FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Protopapas “Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar Nasa misyonuyla Ay’a gidebilir”

Bir “uzay teknokratı ”Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum işbirliği olasılığını nasıl görüyor?

Eleni Konstantinu

Hristodulos Protopapa: İlk önce Kıbrıs’a özel televizyonu, ardından da interneti tanıtmaya cesaret eden ve birkaç yıl sonra ayağını uzay haritasına atan ve on dokuz yıl boyunca Hellas Sat’ın CEO’su olan adam. Protopapas, kendisini “uzay teknokratı” olarak tanımlıyor ve bir “uzay teknokratı” olarak cesur önerilerde bulunup, olaylara başka bir perspektiften bakıyor, yani “yukardan” ve muhtemelen de daha net görüyor.

Bugün, cesaret edip, Μağusa’nın Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler tarafından beraber yönetilen ilk “akıllı” şehir olmasını öneriyor. Hristodulos Protopapas, bu ve başka öneriler hakkında Voice of the Island’a konuşarak cesaret edilmezse başarı olamayacağını vurguluyor.

Cesaret eden bir adam

1992, Kıbrıs’ta özel televizyonun tanıtıldığı önemli bir yıldır. “Logos Radyo ve Televizyon İstasyonunun yapımından sorumluydum ve ilk Teknik Direktörüydüm. Daha sonra, 1996-1999 yılına kadar Genel Müdürüydüm. Yaptığımız devrim o zaman oldu. İlk defa televizyonlara farklı bir ses getirdik, çünkü o zamana kadar sadece RİK vardı”.

Üç yıl sonra, 31 Ağustos 1995’te, Protopapas Logos’un Teknik Direktörü olduğu zaman, ilk internet hizmeti LOGOSNET’i sunarak büyük heyecan yarattı. Gizli prosedürlerle başka bir telekomünikasyon tekelini daha kırdı. Ve prosedürler gizliydi çünkü yasalara göre sadece Cyta interneti Kıbrıs’a getirme hakkına sahipti. Protopapas’ın bu cesur hareketi, o zamana kadar hiçbir fikri olmayan Kıbrıs halkına internete erişmesi için büyük bir kapı açmayı başardı. Kıbrıs, diğer ülkelere kıyasla interneti tanıtmada zaten üç yıl gecikmişti.

“Hem kapalı market hem de sistemin yetersizliği nedeniyle internetin Kıbrıs’a gelebilmesi bir savaştı. Hellas Sat’ı fırlatmamızda da aynı şeyle karşılaştım. Yunanistan hükümeti uydunun fırlatılmasını çok ciddiye alırken, Kıbrıs’ta kimse bir uydu fırlatacağımıza ne güvendi ne de inandı. Sistemin bu amatörce muamelesi, her iki toplum için de kötülüğün kaynağıdır. Çünkü birisi hareket etmekte beceriksizse, olayları askıya almadan görüşüp, konuşup uluslararası vatandaş olamadığında serasında saklanır. Kıbrıs’ta bir göbek kordonu muayenesi ve bölünme, fanatikleşme eğilimi var. İnsanlar neden fanatikleşiyor?

Zayıflıklarını ve yolsuzluklarını gizlemek için kalabalıkları fanatik etmek isteyen liderlerinin beceriksizliğinden dolayı fanatikleşiyor.”

“Uzay teknokratı” olarak kendini tanımlayan Hristodulos Protopapas, olaylara başka bir açıdan bakıyor. Kıbrıs toplumunda meydana gelen önemli değişikliklere kişisel damgasını vuran teknokrat, sistemin yetersizliğinde herhangi bir yeniliğin getirilmesine karşı var olan dirençten bahsediyor. “Bu hem sosyolojik hem de politik olarak, demokrasinin kuruluşundan bu yana siyasi sistem düşüncesinin ne kadar modası geçmiş olduğu ile bağlantılıdır. Bir devrim yapıldığında, sistemi ya oldu bitti durumuna getirir ya da sürprizle karşılaştırır. Sistem insanlarının bir yetersizliği var ve bu yetersizlikleri, konumlarında gerçek değerlerinden oldukları değil, çeşitli siyasi durumlardan faydalanmaları. Bu insanların değişikliğe tepkileri her zaman tuhaf oluyor, korku ve at gözlüğüyle seyrediyorlar”.

Hellas Sat

Protopapas 2001’den beri Hellas Sat’ın CEO’su olarak devam ediyor. “Hellas Sat, Kıbrıs’ın lisans verdiği uydu kuruluşlarından biri ve uydu fırlatan tek şirkettir. İşimizin doğası gereği birkaç ülke ile iş birliğindeyiz. İstanbul’a çoğu kez davet edildim ve konferanslarda konuştum. Mayıs 2007’de Türk TÜRKSAT meslektaşlarımın oylarıyla da Avrupa Uydu Operatörleri Teşkilatı (European Satellite Operators Organisation) Başkanı seçildim ve Atina’da 50 yıl Avrupa Birliği- 50 yıl uzay etkinliğini düzenledik ve Sayın Yıldırım’da Yunanistan Ulaştırma Bakanı Mihalis Liapis ile birlikte Zappio’daki bu etkinliğe katılmıştı.” Bu arada, Protopapas birkaç yıl önce, 2004’te, Olimpiyatların Atina da olduğu zaman, Mustafa Akıncı, Sayın Birinci ve Hüseyin Hürsan’ı Atina’da ağırlamıştı.

Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk’ler arasında işbirlikleri geliştirilsin.

“Birçok Kıbrıslı Türk ile iş birliğimiz vardı ve bu iş birliği bağlamında 2004 yılında Güzelyurt’taki Ayios Mamandos kilisesinin törenini televizyonda ilk kez yayınlamayı başardığımızı belirtmeliyim.

” Kendisinin de işaret ettiği gibi, iki toplum arasında bir sakinlik ve iş birliği iklimi oluşturmak için Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında bu tür temaslar olmalıdır. “Şahsen, bölünmekten değil birleşmekten yanayım ve bu nedenle bir Yunanlıdan çok Rum olarak adlandırılmak istiyorum, çünkü bir Rum tüm insanlara hoşgörülüdür, tüm kültürlerle iletişim kurar, evrenin vatandaşıdır, Yunan ise daha milliyetçidir. Uzun yıllardır aynı küçük adada bulunduğumuz K/T’lerle iletişim ve iş birliği içinde olmalıyız.”

Protopapas, iki toplum arasında daha fazla işbirliği için yer olup olmadığı sorulduğunda, özellikle uzay ve uzay uygulamalarında yenilik için yer olduğunu söyledi. “Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk üniversiteleri işbirliği yapıp, gelecek NASA misyonlarında birlikte Ay’a gidebilir. Benim uluslararası bağlantılarımla bu mümkün olabilir. Ancak, her iki tarafta da yine yasal sorunlar başlayacak (örneğin, Kıbrıs Türk üniversiteleri Kıbrıslı Rumlar tarafından tanılıyor mu? Koordinatör kim olacak? Vs.). Dolayısıyla, böyle düşünmeye başladığımda, mesela uzay alanında bir Dayanışma Evi veya genç K/R – K/T bilim adamlarının inovasyon tanıtımı için katıldığı bir Dayanıma Evi, çoğu zaman, iki tarafın avukatlarından da bu hukuki sorunları engel olarak buluyorum. Ancak, inanıyorum ki, K/R ve K/T bilim adamlarının katıldığı bir inovasyon merkezi olması için hala yer var.”

Mağusa için cesur bir öneri

“Olaylari uzaydan seyreden bir teknokrat olarak, önerim K/R’lar ve K/T’lerin işbirliğini Mağusa’dan başlatmaktır. Yani Μağusa’yı, ortak şehir işlevi görecek akıllı bir şehir haline getirmektir. Modern bir akıllı şehrin tüm yeni teknolojileri, telematiği, nesnelerin interneti (IoT), elektromobilitesi, yeşil enerjisi uygulansın, inovasyon merkezlerine ve büyük şirketlere ev sahipliği yapacak iş merkezi olsun. Diğer bölgesiyse turistik alan olsun. Büyük kuruluşlar, K/R ve K/T’lerin iyiliği için Mağusa’nın modern, birlikte yönetilen alan haline gelmesi için finansmana yardım etmeye hazırdır. Mağusa, K/R ve K/T’lerin ortak yönetimi altında, K/R ve K/T’erin ikamet ettiği bir deneyim platformu, biz teknokratların dediği gibi bir test bench’i olabilir.

Mağusa deneyi başarılı olursa, her iki taraftaki politikacıların ve uluslararası toplumun yıllardır teşvik ettiği federal bir devlet için daha geniş bir işbirliği ile ilerleyebileceğiz.

İki toplum arasındaki işbirliği, Ledra Palas’ta bulunan Dayanışma Evi’nde sınırlı kalmamalıdır. Her iki toplumdan gençlerin ilgilendiği tüm alanlarda genişletilmelidir. Ortak inovasyon merkezlerinin kurulması ile inovasyona ve aynı zamanda uzay ve kültüre de yaygınlaştırılmalıdır. İki toplumu yeniden bir araya getirmek için geçmişin yaralarından serbest olan gençleri hedeflemeliyiz. Kıbrıs bölünemeyecek kadar küçük.”

Voice of the Island 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı