FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü’ örnek olmaya devam ediyor

Voice of the Island 2019

Voice Of The Island’ı ziyaret edip 2018 Faaliyet Raporunu sunan Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü Direktör-Yaban Hayat Rehabilitasyon Uzmanı Kemal Basat ile Zoolog, Herpetolog, Çevre Eğitimcisi Yrd. Doç. Dr. Nazım Kaşot, yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi. VOICE Genel Yayın Yönetmeni Tünay Mertekci’ye Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü 2018 Faaliyet Raporu’nu sunan yetkililer, vatandaşların hasta, yaralı, yardıma muhtaç yaban hayvanı gördüğü zaman 7/24 hizmet veren 1190 Yaban Hayatı Destek hattından kendilerine ulaşılabileceğini belirtti. Yaptıkları çalışmalarla ve projelerle vatandaşların takdirini toplayan ve Kıbrıs’ın kuzeyinde önemli işlere imza aran Kıbrıs Yaban Hayat Enstitüsü çalışmalarına önümüzdeki yıllarda da başarılı bir şekilde devam edeceğe benziyor.

Basat: Eğitim yeri amacıyla başladık

2015 yılında fikir olarak, 2016 yılında ise Taşkent Doğa Parkını düzenleyerek bir eğitim yeri olması amacıyla ortaya çıktıklarını belirten Direktör ve Yaban Hayat Rehabilitasyon Uzmanı Kemal Basat, o zamanki düşüncelerinin çocukların oraya giderek doğa, çevre eğitimi alması olduğunu kaydetti. Bunun devamında sosyal medyada hesap açtıklarını ifade eden Basat, insanların sayfaya mesaj göndermeye başladığını, “Yaralı baykuş buldum bakar mısınız?” şeklinde sorular sorduklarını söyledi. Söz konusu hayvanları bunun sonucunda alıp ilgilenmeye başladıklarını vurgulayan Basat, memlekette bir tane rehabilitasyon merkezi ihtiyacı olduğunu gördüklerine dikkat çekti. Devamında bu merkezi kurduklarını söyleyen Basat, profesyonel kişilerle tanıştıklarını dile getirdi ve “Zoolog arkadaşlarımız, biyolog arkadaşlarımızdan bir ekip kurduk” dedi. Rehabilitasyon merkezini bitirince Yakın Doğu Üniversitesi Hayvan Hastanesi’nden kendilerini aradıklarını söyleyen Basat, “Deniz kaplumbağası var, alır mısınız? Dediler. Balıkçılarla konuşursanız senede 200 tane de gelebilir dendi. Çıktık İsrail’e gittik orada örnekler gördük. Kaplumbağa rehabilitasyon merkezini de kurduk” dedi. Hayvanları tedaviye götürüp getirirken hayvanların strese girdiğini gözlemlediklerini kaydeden Basat, bunun sonucunda yaban hayat hastanesine ihtiyaç olduğunu gördüklerini ve bir de hastane kurduklarını belirtti. Hasta hayvana tedavi uygulandığını, en basiti antibiyotik verildiğini ama aslında hastalığının ne olduğunun bilinmediğini dile getiren Basat bunun sonucunda memleketimizde hayvanları test edecek bir merkezin olmadığını gördüklerini ve bir araştırma laboratuvarı kurduklarını kaydetti. Şu anda tüm bunların gelişerek devam ettiğine dikkat çekti.

“Akrep zehrinden kanser tedavisi çalışması yapıyoruz”

“Veteriner hekim arkadaşlarımız var, biyolog, zoolog arkadaşlarımız var, ziraat mühendisi arkadaşımız var işin iki tarafıyla uğraşan. Dışardan da destek alıyoruz. Hem YDÜ’den hem de UKÜ’dem, ayrıca hem özel kişilerden” diyen Basat, tüm bunlar oluşunca bu olayın başlı başına bir iş olduğunu düşündüklerini belirtti. 2018 yılında Kıbrıs Yaban Hayat Araştırma Enstitüsü atında her şeyi topladıklarını kaydeden Basat, sadece hayvan gelsin bakalım değil, aynı zamanda çalıştaylar yaptıklarını söyledi. Bazı şeylerin önüne geçebilmek için sivil toplum örgütleri ve devlet kurumlarını, ilgili kişileri sürekli olarak işe katmaya çalıştıklarını vurgulayan Basat, “Bazı şeylerin önlemini alabilmek için daha iyi nasıl yapabileceğimiz hakkında sürekli çalışan bir Kıbrıs Yaban Hayat Araştırama Enstitüsü var artık” dedi. Bilim insanlarıyla çalıştıklarını söyleyen Basat, “Kıbrıs’ta 3 tür akrep var. İki tanesi Kıbrıs’a endemiktir. Dünyanın hiçbir yerinde yok. Şimdi Taşkent doğa parkında bu akreplerin zehrinden kanser tedavisi çalışması yapıyoruz. Çok ciddi güzel bir çalışmadır” dedi. Çok ciddi bir tohum bankası oluşturma için çalışmalarının olduğunu söyleyen Basat, “Kıbrıs’ın endemik bitkilerinin korunmasıyla ilgili tohum bankası oluşturulmasıyla ve çalışılmasıyla ilgili ciddi bir projemiz var. Bu yaz sonunda sonlanacağa benziyor” dedi

Geri dönüşümde önemli adımlar atıyorlar…

Geri dönüşümde kendilerine ilham veren projenin Yeşil Barış Harekatı’nın teneke çocuk projesi olduğuna dikkat çeken Basat, bu projede güzel bir ivme yakalandığını ve teneke olayında ciddi sonuçlar elde edildiğini kaydetti. Şimdi ciddi olarak kalan iki ürünün olduğuna dikkat çeken Basat, bunlardan birinin biri plastik diğerinin ise cam olduğunu dile getirdi. Camın ne yazık ki Kıbrıs’ta geri dönüşümü olmadığını belirten Basat, maddi olarak bakıldığında camın çok fazla geri dönüşüm değerinin de olmadığını vurguladı. Bunun nedeninin camı üretmenin çok kolay olması olduğunu kaydeden Basat, “Biz dedik ki camla ilgili ne yapabiliriz?  Marketi ve pazarı yok ülkede. Cam şişe aldığınız ürünlerin yüzde 99’u zaten yurt dışından gelir. Buradan yurt dışına göndermeniz çok büyük bir maliyettir. Biz şu açıdan yaklaşıyoruz cama: Camı zaten doğaya da atsanız bir çöp değil ama şişe olarak attığınız zaman yangınların çıkmasına sebep olur. Bir kullanıcı olmaz attığınızda. O noktada dedik ne yapabiliriz. Örneklere baktık ne yapılabilir. Gördük ki öğütme yapılıyor. Yani öğüterek hacmini yüzde 95 küçültebilirsiniz. Bu yalnız başına dönüp doğaya atacaksanız bile toprağa karışır. Hiçbir sıkıntısı olmaz ve çok daha az yer kaplar. Parkelerin arasına kum alırız normalde, şimdi öğütülmüş camları sermeye başladık. Seramik sanatçısı arkadaşımız istedi kullanmak, denemek için. Kedi kumu olarak kullanımı üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Yani bizim öğüttüğümüz cam alırsınız ve kum gibidir. Elinizi kesinlikle kesmez. Bildiğiniz kumdur. Çimentoya kum olarak koyup kullanabilirsiniz. Biz hayvanların altına da kullanıyoruz bazı yerlerde. yaptığımız proje şu an daha çok pilot proje” şeklinde konuştu. Şu an ise okullarda eğitsel aktivite olarak bunu nasıl düzenleyebileceklerini düşündüklerini kaydeden Basat, plastikle ilgili bazı ön çalışmalarının da olduğunu belirtti.

“Hattımız 7/24 hizmet veriyor”

“Hasta, yaralı, yardıma muhtaç yaban hayvanı gördüğünüz zaman bize ulaşabilirsiniz” diyen Basat, 1190 numaralı telefonun 7/24 çalışan yaban hayatı destek hattı olduğunu söyledi. “Herhangi bir hayvan gördüklerinde ve ne yapacaklarından emin değillerse önce bizi aramalarını tavsiye ediyoruz” diyen Basat, anında müdahale ettiklerini söyledi.

Kaşot: En önemli kuruluş amaçlarımızdan bir tanesi ‘çevre eğitimi’

Yrd. Doç. Dr. Nazım Kaşot, Taşkent Doğa Parkı’nın kuruluş amaçlarının en önemli nedenlerinden birisinin çevre eğitimleri vermek olduğunu söyledi. Bu konuda 2016’dan beri birçok düşüncelerinin ve projelerinin olduğunu söyleyen Kaşot, bu yıl yaptıkları çevre ve doğa eğitimi çalışmalarını bir çatı altında topladıklarını kaydetti. Buna da Kıbrıs Çevre Eğitim Merkezi adını verdiklerini söyleyen Kaşot, “Bir yaralı ve doğaya geri dönemeyecek olan yaban hayvanını kullanarak çocuklara bir yaban hayvanı aldıklarında, beslediklerinde bunun ne kadar kötü bir şey olduğunu öğretmek istiyoruz” dedi. “Bir tilkimiz var şu anda çok küçük almışlar, beslemişler köpek gibi oldu şimdi. Kafasına okşarsınız. Normalde insandan kaçar. Bunları kullanarak çocuklara eğitim yapıyoruz. Bir yaban hayvanını alıp beslemenin ne kadar yanlış bir şey olduğunu o tilkiyi göstererek anlatmaya çalışıyoruz” şeklinde koşuna Kaşot, bunun yanında kanadı kesilmek zorunda kalan bazı baykuşlar olduğunu, onların da doğaya geri dönemediğini söyledi. Rehabilitasyon merkezi olarak hiçbir zaman uyutma politikalarının olmadığını kaydeden Kaşot, yurt dışında doğaya geri dönemeyecek olan canlıların uyutulduğunu söyledi. Kendilerinin böyle bir politikasının olmadığını söyleyen Kaşot, bu konuda dünyada da bazı değişiklikler olmaya başladığını kaydetti. “Herhangi bir hayvan kendi kendine beslenebiliyorsa, durumu kötüye gitmiyorsa ve acı çekmiyorsa uyutmayız. Bu üç kriter bizim için çok önemlidir. Bu gibi konularda sürekli ilerliyoruz” diyen Kaşot, Taşkent Doğa Parkı olarak toplumdaki çevre ve doğa bilincini artırmak hedefinde olduklarını ekledi.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı