve İki bölgeli İki federasyon temelinde bir çözüm. “Böylelikle, yani Kıbrıs sorununun çözümü ile Doğu Akdeniz’i rahatsız eden diğer sorunların da çözümüne yönelik bir dinamik geliştirilecektir.’’

Voice of the Island 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı