FeaturedKIBRIS

‘Türkiye KKTC’ye balık tutmayı da öğretmeli’

Cumhurbaşkanı ve bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı, T24’te Metin Kaan Kurtuluş’un sorularını cevapladı.

Akıncı açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Aynı çerçeveden baktığımızda yine kişiliğinden bağımsız söylüyorum; Sivil Savunma Teşkilâtı’nın başında da yine Türkiye’den gelmiş bir subayımız var. Daha fazla örnek de verebilirim. Bütün bu yapı içerisine baktığınız zaman Türk bürokrasisinin burada karar verici konumunda olduğunu, bir şekilde paranın da büyük oranda Türkiye’den geldiğini düşündüğümüz zaman karar mekanizmalarında da -görünür olmasa da- perdenin gerisinde orada bulunulduğunu bakan her göz görüyor. Şimdi bu konuda Kıbrıslı Türkler olarak bizim de üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor. Benim bir tarafı suçlayıp, kendimiz arındırmak gibi bir duruşum yok. Şöyle bir şey söylemek istiyorum; bize Türkiye’nin yardımları hep balık vermek şeklinde olmamalı, balık tutmayı öğretmek şeklinde de olmalı. Böyle gelişmeli. 

Biz Kıbrıslı Türkler ayağımızı yorganımıza göre uzatmayı da öğrenebilmeliyiz. Yaşadığımız ganimet ekonomisinden artık sıyrılabilmeliyiz. Kendi kendimize daha yeterli olmak için gerekli fedakarlıkları üstlenebilmeliyiz. Yani bu konuları konuşurken biraz da çuvaldızı kendimize batırabilmeliyiz. Yaptığımız yanlışlar var. Vaktiyle 10 yılda emeklilik ihlas ettik bu memlekette. Gencecik insanları emekliye sevk ettik. Şimdi hâlâ daha o emekli ödeneklerini ödemekte zorlanan bir devlet yapısı yarattık maalesef. Türkiye bize bunu yapın demedi. Bunu kendi popülist davranışlarımız sayesinde yaptık. Türkiye bize devletinizi memur cenneti haline getirin demedi. Her seçimde binlerce istihdam yapın demedi. Bizi bu noktaya kendi içimizdeki birtakım popülist yaklaşımlar getirdi. Bundan sonrasını konuşmak için bunları söylüyorum. 

Bu ilişki biçimi sağlıklı değildir ve sürdürülebilir değildir. Ekonomimizde de kendimizi yönetmemizde de daha bir kendine yeterli, daha bir tutarlı hale gelmemiz şarttır. Ben inanıyorum ki Türkiye de, Türkiye’deki yönetimler de, biz de bu yönde adım atar ve ilişkileri yeniden tanımlarsak her iki taraf da çok daha huzur bulacak, her iki tarafa da bundan çok daha fazla yaralanacak. 

Burası Türkiye’nin dostudur. Benim bütün çabam sadece Kuzey Kıbrıs’ın değil, Güney’i ile birlikte tümüyle Türkiye’nin dost coğrafyası olmasına yardımcı olmaktır. Yeni dönemde görevde olursam bu yönde çalışacağım ve gayret edeceğim. 

Burada Kıbrıslı Türkler var. Bu Kıbrıslı Türkler bizim demografik yapılanması içerisinde ekonomisi ve demokrasisiyle ne kadar sağlıklı gelişirse; çevre sorunlarını, eğitim ve sağlık sorunlarını ne kadar çağdaş hale getirirse Türkiye’den gelecek yardımlarda da azaltmalara gidilmesi söz konusu olacak. Kendi kendimize daha yeterli hale geldikçe iki ülkenin yükü de hafifleyecek ve Türkiye’yle çok daha sağlıklı ilişkiler kurulmasına zemin sağlayacak. Ben durumu böyle görüyorum.”

(Voice of the Island)

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı