FeaturedVOİ Özel Haber

‘Seferberlik halinde bir katılım “biz buradayız” anlamına gelecektir’

AKEL Avrupa Parlamentosu (AP) adayı Niyazi Kızılyürek gazetemizin sorularını yanıtladı.

Tünay MERTEKCİ

AKEL Avrupa Parlamentosu (AP) adayı Niyazi Kızılyürek gazetemizin sorularını yanıtladı. AP adayı olmakta kendisini iki unsurun motive ettiğini belirten Kızılyürek, bunlardan birinin Avrupa’da yükselen milliyetçilik olduğunu, ikinci unsurun ise Kıbrıs sorunu olduğunu kaydetti. Kıbrıslı Türklere de çağrıda bulunan Niyazi Kızılyürek, “Seferberlik halinde bir katılım Kıbrıslı Türklerin “biz buradayız ve bir Avrupalıyız” demesi anlamına gelecektir ve bu gerçekten çok önemlidir” diye konuştu.

Sizi aday olmaya yiten sebepler nelerdi?

AKEL’den adaylık teklifi geldiği zaman bayağı düşündüm. Böyle bir zamanda aday olmak benim için kolay bir karar değildi. İki unsur beni aday olmakta motive etti. Bunlardan bir tanesi Avrupa Birliği’nde son dönemlerde yaşadığımız ırkçılığın yükselmesi, milliyetçiliğin yükselmesi, yabancı düşmanlığının yükselmesi gibi olaylar. İş öyle bir noktaya geldi ki AB’nin üzerine kurulduğu temeller, değerler ve evrensel değerler, aydınlanmanın değerleri, maalesef gün ve gün zayıflıyor. Yükselen milliyetçilik dalgası tekrar bir ulus devlet olgusunu ön plana çıkarıyor. Neredeyse 19’uncu yüzyılın zihniyeti yani ulus devletlerin bir biriyle yarıştığı o anlayış, neredeyse yavaş yavaş geri geliyor. Bir Avrupa yurttaşı olarak da bu beni çok endişelendiren bir gelişmedir. O açıdan milliyetçiliğe dur demek için aday oldum. Avrupa içinde bir mücadele vermek beni motive eden nedenlerden bir tanesi oldu. İkinci motivasyon tabii ki ülkemden, ülkemin içinde bulunduğu durumdan kaynaklanıyor.

Kızılyürek: Kıbrıs, milliyetçiliğin kıskacında bir ülke

Kıbrıs maalesef on yıllardır devam eden bir sorun. Dünyanın en eski sorunlarından bir tanesi ve bir türlü ileriye doğru hamle yapamıyoruz. Bir kitabımda yazdığım gibi milliyetçiliğin kıskacında bir ülke Kıbrıs. Ve maalesef çok istediğimiz federal devlete ulaşma, özellikle siyasi kültürde milliyetçiliğin çok baskın olmasından ötürü bir türlü gerçekleşemiyor. Yani federalist bir anlayış, duygu ve düşünüş biçimi ülkeye kökleşmedi. Milliyetçiliğin bıraktığı siyasi kültür mirası bunun karşısında duruyor. Buradan baktığımız zaman Avrupa Parlamentosu gibi bir seçim ki asıl önemi de millet ötesi, ulus ötesi bir içeriği olan seçim bu. Bunu çok önemsediğim için burada şöyle bir ortak nokta gördüm; hem Avrupa içinde milliyetçiliğe karşı yapılacak bir kavga hem de ülkemizde federal çözüme yönelik yapılacak hamleler aslında ortaklaşıyor, benzeşiyor. Çünkü burada karşımızda olan sorun milliyetçilik olgusudur. Hem Avrupa Birliği ülkeleri için hem Kıbrıs ülkesi için. Bütün bu motivasyonlardan yola çıkarak karar verdim. AB parlamentosu çok önemlidir. Çünkü AB’de devletler komisyonda ve konseyde temsil edilir. Ama Avrupa Parlamentosu yurttaşların seçtiği tek kuruluştur. Dolayısıyla orada fikirler, dünya görüşleri yarışır. İnsanlar orada bir ulusun temsilcisinden ziyade bir fikrin temsilcisi olarak yer alırlar. Nitekim Avrupa Parlamentosu içinde de insanlar görüşlerine göre gruplarda yer alırlar. Ben tabii ki sol grupta yer alacağım. Bana en yakın olan grup o. Bu seçimlerin bir diğer önemi ise tarihte bir ilk yaşıyoruz. Bir Kıbrıs Rum partisi, Kıbrıslı bir Türkü aday gösteriyor. Tabii ki bu bir fikirsel bazda gerçekleşen işbirliğidir. Yani buradaki Rum ve Türk bir yana ama tarihsel açıdan da bir gerçektir ki tarihte ilk defa Kıbrıslı Rum ve Türklerin birlikte oy kullanacağı bir alan açılıyor. Bugüne kadar böyle bir siyasi imtihan hiç olmadı. Biliyorsunuz bütün seçimler ayrı ayrı etnik bazda yapılır. Kıbrıs anayasasındaki seçimler de öyle. Şimdi Avrupa Birliği Parlamentosunun bu yapısı bize bir imkan sunuyor. Yani yurttaşlık temelinde, görüşler temelinde Kıbrıslı Rumlar ve Türklerin birlikte oy kullanmaları, benimsedikleri görüşlere ve insanlara oy vermeleri imkanı doğdu. Bunu da ayrıca çok önemsiyorum.

Seçilmeniz halinde Avrupa Parlamentosu’nda ilk olarak hangi sorunları dile getireceksiniz?

Avrupa Parlamentosu, Avrupa yurttaşlarının parlamentosudur ve AB yurttaşlarının sorunlarının dile getirileceği bir yerdir. Mesela Kıbrıs ve Avrupa’nın bütününü ilgilendiren bir takım temel sorunlar vardır. Bir; milliyetçiliğe karşı ne yapabiliriz? Milliyetçiliğe karşı dur demezsek, bu AB’yi tehdit eder noktaya varmış bir durumdur. Bir kere milliyetçiliğe karşı direnç göstermek çok önemlidir. İkincisi AB’de çok önemli bir konu ekonomik bir krizdir. Neo liberal politikaların sonucunda ortaya bir işsizler ordusu çıkıyor. Çok az iş imkanları var. Belirsizlikler yüksek. Bu insanlarda da bir tedirginlik yaratıyor. Bu tedirginliği sağ ve aşırı sağ popülistler özellikle suiistimal ediyorlar. Diğer bir konu olarak çevre meselesi çok önemli bir boyuta geldi. Kısaca iş koşulları, çalışma yaşamı, ekonomi, çevre, milliyetçilik gibi konular şu anda sanırım AB içinde en önemli olan sorunlar olarak ortaya çıkıyor.

Sizin seçilmenizin Kıbrıslı Türklere ne gibi avantajları olacaktır?

Öncelikle şunu söyleyeyim. Bu parlamento seçimleri bir etnik kökenle yapılan seçim değil. Ben oraya görüşlerimle gittim. Dolayısıyla bana oy verecek olan Kıbrıslı Türk olsun Rum olsun öncelikle benim yıllardır ortaya koyduğum görüşler vardır; federal Kıbrıs’a inanıyorum, çok kültürlü demokrasiye inanıyorum, toplumsal cinsiyet eşitliğine inanıyorum. Bu bağlamda benim benimsediğim fikir ve değerleri benimseyen insanların bana oy vermesini istiyorum. Benim asıl baktığım yer burasıdır. Onun dışında bir gerçek vardır ki ben ana dili Türkçe olan bir Kıbrıslıyım. Bu vasfımın da parlamentoya yansıyacağını inkar edemeyiz. Mesela Türkçe dilinin Avrupa Birliği’nde daha çok kullanılması için büyük bir olanak olacak diye düşünüyorum.

“Kıbrıs Türk Toplumu çok önemli sorunlarla karşı karşıyadır

İkincisi Kıbrıs Türk Toplumu çok önemli sorunlarla karşı karşıya olan bir toplumdur. Çünkü AB üyesi olup da bu kadar Avrupa’dan kopuk ve izole olan tek toplumdur. Dolayısıyla toplumun kendine has sorunlarının da AB çerçevesinde dile getirilmesini elbette sağlamaya çalışacağım. Onun dışında Avrupa parlamenterlerine sunulan imkanlar vardır. Asistanlarımın, birlikte çalışacağım insanların yarısının Kıbrıslı Türk olmasını özellikle istiyorum. Kıbrıs Türk Toplumunun AB kurumlarına ziyaretlerinin daha sık gerçekleşmesi için bir köprü görevi de olacaktır. Öte yandan AB’nin yaptığı mali bir katkı var Kıbrıs Türk Toplumuna, 2004’ten sonra başlayan ve devam eden. Bu mali katkının en iyi şekilde ileri taşınması için katkı koyabilirim. Ama şunu söyleyeyim. Asıl yapacağım şeylerin başında bir konuya destek verdiğim zaman bunun federal Kıbrıs’a hizmet eder nitelikleri olmasını arayacağım. Bu da iki toplumu yakınlaştırmak, eğitim ve kültür alanında AB’nin ortaya koyduğu bir takım politikaları, onları ileriye taşımaya çalışmak. Her ne kadar eğitim milli hükümetlerin işiyse de. Ama bir takım ortak projeler geliştirmek. Kıbrıslı Rum ve Türklerin birlikte yürüteceği çeşitli alanlardaki projelere de yardımcı olabileceğimi düşünüyorum.

Kıbrıslı Türklere nasıl bir çağrıda bulunmak istersiniz?

Kıbrıslı Türkler AB yurttaşıdırlar. AB yurttaşlık boyutlarını harekete geçirsinler. Pasif bir şekilde, atıl bir vaziyette kalmasınlar. AB yurttaşı olabilmek için insanlar can atıyor. Kıbrıs’ın güneyine gidip de pasaport satın alıp, AB yurttaşı olabilmek için milyonlarca avroluk yatırım yapan bir sürü insanla karşılaşıyoruz. Kıbrıslı Türkler AB yurttaşıdırlar. Bunu mümkün olduğu kadar fiiliyata dökmek, açığa çıkarmak ve göstermek lazımdır. Bu da müdavim olmakla olur. Dolayısıyla Kıbrıslı Türklere söyleyeceğim şey, kendi dünya görüşlerine uygun olarak mutlaka seçime katılsınlar. Kendi dünya görüşleri çerçevesinde oy kullansınlar. Seferberlik halinde bir katılım Kıbrıslı Türklerin “biz buradayız ve bir Avrupalıyız” demesi anlamına gelecektir ve bu gerçekten çok önemlidir.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı