FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

“Maraş’ı ‘Hayalet şehir’ imajından kurtarmak isteyecekleri konusunda uyardım”

Hatice Kerlo

Kıbrıs’ın güneyindeki Mağusa Belediye Başkanı’nın vefat etmesinin ardından seçime gidiliyor. Mesleği mimarlık olan Andreas Lordos da adaylardan biri. Mağusa’da dünyaya gelen Lordos, evli ve dört çocuk babası. Başkan adayı Lordos gazetemizin sorularını yanıtladı ve Maraş’taki son gelişmelerle adaylığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Lordos: Muhafazakar partiler bana fırsat vermedi

2016 yılında da aday olmayı düşündüğünü kaydeden Lordos, “Karşı tarafa yardım eli uzatmayan ve muhafazakâr adayları destekleyen partiler tarafından bana fırsat verilmedi. Ben de o dönem araştırmalarıma devam ederek daha sonrası için hazırlanmaya başladım.

Böylece bu maceram başlamış oldu” dedi. Farklı araştırmalar ve çalışmalar yaptığını söyleyen Lordos, “O zaman gördüm ki, 1976 yılında KıbrısIı Türkler, bize Maraş’ı ışıklar içinde, valizlerimiz de içinde olarak Kıbrıs Rum idaresi altında verdiğini gördüm. Sonrasında ise 1978 yılında bize Maraş’ı bağışladıklarını gördüm. İşte o zaman masaya oturup, bir şeyde anlaşmasak dahi beş şey konuşup, oradan ayrılırken şehrimizi de şartsız bir şekilde yanımızda alıp gitmemiz gerekirdi” dedi.

“Sorumluluk iki tarafa da aittir”

Bunlar haricinde hükümetleri destekleyen taraflarca, şartlı olan üç girişiminin daha kabul edilmediğini söyleyen Lordos, “Ben bunlardan bahsettikten sonra, kanallarda bunları öğrendikten sonra, şimdi sayfa değişerek o ilişkilere geri dönmeyi istiyorlar” şeklinde konuştu.

Şimdi “Bakın Türkler Maraş’ta ne yapıyor ve insan hayatlarına ve ruhlarına saygı duymuyorlar” sloganının sosyal medya nedeniyle artık çöktüğünü söyleyen Lordos, insanların artık bunları kabul etmediğini kaydetti.

Lordos, “Bu sorumluluk her iki tarafa da aittir; Kıbrıs Rum tarafı halkın isteklerine ve hizmet ettikleri anayasaya karşı çıkmakla ve Kıbrıs Türk Tarafı da evlerimizi tutarak şartlar getirmesiyle” şeklinde konuştu.

Kendi adaylığı hakkında da konuşan Lordos, diğerlerinin bu sürece açıkça karşı çıktığını kaydetti ve adaylığının ise halk tarafından bir süredir kucaklanmış gibi olduğunu gördüğünü söyledi.

 

“Maraş’ı ilk olarak partilerin elinden almamız gerek”

Lordos sözlerine şu şekilde devam etti:

“Gözlemlediğim Maraş, hem Türkiye’nin hem de Kıbrıs Türk tarafının kölesi olduğu ve şehri mühürleyerek yapması gerekenin, sakinlerine geri iade etmesi gerektiği halde bunu yapmamasıdır. Öte yandan ise aynı olay Kıbrıslı Rum partileri için de geçerlidir. Çünkü Maraş ile alakalı iş birliği yapmayı kabul etmiyorlar. Bu yüzden Mağusa’ya geri dönebilmek için şehrimizin idaresini Türkiye’den ve Kıbrıslı Türkler’den geri alabilmek için ilk önce, bizim sesimizi duyurmamıza, olaylarda söz hakkı kullanmamıza izin vermeyen partilerden geri almamız gerektiğine inandım ve inanıyorum da. Şehrimizi partilerden uzaklaştırmamız gereken bu pozisyon ilk önce birçok Maraşlı tarafından benimsendi ve umarım Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türklere daha da yaklaştıracak bir seçim sonucu elde ederiz.”

“Geri dönüşümüz BM kararları çerçevesinde olmalı”

Şehrin Kıbrıs Türk yönetiminde açılması olasılığı konusunda Kıbrıs Rum tarafına sürekli uyarılarda bulunduğu söyleyen Lordos “Uyarabildiğim her yeri uyardım. Onlara, ‘Eğer siz vatandaşların anayasal haklarını ve insan haklarını, insan hakları anlaşmasını imzalamış olmamıza rağmen, koruyamıyorsanız bunu diğer tarafın yapmasını beklemeyin. Diğer tarafın bu şehirden ve sizin işbirliğini reddetmenizden ötürü oluşan çamuru ve problemi kabul etmesini beklemeyin’ dedim. Kendilerini, Kıbrıs Türk tarafının Türk askerinin de varlığı ve orayı bırakmamasından ve ayrıca Kıbrıs Rum tarafının da politikasından ötürü oluşan “hayalet şehir” imajından kurtulmak isteyeceği olasılığı konusunda uyardım. Şimdi ordunun ayrılmaya başladığını görüyoruz ve şimdi sivillerin zamanı. Madem ki Maraşlılar partilerden bir yanıt alamadı, ben de halktan beni desteklemelerini istiyorum. Tüm adaya fayda ve itibar kazandıracak bir çalışma planı uygulamam için beni desteklemelerini istiyorum. Benim görüşüm açıktır; geri dönüşümüz BM kararları çerçevesinde olmalı ve hiçbir tarafın artık Maraşlıları üzmemesi gerekir. Ne Kıbrıslı Rumlar ne de Kıbrıslı Türkler. Sadece bize hayatlarımıza geri dönmemiz için bırakın” diye konuştu.

“Kıbrıslı Türklerin aleyhine yaşatılan dışlanmayı gördük”

Lordos sözlerini, “Kıbrıslı Türk ve Rum yurttaşlarıma mesajım; Çektikleri acılara saygı duyarak ve bilerek sesleniyorum. Biz küçük yaşta insanlardık, ben göçmen olduğum zaman altı yaşındaydım. Büyüdük ve Kıbrıslı Türklerin aleyhine gerek öncesinde gerek de sonrasında yaşatılan dışlanmayı gördük. O insanların defalarca göçmen olduklarını gördük, kayıplarını gömdüklerini ve kanallarımızın bunları göstermediklerini gördük. Ben de bir göçmen olarak onların göçmenliklerini hissediyorum. İnanıyor ve hepimiz için başarılı olan bir yarın için çalışıyorum. Şimdiye kadar çoğumuzun kurduğu ve yaşadığı kişisel ilişkiler doğrultusunda,  güzel bir yarın için hiç şüphem yok” diyerek tamamladı.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı