FeaturedVOİ Özel Haber

Koronavirüs pandemisi sonrası Kıbrıs sorunu ne aşamada…

Olumsuz koşullar ve müzakerelerin yeniden başlaması umudu

Korona pandemisi, Kıbrıs sorununu çözme çabalarında ek bir ağırlık oluştururken, bugün iki taraf arasındaki görüşmeler buzlanmış durumda. Hangi yolu takip edecekleri konusunda belirsizliği olan bu durumun sebeplerinden birtanesi ise ufukta beklenen Kıbrıslı Türk lider seçimleridir.

Röportaj: Eleni Constantinou

Verileri analiz eden enternasyonalist Charalambos Chrysostomou Voice Of The Island’a konuşarak, Kıbrıs sorunu, diyalog ve olumlu bir sonuç olasılığı açısından bunun olumsuz bir durum olduğuna dikkat çekiyor. Bunun, Chrysostomou’nun açıkladığı gibi, diğer durumlarda geçerli olan bir dizi ek nedenden kaynaklanmaktadır.

Birincisi koronavirüs dolayısıyla ileri bir tarihe ertelenmiş olan Kıbrıslı Türk liderin seçilmesi için yapılacak seçimlerdir.

“Ne yazık ki, bu meseleler Kıbrıs sorununa çözüm istemeyen güçler tarafından kullanılıyor. Ayrıca, pandemi, barikatların kapatılması gibi sonuçlarıyla, bir kez daha her iki tarafta da milliyetçilere barikatların kalıcı olarak kapatılması için fırsat verdi. Barikatların kapatılması, her iki taraftaki bir federasyon çözümünü istemeyen ve barikatların son olarak kapanmasını isteyen güçlere fırsat verdi ve bunu Kıbrıs Rum kesiminden ELAM ve Dayanışma gibi bazı güçlerden gördük.  Her iki toplumdaki insanları rahatsız eden kısıtlayıcı önlemlerin kaldırılmasına rağmen sorun devam ediyor. Genel anlamda her iki toplumdaki birleşmeyi ve çözümü isteyen insanlara iletişimlerini zorlaştırmak adına ve ilerici güçlerin birleşme yönünde gösterdikleri çabalara yapılan bir darbedir bu.

Ayrıca Yunan-Türk ilişkilerindekilerinin de şu an iyi olmadığını kaydeden Chrisostomou, “Şu anda, iki ülke arasındaki ilişkiler iyi komşuluk iklimi ile karakterize edilmektedir. İyi olmayan bir ilişki durumu var, ifadeler patlayıcı bir durum yaratıyor ve görüşmelerin sürdürülmesine kesinlikle yardımcı olmuyor.”

Aynı zamanda, Chrysostomou’nun açıkladığı gibi, genel bağlamdaki veriler de olumsuzdur, çünkü uluslararası faktör için öncelikler farklıdır ve Kıbrıs sorununu ikinci sıraya koymaktadır.

“Amerika Birleşik Devletleri şu anda son yıllarda ülkedeki belki de en büyük içe kapanma ile karşı karşıya. İki ana faktörle ilgili bir içe dönüklük. Birinci faktör Trump yönetimine karşı ırkçılık ve sosyal eşitsizlik konularındaki protestolar ve toplumsal huzursuzluk ve ikinci önemli faktör, Kasım ayına kadar seçimlerin yapılmasında dikkat ve önceliklerinin kendilerinde olmasıdır. Kıbrıs, ABD için çok düşük bir öncelik olması nedeniyle uluslararası politika konuları 2. sırada yer alıyor.”

Chrysostomou’ya göre bu, dikkatin Libya’ya odaklandığı Pompeo’nun ifadelerinden görülebilir.

Chrysostomou, Rusya ile ilgili olarak, “Rus faktörünün prensip konularında sağlam pozisyonları vardır. Federasyonun çözümünü destekliyor, ancak Ruslar Suriye ve Libya konularına ve daha geniş bölgeyle ilgili diğer konulara odaklanıyor. Kıbrıs sorunu düşük bir önceliktir. AB, Türkiye’nin MEB’deki ihlalleri konusundaki tutumunu göstermesi gerektiği kadarıyla, oynayabileceği rolün ne yazık ki sınırlı olduğunu göstermiştir. Borell’in son ziyareti, hem Avrupa-Türk diyaloğunun yeniden başlatılması hem de müzakerelerin sürdürülmesi girişimi oldu. Türkiye’nin Borell’in Türk ve Kıbrıslı Dışişleri Bakanları arasında bir toplantıya ve aynı zamanda Türkiye ile Kıbrıs arasında MEB konusundaki diyaloga yönelik önerilerine verdiği tepki, Kıbrıs’ın Türkiye tarafından tanınmamasıyla çelişiyor.”

Şimdi, Chrysostom’un belirttiği gibi, yeni Kıbrıs Türk liderinin seçilmesinden sonra bu verilerin farklılaştırılma olasılığı var mı?

“Kararlaştırılan çözüm çerçevesi dışında 2 devletli çözümü lehine bir adayın seçilmesi durumunda ve özellikle Maraş ile ilgili oldu – biitiler’le devam etme niyetiyle devam edilirse olaylar daha da zorlaşacaktır. Türkiye, anlaşmaya varılan çerçevede müzakerelerin yeniden başlatılmasını önlemek için tam bir mazerete sahip olacak, ve artık Kıbrıs Türk liderliğine çağrı yapacaktır. Kıbrıs sorununa çözüm istemeyen güçleri seçme olasılığı, her çabada bir mezar taşı olacaktır ve ne yazık ki Kıbrıs sorunu başka bir aşamaya girecektir. İki devletli bir çözümden yana olmayan bir adayın seçilmesi durumunda, müzakerelerin yeniden başlatılması ve Kıbrıs sorununun üzerinde mutabık kalınan bir çerçevede çözülmesi için son bir çaba az umut var. ”

Voice of the Island-2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı