FeaturedTürkiye

“Kıbrıs’ta bizim önerilerimize kulak vermediler”

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Kıbrıs’ta bizim önerilerimize kulak vermediler. Biz de gemilerimizi gönderdik, sondajı başlattık. Burada sahada gücümüzü gösteriyoruz, şimdi bunun diplomasi ayağını yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz.” dedi.

Çavuşoğlu, Antalya’nın Alanya ilçesindeki bir otelde gerçekleştirilen AK Parti Gençlik Kolları Akdeniz Bölge Toplantısı’nda, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın zorlukların yanı sıra fırsatlar sunduğunu, bu zorluklar ile fırsatlar karşısında girişimci ve insani dış politika izlemeleri gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin etrafındaki sorunların yansımasının büyük, maliyetinin de yüksek olduğunu belirten Çavuşoğlu, bu durumun sadece ülkenin etrafıyla sınırlı kalmadığını vurguladı.

Dünyada savaşlar, kıtlık, kuraklık, açlık, salgın hastalık ve çevre felaketleri nedeniyle 70 milyon insanın evini terk etmek zorunda kaldığını aktaran Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Bunların hepsine karşı sizin de bir politikanız olması lazım. Bunu insani dış politikayla yapabilirsiniz. Geçtiğimiz günlerde Arnavutluk’ta bir deprem oldu. Oraya ilk ulaşan AFAD ve Kızılay oldu. Arnavutluk bizim gönül coğrafyamız. Afrika, Latin Amerika ve Asya’da da böyle oluyor. Tüm dünyadaki kuruluşlardan önde gidiyoruz. Aç kalan insanlara yardım elimizi uzatmamız lazım. Bugün dünyada zorluklar var, bölgemizde daha fazla var.”

“SERT GÜCÜ YERİNDE KULLANMAK FAYDALI OLUR”

Çavuşoğlu, girişimci ve insani dış politikayı başarılı şekilde uygulamak için masada ve sahada güçlü olmaları gerektiğini ifade etti.

Güçlü olunmazsa, sahadaki kazanımların masada kaybedileceğini ve masada kazanılanların da sahada uygulanamayacağını anlatan Çavuşoğlu, “Sahada güçlü olmak demek, sadece sert gücümüzü kullanmak değildir. Sert gücü yerinde kullanmak faydalı olur. Suriye’de teröre karşı gücümüzü kullanıyoruz, temizliyoruz. İçeride de aynı şekilde.” diye konuştu.

Doğu Akdeniz’de tüm uyarıları rağmen Kıbrıs çevresindeki hidrokarbon zenginliklerini paylaşmak istemeyenlerin,  Avrupa Birliğine (AB) güvendiğine dikkati çeken Çavuşoğlu, AB’de sadece üyelik dolayısıyla saçma bir dayanışma anlayışı bulunduğunu dile getirdi.

“MACRON LİBERAL DİYE GELDİ, SARKOZY’DEN BETER ÇIKTI”

Maruz kalınan haksızlıkta dayanışmanın önemli olduğunun altını çizen Çavuşoğlu, şunları ifade etti:

“İnsan hakları da dahil en ileri yanlışı üye ülke yapıyorsa, ‘Dayanışma ruhuyla bir şey demememiz lazım’ diyorlar. İşte Fransa’nın yaptığı. Fransa’nın olağanüstü hali yasalarla normal hale getirildi. Bugün Fransa, insan hakları konusunda Avrupa’nın en geri ülkesi. En son, çocuklarını okula götürmeye çalışan başörtülü annelerin okul etrafına gelmesini bile yasakladılar. Bunu ne ile izah edersiniz? Macron liberal diye geldi, Sarkozy’den beter çıktı. Yasakçı yaklaşım Le Pen’den daha kötü.”

Avrupa Konseyinin 70. yılı dolayısıyla Strasbourg’da yapılan genel kurula katılan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron için basın bölümünün kapatıldığını ve genel kurul sonrasında yapılan kutlama etkinliğine de basının alınmadığını anımsatan Çavuşoğlu, Türkiye’de böyle bir şey olsa AB’nin kıyameti koparacağını ancak Macron’a ses çıkarmadığını belirtti.

“TERÖR DEVLETİ KURULMASININ ÖNÜNE GEÇİYORUZ”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin dış politikada hem sahada hem de masada güçlü olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kıbrıs’ta bizim önerilerimize kulak vermediler. Biz de gemilerimizi gönderdik, sondajı başlattık. Burada sahada gücümüzü gösteriyoruz, şimdi bunun diplomasi ayağını yürütüyoruz, yürütmeye de devam edeceğiz. Haklıyız çünkü. Zaten kendi kıta sahanlığımızdaki konuları kimseyle tartışmayız, tartışmaya da açtırmayız. Kıbrıs etrafındaki rezervlerin paylaşımı için masada da sahada da güçlü olmalıyız. Suriye’de sahada güçlü olurken masada da kazanımlarımızı kaybetmiyoruz, dengeleri değiştiriyoruz, oyunları bozuyoruz. Terör devleti kurulmasının önüne geçiyoruz, huzur, barış getiriyoruz.”

“İSLAMI DOĞRU KAYNAKLARDAN DOĞRU BİR ŞEKİLDE ÖĞRETİYOR”

Türkiye’nin sert gücünü gerekli yerlerde kullandığını ancak kalıcı olmak için yumuşak güce de ihtiyaç duyulduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, Türkiye’nin dünyadaki tüm mazlumların umudu olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin büyükelçilikler açarak kültürünü farklı ülkelerde tanıttığını ve dünyadaki mağdur insanlara insani yardımlarını gönderebildiğini dile getiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Türkiye olarak yurt dışında sadece büyükelçilik, başkonsolosluk açmıyoruz. Tüm kurumlarımızla var olmaya çalışıyoruz. TİKA, dünyanın her yerinde projelerini hayata geçiriliyor. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı bir taraftan yurt dışındaki vatandaşlarımıza sahip çıkıyoruz, bir taraftan Türkiye burslarıyla dünyanın her yerinden öğrenciler getirip, ülkemizde eğitim gördürüyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığımız, dünyanın her yerinde sadece vatandaşlarımıza değil, oradaki Müslümanlara İslamı doğru kaynaklardan doğru bir şekilde öğretiyor. Farklı akımlara kapılmalarını önlüyoruz. O nedenledir ki yurt dışında radikalleşip terör örgütlerine katılan bir Türk yoktur, bunu da tüm Avrupalılar kabul ediyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderlik ve siyaset anlayışında karamsarlığın olmadığına değinen

Çavuşoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Sorun varsa, çaresi vardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dirayetli, milli ve yerli anlayışla yürüttüğümüz dış politikayla bugün kontrolümüzün dışına çıkmış bir tane bile sorun yok. Gelecekte de sorun olacaktır, sorunların boyutu artabilir. Ancak sorunları çözerken büyük resme odaklanacağız. Hep beraber ülkemizin ve milletimizin geleceğine odaklanacağız, ülkemizi, milletimizi hak ettiği yere getirmek için çok çalışacağız.”

(AA)

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı