FeaturedKIBRIS

“Trafik güvenlik sistemi mücadelesini sürdüreceğiz”

Bir grup sivil toplum örgütü, trafik sisteminin bir an önce toplumun sağlığı, güvenliği ve refahına hizmet edecek şekilde yeniden düzenlenmesi talebinde bulundu.

Trafikte Güvenli Yaşam Derneği (TGYD), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Kooperatif Görevlileri Sendikası (KOOP-SEN) ve Basın Emekçileri Sendikası (BASIN-SEN) eğitim, denetim ve trafik mühendisliğinin bir bütün olarak çalışacağı trafik güvenlik sistemi mücadelesinin süreceğini açıkladı.

KTOEÖS’te bugün bir araya gelen 5 örgütün temsilcileri, trafikte ehliyet sistemi, trafik kuralları, yol standartları gibi birçok konuda eksik ve hata bulunduğuna işaret ederek, sistem değişikliğine ilişkin görüşlerini aktardı.

“2018’DE SÖZ VERİLEN UYGULAMALARIN HİÇBİRİ YAPILMADI”

Sendika yetkilileri, toplantıda yaptığı açıklamada, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı’nın TGYD ile birlikte hazırlanan ve 21 Mayıs 2018’de “Trafik Güvenliği ve Ulaştırma Sistemi” basın toplantısında hayata geçirileceği söylenen uygulamaların hiçbirinin yapılmadığına işaret etti. Bakanın, işin gerçek uzmanları yerine bazı rant çevrelerini tercih edip, bu çevrelerin menfaatlerine yönelik hareket ettiği iddia edildi.

Araç muayene hizmetinin Avrupa Birliği (AB) uzmanlarının önerilerine tamamen ters olarak, tek bir şirkete verilerek özelleştirilmesinin planlandığını ileri süren örgütler, bu değişikliğin devleti ciddi bir mali kaynaktan mahrum edeceğini savundu.

AKSU: “HAZIRLANMIŞ KİTAPLAR MÜFREDATA KONMADI”

TGYD Başkanı Taner Aksu, basın toplantısında yaptığı konuşmada, trafik güvenlik sisteminin oluşamamasından dolayı yolların adeta “savaş alanına” döndüğünü söyledi.

Trafiğin 3E olarak nitelendirilen “Eğitim, Denetim ve Trafik Mühendisliği” ayakları bulunduğuna işaret eden Aksu, TGYD ve KTÖS iş birliğiyle hazırlanmış anaokul ve ilkokul 1-2-3. sınıfların eğitim müfredatına girecek kitapların hâlâ müfredata konmadığının altını çizdi.

Trafik Güvenlik Sistemi’nin hayata geçmesinin tek istekleri olduğunu belirten Aksu, “Son 20 yılda bu sistem oluşturulmuş olsaydı, yüzlerce ölümün önüne geçilmiş olurdu” diyerek, hükümet ve Meclis’e duyarsızlık eleştirisinde bulundu.

Mücadeleye devam edeceklerini vurgulayan Aksu, bir sistem oluşturmak istenmesi halinde dernek ve diğer sivil toplum örgütlerinin her zaman hazır olduğunu kaydetti.

SEVAY: “BAKAN VERDİĞİ SÖZLERİ TUTMADI”

Hazırlanan ortak basın bildirisini okuyan TGYD Başkan Yardımcısı Hüseyin Sevay, adeta savaş alanına dönen trafikte 3E’ye dayalı, hayat kurtaracak ve kalıcı sakatlıkları önleyecek bir sistemin oluşması gerektiğini, aksi halde yapılanların hiçbir insani amaca hizmet etmeyip, toplumun ölüm ve kalıcı sakatlıkları saymaya devam edeceğini vurguladı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanının, 21 Mayıs 2018’de üzerinde mutabakata varılan konularla ilgili konuşurken verdiği sözlerin hiçbirini tutmadığını savunan Sevay, bunun yerine bazı rant çevrelerini tercih ederek, onların menfaatlerine yönelik adımlar atıldığını iddia etti.

Sevay, araç muayene hizmetinin Avrupa Birliği (AB) uzmanlarının önerilerine tamamen ters olarak, tek bir şirkete peşkeş çekilerek özelleştirilmesinin planlandığını, bu özelleştirmenin, devleti ciddi bir mali kaynaktan mahrum ederken hayal edildiği şekilde bir hizmet kalitesi de sağlamayacağını belirtti.

Hüseyin Sevay, araç muayene hizmetinin, AB uzmanlarının önerdiği gibi, özel bir şirket tarafından değil de, AB’nin yardımlarıyla devletin oluşturacağı yeni bir sistemle vermesi gerektiğini kaydetti.

“SAĞLIK RAPORU İSTENMESİ, ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARINI RANT KAPISI YAPACAK”

Sevay ayrıca, 2020 yılı başında yürürlüğe girmesi için Bakanlar Kurulunca düğmeye basılan “Sürüş Eğitim İzni ve Sürüş Ehliyetleri Sağlık Tüzüğü” ile AB yasalarına uyum kisvesi altında ilgili AB direktifinde var olmayan ağır şartlar getirilerek, her yeni ehliyet alma ve yenileme durumunda tüm sürücülerden sağlık raporu isteneceğini; böylelikle zaten çalışmayan sağlık sistemine gereksiz bir yük daha bindirilerek, özel sağlık kuruluşlarının rant kapısı haline getirileceğini iddia etti.

TGYD Başkan Yardımcısı Sevay, yeterli hiçbir altyapı yokken ve polis yeterince en temel denetimleri dahi yapamazken polise uyuşturucu denetimiyle ilgili sorumluluk yüklenmeye çalışılmasının tamamen yanlış olduğunu kaydetti.

“REFORM ŞART”

Sevay şöyle devam etti:

“2017 yılının ortasında toplum tarihimizde ilk kez meclis bünyesinde trafik güvenliği üzerine çalışmalar yapmak üzere özel statüde bir komite kurulmuştu. Bu komitenin altında daimî görev yapmak üzere TGYD’den bir profesyonel trafik mühendisi ve bir akademisyen, Doğu Akdeniz Üniversitesinden ise bir akademisyenden oluşan bir uzman danışman grubu seçilmişti. Bu çalışmalar yolunda devam ederken hükümetin değişmesi üzerine tüm çalışmalar durdurulmuş ve bir sonraki hükümet döneminde Meclis İçtüzüğüne rağmen bu komite yeniden canlandırılmamıştı.

Uzun bir çalışma sürecinin ardından TGYD ve KTÖS iş birliği ile hazırlanmış ve Telsim sponsorluğu ile bastırılıp Eğitim Bakanlığına teslim edilmiş anasınıf ve ilkokul 1-2-3. sınıf trafik güvenliği eğitimi kitapları hala müfredata konmamıştır. Unutulmamalı ki trafik güvenliği eğitimi 3E sisteminin vazgeçilmez parçalarından biridir.

Ehliyet sistemi, trafik kuralları, yol standartları gibi birçok konuda sayısız eksiği ve hatası bulunan trafik sistemimizin bir an önce toplumun sağlığı, güvenliği ve refahına hizmet edecek şekilde yeniden tasarlanması gerekmektedir. Reform şarttır. Bunu yapmak bir seçenek değil, bir mecburiyettir. Ciddi ve istikrarlı adım atılmadığı her gün toplumumuz için bir kayıp olmaya devam edecektir.

Burada bir araya gelmiş örgütler olarak eğitim, denetim ve trafik mühendisliğinin bir bütün olarak çalışacağı bir trafik güvenliği sistemi için vermekte olduğumuz mücadeleyi sürdüreceğiz. Hak ettiğimiz trafik güvenliği sistemine kavuşmamız için halkımızın da sesini yükseltmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz.”

ELCİL: “KAMERA KOYMAK YERİNE SÜRÜCÜ HATALARININ ENGELLENMESİ AMAÇ OLMALI”

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil de konuşmasında, çok yoğun çalışmalarla Avustralya’daki sistemi örnek alarak hazırladıkları trafikle ilgili eğitici kitapların önce Kemal Dürüst, sonra Özdemir Berova ve ardından Cemal Özyiğit’e sunulduğunu ve söz alındığını fakat bu kitapların müfredata halen sokulmadığını belirtti.

TGYD’nin öğretmenlere kitaplarla ilgili kurslar da verdiğini hatırlatan Elcil, “Buna karşın bakanların ilgisizliği ve umursamazlığı kitapların eğitim müfredatına konulamamasını getirdi” dedi. Elcil her geçen gün insan hayatının trafikte daha büyük bir tehlikeye girdiğini, özellikle bir başka derneğin etkisiyle alımı sağlanan ve olur olmaz yere dikilen sabit hız tespit radarlarının devlete ek gelir kapısı olarak hizmet verdiğini, bunun yerine sürücülerin trafikteki hata yapmasının engellenmesi gerektiğini ifade etti.

Ciklos’ta geçen yıl selli yağmur sırasında sulara kapılarak hayatını kaybeden 4 kişiyi hatırlatan Elcil, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı’nın bu konuda sorumluluğu olduğunu savundu.

Elcil, yetkililerin açılan soruşturmalarda sorumluluktan kaçtıklarını ve devletin olayda sorumluluğu bulunan kişilerle ilgili herhangi bir adım atmadığını ifade etti.

“BİRİLERİNE RANT SAĞLAMAK İÇİN…”

Birilerine rant sağlamak için yollara konulan aydınlatma ışıklarının kavşakları ve yolları aydınlatmaya yetmediğini savunan Elcil, Ercan-Çukurova arasındaki yolun 10 gündür “yamalama yapılacağı” gerekçesiyle kapalı tutulduğunu ve Devletin 10 günde “yamalamayı” bitiremediğini söyledi.

Yetkililerin birilerine rant sağlama, peşkeş çekme ve kâr sağlama amacında olduklarını iddia eden Elcil, bundan dolayı oluşan tüm stresi ve zararı toplumun çektiğini söyledi.

(TAK)

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı