FeaturedKIBRIS

“Meclis’te dağlar Mehmetali çağırırdı”

Demokrat Parti Milletvekili, Maliye Eski Bakanı Serdar Denktaş BRT’de Pembe Paşaoğluları’na TC ve KKTC arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği  anlaşmasını yorumladı.

İşte Serdar DENKTAŞ’IN söylediklerinden öne çıkan başlıklar….

“TÜRKİYE’NİN BU FEDEKARLIĞINA MÜTEŞEKKİR OLMAMIZ GEREKİR”

“MÜPHEM KALMIŞ NOKTALAR VAR”

“PİYASAYA PARA AKACAK NOKTASINDA ŞÜPHELERİM VAR”

Protokolle ilişkilendirilen para miktarı bir kere 2020 Bütçesinde öngörülenin çok üzerinde, o anlamda Türkiye’nin yaptığı bu fedekarlığa müteşekkir olmamız gerekir. Ancak protokolün içerisinde bütün ekleri ile birlikte inceledim. Müphem kalmış noktalar var. Mesela 600 kusur milyon TL savunma ile ilgili geliyor. Bugüne kadar kendi yerel bütçemizden ödediğimiz rakamla aşağa yukarı denk bir rakamdır bu. Bu rakam eğer kamu maliyesine geçecekse geçmiş alacaklarına binaen bu sefer 2020’nin ikinci yarısı yine yerel kaynaklardan ödeyeceğiz demektir. Çünkü ek bir kaynak yok. Alta yapı yatırımları için ayrılan 200 kusur milyonluk rakam eğer geçmiş hak edişlere ödenecekse yeni yatırım yapılamayacak demektir. Geçmiş borçlar, hak edişler ödenmeyecek ve yeni yatırıma gidilecekse bu sefer alacağı olan müteahhitler iflas edecek, ihalelere katılamayacak demektir. Dolayısıyla öyle dün bahsedildiği gibi piyasaya para akacak noktasında benim şüphelerim var” ….

“EYLEM PLANINDA YAZILAN HİÇBİRŞEY BU 6 AYLIK DÖNEMDE YAPILMAYACAK”

“BAŞBAKAN HİÇ KİMSEYE DE SORMADAN BEN PARAYI ALDIM, BAŞARDIMI GÖSTERMEK İÇİN BUNA HEMEN İMZAYI ATTI”

“Bu protokol ve bu rakam geçirmekte olduğumuz olağanüstü durum nedeniyle 2020 yılı için pandemi nedeniyle kaybedilen ekonomik ivmeyi doldurmak için yapılan bir protokol ile verilmiş olsaydı ve o maksatla kullanılmış olsaydı bu işimize yarayacaktı. 2021’e daha iyi hazırlanmamızın önünü açacaktı. Protokolün içerisinde onu göremiyoruz. Protokol maddelerine baktığımda 2020 yılında yapılacak olanlar diye; önümüzde 1 ay var. Haziran sonu  Meclis kapanır. Ağustos gibi artık seçim süreci başlar. Seçim biter bütçe dönemi başlar. Dolayısıyla eylem planında yazılan hiçbirşey bu 6 aylık dönemde yapılmayacak demektir. Ve muhtemelen Başbakan hiç kimseye de sormadan ben parayı aldım, başardımı göstermek için buna hemen imzayı attı. Ama  uygulanabilecek birşey yok”….

“Bütün protokolü inceleyin, bakın. Koronavirüs ile ilgili bir satır yoktur. Verilen rakamın daha büyük olmasının esas nedeni bu koronavirüs ile uğradığımız ekonomik kayıpları nasıl tolere edebiliriz. Yapılan talepte o yönde olmalıydı. Ama maalesef öyle değil”

 “İLK İKİ MADDE HÜKÜMETE SEÇİM HEDİYESİ OLARAK VERİLMİŞ”

“3 AY SONRAKİ SEÇİM ÖNEMLİ. SONRASINI BOŞVER”

“DEVLETİ DÜŞÜNEREK HAREKET ETMEMİZ DP’NİN KÜÇÜLMESİNE NEDEN OLDU”

“Bu hükümet Cumhurbaşkanlığı seçimine oynuyor.Başka birşey değil. Protokolde ilk iki madde istihdama yönelik. Belli ki hükümete seçim hediyesi olarak verilmiş birşey. Gelecek bu hükümet için önemli değil. Bugün önemli. 3 ay sonraki seçim önemli. Sonrasını boşver. Yaklaşım bu. Yıllarca bu oldu. Demokrat Parti’yi bunun dışında tutarım. Nedeni de devleti düşünerek hareket etmemiz küçülmemize neden oldu. Bireylerin işleri ile fazla ilgilenmememiz Demokrat Parti’nin yıllarca küçülmesine neden oldu. Benim en fazla başkan olarak suçlandığım konulardan biridir bu. Ama en azından doğruyu yapmaya çalıştık. Ama UBP’li tüm hükümetlere bakın tam bir kaos yaratırlar. O gün için vatandaşın hoşuna gidecek kaostur. Ama gelecek ile ilgili hiç birşey yoktur.

 “BU MADDELERLE BİR YERE VARMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL” 

“SİSTEM DEĞİŞTİ HERŞEY YARIM KALDI”

“Bu yaklaşımlar da sürekli güven kaybına neden oluyor. Ve bir sonraki dönem açısından da sıkıntı yaratıyor. Çok uzun yıllardır imzalanan protokollerde birçok madde hayata geçirilmedi. Bunu hep muhataplarıma anlatmaya çalıştım. Bu maddelerle bir yere varmamız mümkün değil. Bunu oturup yeni baştan şekillendirmemiz lazım. Yapılabilecekler var yapılamayacaklar var. Sırf para almak için yazılmış olanlar var. Bunları ortadan kaldıralım.  Sistem değişikliğinden önce Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Bakanla da bu konuda büyük oranda mutabık kalmıştık.Ama sonra sistem değişti, herşey yarım kaldı”….

“BENDEN FARKLI ANLAYIŞLARINI İSPAT EDECEK ŞEKİLDE BU BAYRAMLIKLARI ÖDEMELERİ GEREKİR”

“İşin önemli tarafı şu; şimdi kamuoyuna verilen algı “para geldi rahatladık” dır. Pandeminin başlangıcından itibaren sessiz kalan sendikalar da sivil toplum örgütleri de sektör temsilcileri de şimdi talepkar olmaya başlayacak. Bir tanesini hemen söyleyim. Benim bakanlığım döneminde İşçi sendikaları ile bir münakaşam var idi.Ve şunu söylemekteydim. Bu kamunun içerisinde işçi statüsünde işe alınıp, amma memuriyet ile iştigal edenler var. Bayramlıkları dışarda kapı önünde gerçekten el gücü kullanarak, çalışanlara ödeyeim hatta fazlasını ödeyim. Ama işçi statüsünde girip memurluk yapanlara benden bayramlık istemeyin, vermem demekteydim. Ve bu nedenle de protokol imzalamadım. Yeni hükümet geldi. Kamuoyuna da kendi emeğe yönelik yaklaşımlarının farklılığını söylemek suretiyle, beyan etmek suretiyle protokolü imzaladılar ve “biz işçi statüsündeki herkese bayramlıklarını ödeyeceğiz. Bu bizim geçmiş hükümeten anlayış farkımızın bir göstergesidir” dediler.Bayram geçti 60 gün sonra da öbür bayram var. Ödeyecekler mi? Artık para da var. Ödemeleri gerekir. Benden farklı anlayışlarını ispat edecek şekilde bu bayramlıkları ödemeleri gerekir. Hangi para ile? Bu gelen para ile ödeyemeyecekler. Yerel gelirlerden ödeyecekler. Ödemelidirler de çünkü altına imza attılar”….

“MECLİS’TE DAĞLAR MEHMETALİ ÇAĞIRIRDI”

“ELEŞTİRİNİN NERDE DURMASI GEREKTİĞİNİ UNUTANLAR”

 “BUGÜN BENİ ELEŞTİRDİKLERİ KONULARI FİİLEN UYGULAMAYA GEÇİRDİLER”

“Ben borçlanma yapmaktaydım. Meclis’te dağlar Mehmetali çağırırdı. Üstelik kısa vadeli borçlanmalar yaptım hepsini de geri ödedim. Bugün borçlanma için karar alırlar. Bana söylediklerini bırakmayanlar eleştiri yaptıklarında eleştirinin nerde durması gerektiğini unutanlar bugün beni eleştirdikleri konuları fiilen uygulamaya geçirdiler. Gerekçesi Pandemi mi? Hayır değil. Artık para da var. Üstelik 1.3 gelmesi gerekirken 2. küsur geldi”….

“BU 6 AYLIK BİR PROTOKOL. 2020 SONUNDA SONA ERECEK BİR PROTOKOL. DOLAYISIYLA MECLİS’E GELMESİ ŞART DEĞİL”….

“YEDİLER BİTİRDİLER BİZİ”

“BEN DE AYNISINI YAPAYIM MI? HAK ETMEZLER Mİ?”

“DEVLETİ ONLAR SADECE SÖZDE SAVUNUR BİZ YÜREKTEN SAVUNAN KİŞİLERİZ, PARTİYİZ”

“4’lü koalisyon döneminde biz dediğimizde kısa süreli protokol imzalayalım şimdi ki zaman bulalım. Çünkü o günlerde karşımızda muhatap yok idi. Zaman bulalaım 3 yıllık protokol yapmak için. Yediler, bitirdiler bizi.Kısa süreli program mı olur? Bir ekonomik program 3 yıllık olur. 3 yıl süreli bir startejik plan çizilir ve ona göre hareket edilir.Kısa vadeli protokol imzalayacağız diye ama nasıl saldırıldı bize.Ve söyledikleri ne idi. Kısa vadeli imzalamak istiyorsunuz Meclis’in bilgisine getirmeyesiniz diye. Nedir şimdi bu? Ben de aynısını yapayım mı? Hak etmezler mi? Yerden göğe hak ederler hem. Ama işte aynı sorumsuzlukla davranamıyoruz. Çünkü devleti onlar sadece sözde savunur biz yürekten savunan kişileriz, partiyiz. Ve aynı şeyi kendilerine yapamıyorum. Ama hatırlatmak isterim.Uğradığımız haksızlığı, çektiğimiz sıkıntıyı. Bunların sorumsuzca tavırları nedeniyle. Sırf ben geçeyim o koltuğa tavırları nedeniyle. Buyurun geçtiniz. Hadi bakalım.Söylediklerinizi yapınız. Bayramlıklardan başlayarak”…

“SESSİZ KALMAK GELİR İÇİMDEN….BEKLEMEK BELKİ DAHA AKILLICA”

“Zaman zaman sessiz kalmak gelir içimden. Çünkü söylediklerimiz zaten pek kale alınmıyor. Vatandaş da şimdi paranın kokusunu aldı diye ne söylersem söyleyim çok kulaklarına girmeyecek. Beklemek belki daha akıllıca olacak diye düşünürüm. Ama parti başkanımız herhalde gerekeni söyleyecektir”….

“TÜM PROTOKOL İÇERİSİNDE ÖNEM VERDİĞİM TEK MADDEDİR DİYEBİLİRİM”

“Protokol içerisinde bir tek biraz eksik olsa bile doğru var. Bugüne kadar Türkiye ile imzalamış olduğumuz tüm protokollerin gözden geçirilmesi. Niye? Çünkü içinde bunların kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almamızı engelleyen unsurlar da vardır. Zamanında doğru idi belki protokolün imzalandığı günlerde. 80’li yılların protokollerinden bahsederim. Ama bugün geldiğimiz noktada artık özellikle yakıt konusunda kayıtdışılığa itiyor. Bunların değişmesi için benim getirdiğim öneri tüm protokollerin gözden geçirilerek, artık gündemden düşmüş olanları ekarte etmek gündemde olması gerekenleri de güncelleştirmek suretiyle kayıt dışılığı önleyecek önlemler almak.Yakıt bunların başında gelen idi. Ben Ekonomik ve Siyasi protokollerin hepsini gözden geçirelim diye bahsetmiştim, değişen zamana uyarlayalım diye. Şimdi sadece ticari konularda bu anlaşmaların gözden geçirilmesi bu anlaşmada en azından var. Tüm protokol içerisinde önem verdiğim tek maddedir diyebilirim”…

“BÜTÜN BU RAKAMLAR TÜRKİYE’NIN KONTROLÜ ALTINDA HARCANAN PARALARDIR”

“KIBRIS MAKAMLARININ SÖZÜNÜN OLMADIĞI HARCAMALARDIR”

“KIBRISLI İDARECİLERE MAL ETMEK VE YÜKLEMEK DOĞRU DEĞİL”

“Türkiye’nin verdiği hibe ve krediler geçmişte Yardım Heyetinin şimdi Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi onayı olmaksızın harcanan krediler değil. Bütün bu rakamlar Türkiye’nin kontrolü altında harcanan paralardır. Ve genellikle veya çoğunlukla diyelim. Kıbrıs makamlarının sözünün olmadığı harcamalardır. Dolayısıyla ortada bir yanlış var ise en iyi söylemle ortak yanlışlardır. Bunun Kıbrıslı idarecilere mal etmek ve yüklemek doğru değil. Herşeyden önce bundan bir kurtulalım. Bu algının ortaya çıkmasında en büyük faktör kimlerdir? Bizim kendi içimizdeki gün gele muhalefete gün gele iktidara gelen siyasilerdir. Çünkü bu söylemi onlar götürür. Türkiye’ye gidip, Türkiye gazetelerinde Türkiye’den verilen paralar artık doğru harcanacak diye beyanat verip, bosborozluk yapanlar aslında o paranın harcanması ile hiçbir yetkisi olmayanlardır. Ama bunu konuşuyoruz sırf muhalefet olsun diye. Niçin? İşte Türkiye’de bazı kesimlere şirin görünmek için”…

“KAMU YASASI GÖRÜŞÜLMESİN DİYE MECLİS TATİLE SOKULDU”

“ÖZELLİKLE YAPILDIĞINA KESİNLİKLE İNANIYORUM. BUNDA SORUMLU UBP VE CTP’DİR”

“Kamu yasasını biran önce bitirelim diye Başbakan Yardımcılığından istifa ettim. Ve ilgili komisyon başkanlığını devralarak, bütün sendikalarla da taker taker, grup halinde hepsini birden çağırarak, bir uzlaşmaya varmak suretiyle Meclis’e sunduk. Komitede tartıştık, düzenlemeleri yaptık. Bitirdik artık Genel Kurul aşamasına geldi. O dönem Sayın Erhürman partinin Genel Sekreteri idi. Bana geldi ve dedi ki; bu tasarıyı milletvekillerimiz bir baştan sona görmek ister. Dedim komitede elemanlarınız var. Meclis Genel Kuruluna gelmeden hepsi bir görmek ister dedi. Peki dedim ve bütün milletvekillerine dağıtımını yaptık. Bütün sivil toplum örgütlerine ve sendikalara da gönderdik. O dönem 4 sendikadan ufak tefek değişikliklerle ilgili geri dönüşüm aldım. Bir tek milletvekilinden geri dönüş almadım. Artık Genel Kurul’a getireceğiz bu sefer dönemin Meclis Başkanı CTP’den Sayın Sibel Siber Başsavcılığa bir soru sordular. Biz o güne kadar yılda bir ay tatil yapardık kısaltırdık Meclis tatilini. Bir görüş talep edildi Savcılıktan. Ve Savcılıktan gelen görüş Meclis’in Haziran sonu kapanıp 1 Ekim’de açılması gerekir Anayasa bunu emreder dendi. Kamu yasası görüşülmesin diye Meclis tatile sokuldu. Özellikle yapıldığına kesinlikle inanıyorum. Haziran-Ekim arasında da o hükümet bozuldu UBP-CTP koalisyonu kuruldu ve o günden beridir bir kere daha bu yasayı o safada gündeme getiremedik. Bunda sorumlu UBP ve CTP’dir..

Bu dönem önemli bir fırsattı Kamu yasasını yeniden düzenleme adına ama o fırsatı da seçim nedeni ile bu hükümet heba etti”…

Voice of the Island

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı