FeaturedVOİ Özel Haber

Kıbrıslı Türk ve Rum gençler Amerika’da bir araya geldi

Tünay MERTEKCİ

7 Kıbrıslı Türk ve 7 Kıbrıslı Rum 14 genç, Kıbrıs Amerikan Elçiliği’nin düzenlediği Amerika’nın Washington eyaletinde bulunan George Washington Üniversitesi’ndeki bir programda 10 gün geçirdi.

Programın organizasyonunun Amerika Elçiliği tarafından karşılandığı 10 günlük ziyarette, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum öğrenciler organizasyonda ortak çalışmalar gerçekleştirirken, grup çalışmasını öğrenmenin mutluluğunu yaşayarak 10 günlük bir program geçirdi.

Öğrencilerin ilk önce yazılı bir formla başvurduğu programın devamında mülakata çağrıldılar ve 300’e yakın başvuru arasından seçimler gerçekleşti. 300 kişi arasından son olarak 7 Kıbrıslı Türk ve 7 Kıbrıslı Rum toplamda 14 gencin katıldığı program, iki toplumdan gençlerin bir birini tanımasına sebep oldu, ayrıca kendilerini geliştirmelerine de yardımcı oldu.

Liderlik ve girişimcilik üzerine profesörler eşliğinde kurslar alan gençler, hem bir şeyler öğrendiklerini hem de projeler hazırlayarak akademik anlamda 10 gün geçirdiklerini belirttiler.

Amerikan kültürünü de görüp tanıdıklarına dikkat çeken gençler, hep birlikte grup halinde çalıştıklarını ve katıldıkları programdan edindikleri deneyimin muhteşem olduğunu kaydettiler.

Programa katılan 2 Kıbrıslı Türk ve 2 Kıbrıslı Rum genç Voice Of The Island’a deneyimlerini aktardı.

Öğrenciler ne söyledi? 

Garip: Programa muhteşem desem az kalır

Söz konusu programa katılan Kıbrıslı Türk gençlerden Egehan Garip, bir sene sonra liseyi bitireceğini ve üniversite eğitimi için yurt dışına gitmek istediğini söyledi. Psikoloji ya da sosyoloji konularına dayalı bir bölümle ilgili üniversite eğitimi alacağını ifade eden Garip, “kendimi, bölgeleri, kişileri keşfetmem lazım” şeklinde konuştu.

Arkadaşlarıyla oluşturdukları bir müzik gruplarının olduğuna dikkat çeken Garip, boş zamanlarında müzik yapmaktan hoşlandığını belirtti ve bu tür programlara katılmanın da kendisi için çok eğlenceli olduğunu vurguladı.

Katıldığı program için yorum yapan Garip, “Programa muhteşem desem az kalır” şeklinde konuştu. Böylesi bir tecrübeyi bir daha alamayacağının net olduğuna dikkat çeken Garip, programın çok güzel tasarlanmış bir program olduğunu ve sistemiyle enerjisi akımının çok başarılı olduğuna vurgu yaptı.

Genel olarak programın muhteşem olduğuna değinen Garip, hem öğrendikleri şeylerden hem de gezdikleri yerlerden oldukça memnun kaldıklarını ifade etti.

Her zaman meşgul oldukları bir programlarının olduğuna dikkat çeken Garip, bu durumu hayatında ilk defa tecrübe ettiğini dile getirdi.

Çoğu zaman boş vaktinin olduğuna vurgu yapan Garip, “meşgul olmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrendim. Kafamın meşgul olması çok güzel bir his” dedi.

Garip, “Bu program bize ortak çalışmayı öğretti. Takım çalışmasının ne demek olduğunu öğrendim. 3-4 kafanın beyin fırtınası yapması muhteşemdi. Bu şekilde çalışmayı çok beğendim ve ilk defa orada keşfettim” şeklinde konuştu.

Antonios Nikolaou: Ortak kelimelerin olduğunu fark ettim

16 yaşında lise öğrencisi olan Nikolau, programa katılan Kıbrıslı Rum gençlerden bir tanesi. Baf’ta kaldığını belirten Nikolau, arkadaşlarıyla dışarıya çıkmaktan ve yemek pişirmekten keyif alıyor.

Farklı şeyler düşündüğünü kaydeden lise öğrencisi Nikolau, resimden ve tarihten hoşlandığını fakat ne okumak istediğinden henüz emin olmadığını kaydetti.

Amerika’daki programın çok güzel bir deneyim olduğunu ifade eden Nikolau, genel olarak işletme ve benzeri konularla alakalı kursların olduğunu söyleyerek Kıbrıslı Türkler ile de temas kurduklarını dile getirdi.

Kıbrıslı Türkler ile birlikte sunum yapmalarının gerektiğini ve bunun için guruplar oluşturduklarını belirten Nikolau, gruplar halinde çalıştıklarını vurguladı.

İngilizce konuştukları halde çok iyi bir iş yaptıklarına ve arkadaşlık kurduklarına inandığını belirten Nikolau, “Kıbrıs Rum diyaloğunu ve Kıbrıs Türk diyaloğunu konuşurken benzeri kelimelerimizin olduğunu fark ettim” şeklinde konuştu.

Söz konusu programın kendileri için çok iyi bir deneyimin olduğunu ifade eden Nikolau, “birçok kez her iki toplum içinde söylenen ve sunulan şeylerin o şekilde olmadığını gördük. Söylenenler karşısında pasif olmamalıyız ve bunlara itiraz edip yalnız başımıza bunları öğrenmeliyiz. Ben iyi arkadaşlıklar oluşturdum” dedi.

Kansu: Dünyanın diğer ucunda kendi ülkemize katkıda bulunduk

Programa katılan Kıbrıslı Türk gençlerden 18 yaşındaki Defne Kansu, bu yıl liseden mezun olduğunu söyledi ve üniversite eğitimi için İngiltere’ye gideceğini ifade etti.

İngiltere’de İşletme eğitimi alacağını dile getiren Kansu, şu an ise Amerikan elçiliğinde staj yaptığını kaydetti.

Yaz aylarını bu tür programlara katılarak değerlendirdiğini söyleyen Kansu, “bu tür programlar başka insanları, başka kültürleri tanımaya yardımcı olur. Kişiyi geliştirir, bu yüzden bu tür programlara katılmak hoşuma gider” şeklinde konuştu. Bu programa daha önce yeğeni ve arkadaşının katıldığını ifade eden Kansu, söz konusu programı ilk oradan duyduğunu kaydetti. Daha sonrasında okulunun program hakkında mail attığını belirten Kansu, o mailden yönlendirilerek başvurduğunu ve bu programın kendisine birçok şey kattığını söyledi.

Muhteşem kelimesinin bu programı anlatmaya yetmeyeceğini ifade eden Kansu, “Hayatımızda bir daha yaşayamayacağımız bir deneyim yaşadık. Amerikalıları tanıdık. Dillerin duyduk, yemeklerini tanıdık, kültürlerini gördük” şeklinde konuştu. Başka ülkeye gidip kendi kültürleri adına da birçok şey öğrendiklerini söyleyen Kansu, “Mesela ilk defa Kıbrıslı Türk gören Kıbrıslı Rum vardı, ya da tam tersi. Dünyanın diğer ucunda olsak bile bu programla kendi ülkemize bir katkıda bulunduğumuza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Orada kültürlerinin çok benzer olduğunu fark ettiklerini ifade eden Kansu, “konuşma şeklimizi, anlaşma şeklimiz, ortak kelimelerimiz. Yemeklerimiz de aynı” dedi. Kansu, bu programın kendisine kişisel olarak ve akademik olarak da katkıda bulunduğunu söyledi. “Bu programa gitmeden önce ödevimiz vardı. Sosyal girişimcilik, işletme kurarak topluma yararda bulunmak üzere bir işletme yapmamız gerekiyordu. Kıbrıs’ta sunumlarımızı hazırladık, orada sunduk. 14 sunumdan 4 tanesi seçildi” diyen Kansu, bu sunumlar üstünde uğraşırken kendi gruplarını kendilerinin seçmediğini,  hep karışık ve toplu halde çalıştıklarını bildirdi.

Bir yere yürürken bile birbirleriyle iletişim halinde olduklarını kaydeden Kansu, “yeni tanıştığımız insanlarla çok detaylı bir proje yapmamız gerekiyordu. Bunun da çok büyük bir etkisi oldu. Bilmediğimiz insanlarla yeni proje hazırlamak çok güzel ve yararlıydı” dedi. Orada Amerika dış işlerine gittiklerini, ondan sonra turistlerin gezeceği yerleri gördüklerini, onun dışından yine derse bağlı olarak sosyal girişimcilik kapsamında işletmecileri gördüklerini ifade eden Kansu, müzeleri gezdiklerini, Amerika tarihi hakkında yerler gördüklerini kaydetti.

Son olarak bu programın çok güzel bir deneyim olduğuna dikkat çeken Kansu, herkese tavsiye edebileceğini söyledi.

Fanis Pittalis: Hepimiz Kıbrıslıyız

18 yaşında programa katılan Kıbrıslı Rum gençlerden olan Fanis Pittalis, Eylül ayından itibaren Kıbrıs Üniversitesi’nde okumaya başlayacağını kaydetti.

Makine Mühendisliği okuyacağını belirten Pittalis, spor ile ilgilendiğini ifade etti ve genel olarak sporu sevdiğini söyledi.

Lefkoşa’da ikamet ettiğini söyleyen Pittalis, Yeşil Hat’a yakın olduğunu ve bu yüzden Kıbrıs Türk tarafı ile her zaman bir iletişiminin bulunduğunu kaydetti.

Kıbrıslı Türk aile dostlarının olduğuna dikkat çeken Pittalis, “Kıbrıs’ın kuzeyinde düğünlerine gitmiştik, arkadaş olmuştuk ve ilişkilerimiz hep dostaneydi” dedi.

Programı e mail aracılığıyla bulduğunu ifade eden Pittalis, daha sonra mülakata girdiğini ve seçildiğini belirtti.

Program hakkında konuşan Pittalis, “çok güzel bir deneyimdi. Amerika’yı gezip keşfettik. Amerika’nın kültürünü de keşfettik. Bunun haricinde tabii ki Kıbrıs Türk kültürünü de keşfettik ki bizim kültürümüzle aynıdır. Çok ortak noktamız var. Amerika karma kültüre sahip olan bir ülkedir” dedi.

Dil konusunun gerçekten zor bir durum olduğunu vurgulayan Pittalis, “ana dilimiz olamayan İngilizce dilini kullanmamız gerekiyordu ama sonuç olarak anlaştık. Kolayca aşabildik. Anlaştık ve birlikte çalıştık, çalışmamızı tamamladık. Mutluluk verici bir çalışma idi” şeklinde konuştu.

“Amerika’yı gezerek kültürleri keşfettik, Baseball maçına gittik, müzelere gittik ki Amerika’nın tarihçesini öğrenmek için gerçekten çok şeyler gördük yani bütün programı kullandık” diyen Pittalis, “bazı şeylerin geçilmesi gerektir, ne olmuşsa olmuş artık. İnsanlar insandır, insan ilişkileri devam etmeli ve olmalıdır çünkü ortak durumlarımız ve benzer kültürümüz var çünkü hepimiz Kıbrıslıyız. Yeni insanları tanımak ve sosyalleşmemek güzeldi” şeklinde konuştu.

Program hakkında detaylı bilgi

 Gecen yılın başvuru linki aşağıdaki gibi olup edinilen bilgilere göre başvuru linki 2018’in Aralık ayında yenilecektir.

https://cy.usembassy.gov/education-culture/educational-exchanges/benfranklin/

Programa seçilecek olanlar için ise program içeriği aşağıdaki linkte bulunabilir:

https://summer.gwu.edu/cyprus

Elçilik Facebook sayfasında bu ve buna benzer tüm program ve aktiviteler duyurulmaktadır. Elçilik Facebook sayfası takip edilerek tüm okurlar aktivitelerden haberdar olabilir.

https://www.facebook.com/USEmbassyCyprus

ABD Elçiliği’nin başlattığı stajyer programına başvurmak isteyenler ise aşağıdaki linkten gerekli bilgileri alabilir ve başvuru yapabilirler. (Stajyerler yıl boyunca farklı dönemlerde seçilmektedir. Bir sonraki stajyer için 31 Ağustos’a kadar başvuru kabul ediliyor. Hem Kıbrıslı Türk hem de Kıbrıslı Rum öğrenciler 18 yaş ve üstü öğrenciler başvurabilir.)

https://cy.usembassy.gov/embassy/jobs/

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Close