FeaturedKIBRIS

“KUŞKOR’u hedef gösterme çabalarını kınıyoruz”

Kuşları ve Doğayı Koruma Derneği (KUŞKOR), bazı çevrelerin yansıttığı gibi avlanmanın yasaklanması için değil, yaban hayatını da koruyarak, kurallı ve sürdürülebilir avcılığa imkan veren bir düzenlemenin yapılması için çalıştıklarını kaydetti.

KUŞKOR’un, Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme (Değişiklik) Yasası hakkında yaptığı basın açıklamasında, mevcut yasada değişiklik yapmasının bu bakımdan çok önemli bir fırsat olarak görüldüğüne dikkat çekilerek, “Ülkemizde yasaların güncellenmesi her zaman olan bir durum değildir. Çoğu zaman on yılda bir gündeme gelebilmektedir. Bu nedenle bu fırsat iyi değerlendirilmeli ve yasada azami iyileştirmeler yapılmalıdır. KUŞKOR’un amacı budur” ifadelerine yer verildi.

Tıkla Uygulamayı İndir

KUŞKOR’un, doğa ve yaban hayatının korunmasını amaç edinmiş bir sivil toplum örgütü olduğu belirtilen açıklamada, “Tıpkı diğer sivil toplum örgütleri gibi amaçlarına ve üyelerinin düşüncelerine uygun davranmaktadır. Konu bazı çevrelerin yansıtmaya çalıştığı gibi avlanmanın yasaklanması konusu değildir” denildi.

“KOMİTEYE KATILAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN OY VERMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL”

KUŞKOR’un 2019 yılı süresince “Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Düzenleme (Değişiklik) Yasa Tasarısı” kapsamında gerçekleştirilen meclis komitesi toplantılarında aktif olarak yer aldığına dikkat çekilen açıklamada, yasalar veya yasa değişikliklerinin, ilgili komitenin oyları ile kararlaştırıldığı, komiteye katılan sivil toplum örgütlerinin oy vermelerinin söz konusu olmadığı vurgulandı.

“Asgari müştereklerde buluşmaya çalışılır ve her örgüt kendi görüşlerini ve uyarılarını ortaya koyar. Ancak bu yasa değişikliğinde olduğu gibi her konuda hemfikir olmaları mümkün değildir. Örgütler düşüncelerinin yanında çekincelerini de özgürce ortaya koyarlar. Bir yasanın komiteden geçmesi, bir sivil toplum örgütünün katılmadığı konularda görüş bildirmesine engel değildir” ifadelerine yer verilen açıklamada, bunu yanlış bir davranış veya neredeyse bir suç gibi yansıtma ve KUŞKOR’u hedef gösterme çabalarını kınadıkları belirtildi.

KUŞKOR’un da çabalarıyla, genelde ördek, özelde, yeşilbaş ördeğin av hayvanları listesinden çıkarılmasının güzel bir sonuç olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bunun birçok yabani kuşun bulunduğu ve konakladığı sulak alanlara oluşacak baskının ortadan kalkması bakımından çok olumlu bir gelişme olduğunu kaydedildi.

KUŞKOR’un da katkılarıyla, doğanın ve yaban hayatının korunmasına yönelik bazı iyileştirmelerin de yapıldığına işaret edilen açıklamada, “Tüm süreç boyunca KUŞKOR doğa ve yaban hayatının korunmasına ilişkin yetersiz gördüğü konularla ilgili görüş ve düşüncelerini hem komite toplantılarında ayrıntılı olarak dile getirmiş, hem de ilgili tüm makamlara yazılı olarak iletmiştir” denildi.

Yapılacak her iyileştirmenin yaban hayatına olan katkısı yanında sürdürülebilir avcılığa da katkısı olacağı belirtilen açıklamada, avcılık camiasının da öncü bir rol üstlenmesinin kaçınılmaz olduğu kaydedildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Gelinen noktada; yaban hayatını da koruyarak, kurallı ve sürdürülebilir avcılığa imkan veren bir düzenlemenin yapılmasına yönelik çabalarımıza destek olan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’ya, üyelerimize ve tüm doğaseverlere teşekkür ederiz.”

İTİRAZLAR…

Açıklamada, KUŞKOR’un itirazı üzerine bazı örgüt ve kuruluşların, KUŞKOR’u suçlayan ve hedef gösteren yaklaşımlarda bulunmaları, itiraza konu bazı hususlar şöyle aktarıldı:

“Üveyik kuşunun dünya çapında tehlike altında olduğu, yapılan araştırmalar ve raporlarla ortaya konmaktadır. Dünya çapında sayıları %80 azalmıştır. Bu kuşun avlanması sürdürülebilir avcılığı bakımından da mümkün değildir. Aslında birçok avcı bunun bizzat farkındadır. Bu nedenle bu kuşun avlanmasının durdurulması ve ilerleyen süreçte durumunun izlenerek ileride yeniden değerlendirilmesi KUŞKOR’un yıllardır dile getirdiği taleplerinden biridir.

İnce av cikla avlama kotası günde 100 olarak öngörülmektedir. Avcılık Federasyonun belirttiği 10.000 avcı sayısı üzerinden hesap edildiğinde bir av gününde 1,000,000 cikla avlanmasına izin verildiği görülecektir. Bu sayı çok yüksektir ve avcılığın spor amacına uygun değildir.

Üçüncü ve en can alıcı konu ise, Özel Çevre Koruma Bölgeleri’nin (ÖÇKB) ve/veya Önemli Kuş Alanlarının (ÖKA) durumudur. ÖÇKB’ler KKTC Cumhuriyet Meclisi tarafından resmen kabul edilen ve açıklanan bölgelerdir. ÖKA’lar ise hem ulusal hem de uluslararası önemleri bilimsel verilerle ortaya konmuş ve uluslararası örgüt olan BirdLife İnternational tarafından kabul görmüş Önemli Kuş Alanlarıdır. Bu alanlar çoğu zaman örtüşmektedir. Kısaca bu bölgeler sahip olduğu yaban hayatı ve kuş varlığı ile önemi kanıtlamış bölgelerdir. Bu küçük coğrafyada bu bölgelerde av yapılması koruma amaçlarına ters bir durumdur.

Buna rağmen; avcıların, doğal alanları inşaatlaşma baskısına karşı koruyacağı inancı ile KUŞKOR bu bölgelerin sadece belirli kısımlarının ava kapatılması konusunda görüş bildirmiştir. Karşı tarafın da kaygılarını dikkate alan bir uzlaşma sağlanmasına çalışmıştır. Alanların tümünde değil, kuş koruma çalışmaları bakımından önem arz eden bazı bölümlerinde av yapılmamasını önermiştir. Tüm çabalara rağmen önerilen sonuçsuz kalmıştır. Oysa, bu tarz ava kapalı alanlar av popülasyonlarının üreyip dağılmasına da olanak sağlar. Bu nedenle, avcıya da faydalıdır.

Mevcut tasarıda – yılın hemen her günü av yapılabilecek- eğitim avlağı bölgelerine izin verilirken, ÖÇKB alanları içerisinde ava kapalı alanlar oluşturulmaması önemli bir eksikliktir. Ve dikkate alınması gereken bir detaydır.

KUŞKOR, Avcılık Federasyonu’nun satış ve restoranlarda servis amaçlı av hayvanı üretimi yapmasını yasanın amacına uygun görmemesine rağmen, bu konuda komite tarafından çıkacak olumlu bir karara en azından sadece donmuş olarak satılması şartının eklenmesi talebinde bulunmuştur. Bu talep de onay görmüştür. Ancak, Federasyon donmuş olarak satacak ve restoranlarda servis edilmek üzere av hayvanı üretecekse, av hayvanlarının yasa dışı ticareti gibi suiistimallere imkan vermemek için bu yasada prosedürler ve denetim şeklini de belirtecek bir tüzüğe atıf yapılması gereklidir.”

(TAK)

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı