FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Siyasilerimiz yolsuzluğun üzerine gitmede cesaretli değil’

Tünay MERTEKCİ

Halkın Partisi Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu hükümetin kurulduğu günden itibaren yaptığı çalışmaları, Ulusal Birlik Partisi ile hükümet kurulacağı iddialarını ve birçok önemli konuyu gazetemize değerlendirdi. Siyasilerimizin ve bürokratlarımızın, yolsuzluğun üzerine gitme konusunda, pek fazla cesaretli olmadığına dikkat çeken Manavoğlu, ülkedeki işleyişin de istenilen hızda olmadığını belirtti. Hükümet ortaklarının yolsuzluğun üzerine gitme konusunda kendileri kadar hırslı olmadığının altını çizen Manavoğlu, UBP ile HP’nin hükümet kuracağına yönelik iddialar hakkında da ortada bir hükümetin olduğu sürece hükümet görüşmesi yapmalarının doğru olmayacağını söyledi. “Hükümette kaynak problemi olabilir ama benim bir görüşüm var bu konuda. Bu hükümet bozulur ve başka bir hükümet kurulursa da Türkiye ile yapılacak protokollerde artık Türkiye’nin eski cömertliğini bulacağımıza inanmıyorum” şeklinde konuşan Manavoğlu, daha güzel günler görebilmek için toplumdaki tüm kesimlerin kendi menfaatini bir kenara bırakması gerektiğini ekledi.

Manavoğlu: Daha çok ekonomik tedbirler düşünüldü

Halkın Partisi Lefkoşa Milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, hükümetin kurulmasının ardından hızlıca çalışmalara başlandığını belirtti. Bunun akabinde bir ekonomik krizin patlak verdiğini ifade eden Manavoğlu, zorlu geçen bir dönem yaşandığını kaydetti. Söz konusu krizin 2001 yılından sonra en büyük krizlerden biri olduğuna dikkat çeken Manavoğlu, bu aşamada daha fazla ekonomik tedbirlerin ve zararın nasıl telafi edilebileceğinin düşünüldüğünü söyledi. Bunlar üzerinde çalışıldığını kaydeden Manavoğlu, özellikle kanun gücünde kararnamelerle ve bazı yasaları değişmekle bunlar üzerinde çalışıldığını ifade etti. İlgili bakanlıkların gerekli ve hızlı yapılması gereken yasalar üzerinde çalışmaya başladığını dile getiren Manavoğlu, sırayla onları göndermeye başladıklarını söyledi.

“Ülkemizdeki işleyiş istediğimiz hızda değil”

“Bizim yola çıkışımızda sürekli olarak üzerinde durduğumuz yolsuzluklarla mücadele ve yolsuzluk yapan kişilerin mahkemeye çıkarılıp suçlarının belirlenmesi, cezalarını çekmeleri konusunda da Halkın Partisi olarak adımlarımızı hemen attık” diyen Manavoğlu, bunun parti olarak istedikleri noktaya gelmediğini vurguladı. Manavoğlu, “Bunda bizim herhangi bir geri duruşumuz olmadı. Fakat ülkemizdeki işleyişin, özellikle polisin ve savcılığın işleyişinin ne yazık ki istediğimiz hızda olmadığını gördük. İstediğimiz iradede olmadığını, biraz da böyle akraba ve kişisel tanışmaların verdiği, ikili ilişkilerin verdiği, bazı davranışların da buna mani olduğunu gördük” şeklinde konuştu.

“Siyasiler yolsuzluğun üzerinde gitme konusunda pek cesaretli değil”

Manavoğlu, “Bir de siyasilerimiz ve bürokratlarımız, bu gibi konuları elleme konusunda, yolsuzluğun üzerine gitme konusunda, bu gibi problemli konuları dürtme konusunda pek de fazla cesaretli değiller” diyerek bu zaman içerisinde bunu da anladıklarını kaydetti. Yargıya zaten müdahale edilemeyeceğini dile getiren Manavoğlu, polisle sürekli olarak istişare içinde olduklarını söyledi. Süreci hızlandırmak için temaslara geçtiklerini ifade eden Manavoğlu, konunun hala istedikleri sonuca gelmediğini vurguladı.

“Hükümet ortaklarımız bizim kadar hırslı değil”

“Hükümet ortaklarımız da bu konuda birlikte bir şeyler yapacağımıza yönelik altına imzayı attılar ama bizim kadar hırslı değiller” diyen Manavoğlu, kendisinin gördüğünün bu olduğunu ve hükümet ortaklarının bu konuda hırslı olmadığını belirtti. Bu konuda hükümet ortaklarının hırslı olmamasının nedenlerini söyleyen Manavoğlu, “Dediğim gibi, biraz arkadaş ilişkileri, biraz ikili ilişkilerden dolayı çok da fazla cesaret gösteremiyor hiç kimse” dedi. Söz konusu nedenlerden dolayı bazı şeylerin üzerine gitmekte hiç kimsenin cesaret gösteremediğine dikkat çeken Manavoğlu, “Çünkü diyor ki bu kişiyi düşman etmeyim kendime. Bu kişinin kinini, nefretini taşımayım üzerimde. Ne yazık ki geldiğimiz noktada ülkemizde bu gibi konuları, bu gibi yolsuzlukları ortaya çıkarıp gerekli cezaları verdirmezsek, yozlaşma anlamında düzelemeyeceğimiz kesindir” dedi.

“Kaosu doğru yöne çevirmek çok da kolay değil”

Ekonomik krizle birlikte ülkemizde çok değişik sıkıntıların olduğunu ifade eden Manavoğlu, ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan kişilerin bulunduğunu ve bu kişilerin borçlarını ödemekte zorlandığını söyledi. Birçok insanın iş yerlerini çevirmekte zorlandığını belirten Manavoğlu, aynı zamanda birçok insanın evini çevirmekte de zorlandığını belirtti. Geçtiğimiz dönemlerden gelen sıkıntılar hakkında konuşan Manavoğlu, “Bu sıkıntıların yanında da şu an içerisinde bulunduğumuz durumu yaratmamızda yani ekonomik kriz dışında yapısal durumumuzu yaratmamızdaki en büyük hatamız, yapısal değişiklikleri, olması gereken şekilde hiçbir zaman uygulamamızdır. Bunları uygulamada geç kaldığımız için içerisine düştüğümüz kaosu doğru yöne çevirmek çok da kolay değildir. En büyük sıkıntılardan birisi de budur” dedi.

“Hak ettiğimiz hizmeti alamıyoruz”

Cennet gibi bir adada yaşadığımıza dikkat çeken Manavoğlu, “Etrafınıza baktığınızda büyük bir zenginlik görülüyor. Evler, arabalar. Fakat sosyal anlamda ne yazık ki, gerek sağlık gerekse eğitimde hak ettiğimiz hizmeti alamıyoruz” dedi. Bunun gibi başka etkenlerin de olduğunu söyleyen Manavoğlu, bunların düzeltilebilmesi için de yapısal değişikliklerin yapılması gerektiğini vurguladı. Özellikle mali disiplin konusunda daha disiplinli olmamız gerektiğinin altını çizen Manavoğlu, gelirlerimizle giderlerimizi doğru şekilde toplama ve doğru şekilde harcamamız gerektiğini söyledi. Bu durumun da gelmiş geçmiş dönemlerde çok konuşulduğunu fakat bir şey yapılmadığını dile getiren Manavoğlu, “Şimdi içerisinde bulunduğumuz hükümet ortamında da yapmak çok kolay değil” dedi. Ekonomik krizin tamamıyla bütçeyi eritmiş durumda olduğunu ifade eden Manavoğlu, özellikle yapısal değişiklikler konusunda bir şeylerin yapılabileceğini belirtti.

“Hükümetin öncelikleri belirlemesi gerekir”

“Geçmiş 14 ayda da yine bir şeyler daha hızlı yapılabilirdi. Tabii ki bizi en fazla yavaşlatan şey, ekonomik kriz ve iki de bütçe geçirmemiz oldu. Bunlarda biraz zaman kaybı yaşandı. Fakat bazı başka rahatsızlıklar da olmuştur diyebilirim ben. Onlar da genelde önceliklerin ne olacağı konusunda pek fazla bir çalışma yapılmadı diye düşünüyorum. Aslında bu saatten sonra masaya yatırmamız gereken şey, bu ülkenin daha iyi duruma gelebilmesi için önceliklerin ne olması gerektiği yönündedir. Hükümetin bunları masaya yatırıp belirlemesi gerekir” dedi.

“Ortada bir hükümet var, görüşme yapmak doğru değil”

Ulusal Birlik Partisi ile hükümet görüşmeleri diye bir şeyin şu anda söz konusu olamayacağını ifade eden Manavoğlu, çünkü şu an ortada bir hükümet olduğunu vurguladı. Ortada bir hükümetin olduğu sürece hükümet görüşmesi yapmalarının doğru olmayacağını dile getiren Manavoğlu, bunun hem UBP hem de HP tarafından da söylenmekte olduğunu belirtti. “Zaten HP’nin tutumu UBP ile hükümet kurma noktasında olsaydı, UBP’nin genel kurulu sonrası, başkanın da değişmesiyle, bu gerçekleşebilirdi” diyen Manavoğlu, böyle bir görüşmenin şu anda yapılmadığını kaydetti.

“Bu konu hiç belli değil…”

Manavoğlu, “Fakat ileriki zamanlarda ülkemizin geleceğinde, UBP-HP ya da UBP-CTP hükümetleri olabilir. Bana sorarsanız bu konu hiç de belli değildir. Çünkü biliyorsunuz, ülkemizde her iki senede bir hükümet değişikliği yaşanmaktadır. Bu sisteme ne yazık ki siyasilerimiz de kendilerini kaptırmışlardır ve pek de fazla inançlarının kalmadığını düşünüyorum” dedi. Hükümette bir de kaynak probleminin olduğunu söyleyen Manavoğlu, “Hükümette kaynak problemi olabilir ama benim bir görüşüm var bu konuda. Bu hükümet bozulur ve başka bir hükümet kurulursa da Türkiye ile yapılacak protokollerde artık Türkiye’nin eski cömertliğini bulacağımıza inanmıyorum” dedi.

“Türkiye daha ısrarcı olacak…”

Manavoğlu, “Çünkü Türkiye bu kadar senedir verdiğimiz sözlere rağmen birçoğunu yapmamamız, yani yapısal reformları yapmayıp direkt olarak kaynağı istemek için başka bahanelerin arkasına saklandığımız, bu kaynakları bu şekilde elde ettiğimiz ve elimizde verimli bir ortam olmadığı için bence önümüzdeki günlerde bu konuda daha ısrarcı olacağını düşünüyorum” dedi. Özellikle yapısal reformlar ve bu kaynakları daha doğru içimde bize aktarmaları konusunda Türkiye’nin daha ısrarcı olacağını kaydeden Manavoğlu, bunları doğru kullanmamız ve doğru şekilde değerlendirmemiz gerektiğini ifade etti.

“Onları yapsak şimdi bunları konuşmuyor olurduk”

Artık “Benim dirayetli duruşum var, ben irademi koruyacağım. İstemezsem, beğenmezsem protokole imza atmam, koşulsuz protokol imzalamam. Ben bu şekilde irademi, dik duruşumu gösteririm” demenin ve bunların arkasına saklanmanın ülkemizin çıkarına olmayacağını vurgulayan Manavoğlu, “Mademki özelleştirme konularında çok hassasız ve başka yapısal reformlarda da çok hassasız, bunları yapmamak için irade koyuyoruz aslında. Yapmak için koymamız gereken iradeyi, yapmamak için kullanıyoruz. Bu demektir ki bir adım o tarafımızdaki, aynı iklimde yaşadığımız güneye bir baksak, aslında onların ekonomik kriz sonrası ne yaptığını görsek, onların yaptıklarının yarısını yapsaydık, şimdi bunları konuşmuyor olurduk” dedi.

“Tüm bakanlıklarda büyük çabalar var”

Bu hükümetin büyük bir umutla icraat hükümeti olarak kurulduğuna dikkat çeken Manavoğlu, ekonomik krizin icraatların yapılamamasında en büyük etken olduğunu savundu. “Dünyanın en muhteşem icraatını yapsanız bile, vatandaş cebinde parasını kaybettiği sürece, evini geçindiremediği, iş yerini istediği gibi kazanamadığı sürece tabii ki bu icraatları göremez ya da alkışlayamaz” diyen Manavoğlu, tüm bakanlıklarda çok önemli işler yapıldığını ve büyük adımlar atıldığını söyledi. Tüm bakanlıklarda çok büyük bir çaba olduğunu yineleyen Manavoğlu, “Çünkü çok yozlaşmış bir sistemle karşı karşıyayız. Halkımız aslında bunun bilincinde olmakla birlikte, ekonomik krizden dolayı çok da fazla bunları takdir edemiyor. Aslında bu hükümetin herhangi bir yolsuzluğa veya herhangi bir zimmete bir şey geçmeye yol açmadığını da biliyorlar.

“Önümüzdeki günlerde açıklık getirilecektir”

Fakat ekonomik krizin de yaptığı etkiyle farklı açılımlar istermiş gibi bir davranışları var. Tabii ki bu hükümetin belki çok daha önceden halka açıklaması lazımdı, mali durumunun ne olduğunu. Hep birlikte ne yapmamız gerektiğini ve halkın belki de buna destek çıkacağını düşünebilirdi. Ama belli başlı zümrelerin bu konulara çok fazla sıcak bakmayacağını düşünerek geri durdular. O yüzden biraz tıkanmış olabilir şu andaki durum. Ama önümüzdeki günlerde bu konulara da daha bir açıklık getireceklerine inanıyorum. Hem mali açıdan hem de protokolün gelmiş olduğu aşama açısından” şeklinde konuştu.

“Herkes kendi menfaatini bir kenara bırakmalı”

Ülkemizdeki herkesin kendi menfaatlerini bir kenara bırakıp, ülkemizi kendi başına sürdürebilmek için kendi ayakları üzerinde durabilecek duruma getirebilmek için çalışması gerektiğine dikkat çeken Manavoğlu, bunun tabii ki Türkiye desteğiyle olabileceğini ifade etti. Türkiye’nin doğru yapmış oldukları icraatların tecrübesiyle bunların olabileceğini söyleyen Manavoğlu, “Zamanında Kıbrıs Rum kesiminde de yapılan işleri takip edersek ve yapmaya çalışırsak, halkın da bize destek vermesiyle birlikte üstesinden gelebiliriz. Özellikle toplumsal çıkar anlamında, ileride kazanacağımız kazanımları onlara anlattığımız takdirde, daha iyi günlerin bizleri beklediğine inanıyorum” diye ekledi.

Voice of the Island 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı