FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Petros Zarunas ”Deniz alanlarının sınıflandırılmasıyla tartışmalar sona erecektir”

Sadece deniz alanlarının sınıflandırılmasıyla tartışmalar sona erecektir. Ve bu da, enternasyonalist Petros Zarunas’a göre, müzakereler yoluyla elde edilebilecektir.

Eleni Konstantinu

Doğu Akdeniz’deki devam eden gerginlik oldukça endişe verici ve akıllarda cevaplanması gereken sorular yaratan bir durum. Bölgede istikrar olabilecek mi ve bunun bazı anlaşmalar aracılıyla elde edilip edilemeyeceği gibi sorular. Bu konuyu ve aynı zamanda Kıbrıs’ın güneyinin Fransa ve ABD işbirliğini enternasyonalist Petros Zarunas ile konuştuk.

Voice of the Island’ın, şu anda bölgede gerginlik olduğu bir dönemde ülkeler arasında daha fazla işbirliği geliştirilmesi gerekiyor mu? sorusuna, enternasyonalist Petros Zarunas, Doğu Akdeniz’de olan tartışmaların sadece deniz alanlarının sınıflandırılmasıyla sona erebileceği tahmininde bulundu. “Bu, ya ikili müzakereler ve bazı ülkelerin (en başta Kıbrıs Cumhuriyeti olarak) yaptığı bir anlaşma yoluyla elde edilecek ya da müzakereler başarısız olursa, sorunlar, ortak taahhüt temelinde Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanına aktarılmalıdırlar.” Dedi.

Zarunas, Ancak bölgedeki istikrarın, son derece zor olduğu için, bu konuda hala uzak olduğumuzu düşünüyor.

“Bölgedeki istikrar, birçok yerde devam eden krizler (Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Kıbrıs, MEB, Libya) olduğu için son derece zor. ABD’nin bölgeden çekilmesi, orta ve bölgesel güçleri (Rusya, Fransa, Türkiye, İran, S.Arabistan) yaratılan jeopolitik boşluğu doldurmaya teşvik ettiği için işleri daha da kötüleştiriyor. Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmeler bu rekabetin sonucudur.”

Kıbrıs-Fransa’nın savunma düzeyindeki işbirliği ve Limasol limanında Fransa’ya bir üs verme olasılığı sorusunu, Zarunas şöyle cevapladı:

“KC-Fransa savunma işbirliği, KC’nin kara ve deniz üzerindeki Türk tehdidiyle yüzleşme ihtiyacından doğdu. Aynı zamanda, Fransa’nın bölgedeki Fransız silahlı kuvvetlerinin varlığını ve hazırlanmasını kolaylaştıracak havacılık altyapısını kullanmaya ihtiyaç var. Bu işbirliği, Baf’taki ‘Andreas Papandreu’ hava üssündeki tesisleri de içeren bir savunma işbirliği anlaşmasının 2005 yılında imzalanmasıyla resmiyet kazanmıştı. Bu anlaşma geliştirildi ve genişletildi ve bu yıldan itibaren Limasol ve Larnaka limanlarındaki deniz tesislerinin imtiyazını da sağlıyor. Her iki durumda da üslerden değil, sadece tesislerden bahsediyoruz. Gemilerin park edilmesi, yiyecek ve yakıt tedarik etmeleri için, tahmin edersem. Gelecekte, gemilerin ihtiyaçları için yedek parçalara sahip ek tesislerin de kurulması olasılığı durumu var”.

Kıbrıs’ın güneyi-ABD işbirliğinin olumlu etkileri

Kıbrıs’ın güneyi ile ABD arasındaki ilişkilerin derinleşmesinin ve askeri eğitim kararının, Kıbrıs sorununu çözme çabalarını etkileyebilecek bir şey olup olmadığı sorusuna Zarunas, şunları kaydetti:

“KC-ABD ilişkilerinin savunma alanında ve özellikle eğitim alanında derinleşmesinin Rum Millî Muhafız Ordusu yöneticileri düzeyinde olumlu etkileri olması bekleniyor. Yunanistan, İsrail, Fransa, İngiltere gibi diğer ülkelerin silahlı kuvvetleriyle de benzer eğitimler ve ortak tatbikatlar yapılmaktadır. RMMO yeteneklerini güçlendirmek, caydırıcı kabiliyetine yardımcı oluyor ve böylece Kıbrıs’ta barış ve istikrara katkıda bulunuyor. Bu derinleşmenin Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalara herhangi bir zarar vermediğine inanıyorum. Kıbrıs sorununun, Kıbrıs devletinin bir federasyon olarak yeniden yapılandırılmasını sağlayacak bir anlaşma temelinde barışçıl çözümü, bugüne kadar Kıbrıs Rum toplumunun stratejik tercihi olmaya devam ediyor.”dedi.

Son olarak Zarunas, RMMO ve Kıbrıs’ın kuzeyindeki askeri birlik arasında askeri bir temas mekanizması kurmanın mümkün olup olmadığı sorulduğunda- bu aynı zamanda BM Genel Sekreteri’nin son raporunda da gündelik gerilimi azaltma gerekçesiyle belirtildi – başlangıçta her iki liderin de olumlu olmasına rağmen, bunun basit bir şey olmadığına inanıyor.

“Liderlerin BM Genel Sekreterine gönderdiği belgelerden de anlaşıldığı gibi, her ikisi de bu olasılığı tartışmakta olumlu. Ancak, meselenin özüne geldiklerinde zorluklar çıkacağını tahmin ediyorum, çünkü Kıbrıs Türk tarafı, kendisini Kıbrıs merkezli Türk ordusu idaresi değil, kendisi temsil etmek isteyecektir. Bu hiçbir durumda Kıbrıs Rum tarafından kabul edilemez çünkü Kıbrıs Türk devlet yapılarının tanınması anlamına gelir”.

Voice of the Island 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı