FeaturedVOİ Özel Haber

Pile’de yaşayan Kıbrıslı Türkler sıkıntı yaşamaya başladı

Dünyayı sarsan korona virüsü, Kıbrıs’ta yaşayan ve özellikle adanın kuzey ve güneyini aktif olarak kullanan kişileri nasıl etkiledi sorusunun cevabını halka sorduk.

Hatice KERLO

Bilindiği üzere adada herhangi bir pozitif vaka görülmeden, Kıbrıs Rum yetkilileri tarafından geçici olarak ve tedbir amaçlı olduğu söylenerek 4 geçiş noktası kapatılmıştı. Ardından KKTC yetkilileri olağan üstü toplanarak tüm geçiş noktalarını KKTC vatandaşları hariç geriye kalan herkese kapatmıştı.

Pile’de ikamet eden kişilere ayrı bir muafiyet uygulanacak açıklamalarının ardından, daha bir hafta geçmeden o muafiyet de kaldırıldı.

Voice Of The Island’a konuşan ve sorunlarına bir çözüm bulunmasını isteyenlerin, ortak düşünceleri 14 günlük karantinanın amacı ile işlevliğinin aynı olmamasıdır. Yapılan uyarıları dinleyerek bire bir uyguladıklarını, fakat kuzeyden güneye gelip çalışanların ekonomik durumlarının günden güne kötüye gittiğini, son ödemelerini bile alamadıklarını ifade ederken, öte yandan Kıbrıs’ın güneyinde ikamet eden Kıbrıslı Türklerin de birçoğunun ailelerinin kuzeyde olduklarını ve geçimleri konusunda kendilerinin destek çıktığını ve bu durumdan dolayı destek olamadıklarını ifade ettiler.

Pile’de ikamet eden Çetin Beyaz yaşadığı sorunları şöyle dile getirdi:

“Evlerinizde kal çağrılarına kulak verip bunlara zaten uyuyoruz. Hem kendimizi, hem de çevremizi korumak tabii ki toplum olarak bizim de görevimiz. Ama bir virüs varsa ve bu virüs ada içerisinden değil ada dışından gelmişse bunu önlemek gerekirdi. Bu virüsü adamıza sokmamak için yurt dışından gelenleri almamak gerekirdi, yurt içinde kendi geçiş noktalarımızı kapatarak değil. 17 yıldır her iki toplumda birbiriyle kaynaşmış durumda, kuzeyden güneye çalışmaya gelenler var, bu insanlar ne yapsın? Ben aylık fatura işlemlerimi kuzeyden hallediyordum, tabii ki bunlara karşılık da önlem alınmış, ne derece işlev görecek bu önlemler. Kuzeye geçenleri 14 gün karantinaya alacaklarmış, peki bunun mantıklı açıklaması ne? Bende eğer virüs yoksa ve karantinada olan birinde varsa bana bulaştırsın diye mi? Ben kuzeye geçtiğimde gideceğim yer belli ve eldiven, maske ve mesafe koruyarak hem kendimi hem de yurttaşlarımı korumaya çalışıyorum. Karantinadan görüntüler görüyoruz sosyal medyada, kaç kişide eldiven veya maske gördük? Bu insanlar şüpheli vaka olarak karantinaya alınmadı mı? Nerde alınan tedbir, amaç virüs varsa korumak mı? yoksa bulaşmayan varsa bulaştırmak mı? Bu duruma bir an önce çözüm bulunması gerekiyor. Virüs geçiş noktalarından değil havalimanlarından geldi.”

Pile’de yaşayan bir başka Kıbrıslı Türk Halide Başkal yaşadığı sorunları şöyle aktardı:

Arada sıkışıp kaldık diyen kişiler, yaşadıkları sorunları şu şekilde aktardılar:

Başkal ”Acil gıda ve ilaç konusunda büyük sıkıntılar yaşamaya başladık ‘

Herkesi olduğu gibi bizleri de bu virüs çok etkiledi. Evlerden mecbur kalmadıkça çıkılmasın dendiği günden, ki bu benim ve çocuklarım için bir hafta oldu. Pile’ de yaşayan Türkler olarak tabii ki sıkıntılar yaşanmaya başlandı bile. Özellikle acil gıda ve ilaç konusunda büyük sıkıntılar yaşamaya başladık bile. Elimizdeki paramız ve iaşemiz sınırlı. Tabii ki gidip de kuzeyde olan ailemizin kollarına sarılacak durumumuz yok. Ancak böyle durumda, ne kuzeye geçip ihtiyaçlarımızı alabiliyoruz, ne de ailemizden gıda ilaç takviyesi alabiliyoruz. Görünen o ki bu durum daha uzayacağa benziyor, bu durumda bizler burada sıkışıp kalmış durumundayız. Evimiz barkımız burada, ancak çoğumuz alışveriş ve ilaç ihtiyacımızı kuzeyden karşılayan insanlarız. İş yerimi kapatmak durumunda kaldım herkesin yaptığı gibi. Ancak maddi manevi yardım alabileceğim ailem kuzeyde. Ne getirdiklerini bizlere ulaştırabiliyorlar, (para, yiyecek, ilaç) ne de biz hızlı bir şekilde geçip kendimiz alabiliyoruz. Arada sıkıştık kaldık ne yazık ki.

Kıbrıs’ın güneyinde daimi ikameti olan ve ismini vermek istemeyen Kıbrıslı Türk bir kişi şunları kaydetti:

“Alınan kararlara, yapılan açıklamalara saygı duyuyoruz. Bizim ve herkesin sağlığı tabii ki önemli. Fakat güneyden kuzeye geçiş yapan kişilerin, 14 gün karantinaya alınması ve karantinada olduğu esnada orada bulunan diğer insanlarla temas etmesi de doğru değil. Aynı karantina merkezlerine pozitif vaka olup olmadığı bilinmeyen yüzlerce insan yerleştiriyorlar. Eğer orada pozitif vaka varsa ve halen yapılan test sonuçları alınmadıysa zaten diğerlerine de bulaştıracaktır. O zaman bu bulaş karantinasımıdır?  Eğer ben kuzeye geçiyorsam ve beni orada bekleyen çocuklarım varsa ve maddi manevi bana ihtiyaçları varsa ve bu durumda onları göremiyorsam bunun ileriki dönemlerde yaşanacak sorunlarını kim çözecek? Halka evde kalın çağrısı yapılıyor. Tamam evlerimizde kalalım aksini söylemiyoruz, toplumu ve kendimizi koruyalım kabul ediyoruz. Ama bu süreçte yaşatılan bu sıkıntıların çözümü nasıl olacak buna bir çözüm bulsunlar. Çözüm sınır kapılarını kapatmak değil yurt dışından gelenleri durdurmaktı. Sonuçta bu virüs Kıbrıs’a yurt dışından geldi. Kuzeye geçmek zorunda olan bir kişide eğer ki semptom yoksa ve kendini izole edebileceği bir evi varsa neden evinde değil de karantina merkezinde ne olup bittiğini bilmediği bir yerde 14 gün tutulsun? Bulaşmadıysa bulaşsın diye mi?”

Kuzey’den güneye çalışmak için giden Kıbrıslı Türkler

Kıbrıs’ın kuzeyinden, güneye çalışmak amaçlı giden Kıbrıslı Türkler de aynı zamanda zorluk yaşayan kişiler arasında. Kıbrıs’ın kuzeyinde herhangi bir geliri olmayan veya sosyal sigorta güvencesi de olmayan kişiler şu an geçim zorluğu yaşarken, geçiş noktalarının ani bir şekilde kapatılması ile birçoğu da maaşlarını alamadıklarını dile getirdiler.

Bu durum ne kadar sürecek…                                                               

Bu durum ne kadar böyle sürecek? Mağdur insanların maddi manevi zararları nasıl karşılanacak? Olay sadece adadaki insanların bedensel sağlıklarını korumak değil aynı zamanda ruhsal sağlıklarını da korumak gerektirmektedir. Alınan önlemlerin doğuracak sonuçları hesaplandı mı acaba?

Zaman gurur yapma zamanı değil, zaman siyasi çalışmalar yapma zamanı değil.

Zaman bu virüse karşı bilgisiz yakalanan insanları bilgilendirerek ve onlara panik yaşatmamak zamanıdır. Zaman siyasi çalışmalar zamanı değil. Yapılması gereken, yetkili kişileri bir araya toplayarak toplum liderleri ile iş birliği içerisinde doğru yolda yol alma zamanıdır.

 Voice Türkçe Haberler

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı