FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Kalıcı barışın esas yapı taşı, empati yapabilmektir’

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Güzelyurt Milletvekili ve CTP Dış İlişkiler Sekreteri Armağan Candan'dan genel değerlendirmeler...

Tünay MERTEKCİ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Güzelyurt Milletvekili ve CTP Dış İlişkiler Sekreteri Armağan Candan Voice Of The Island’a konuştu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Geçici Özel Danışmanı Lute’un Kıbrıs’ta yaptığı temasları, müzakereleri, parti olarak yurtdışında ve Kıbrıs’ın güneyiyle yaptıkları çalışmaları gazetemize değerlendiren Candan, iki toplumlu çalışmaların önemine vurgu yaptı ve kalıcı barışın esas yapı taşının, empati yapabilmek olduğuna dikkat çekti. Candan parti görevleri yanı sıra Cumhuriyet Meclisi’nde Avrupa Birliği’ne Uyum Komitesi’nin başkanlığını yürütüyor, ayrıca Cumhuriyet Meclisi’ni Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde temsil ediyor.

 Candan: Yol haritasını çıkarma çabaları sürecek

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili ve Dış İlişkiler Sekreteri Armağan Candan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Lute’un bir süreden beridir, BM Genel Sekreteri’nden aldığı yetki çerçevesinde Kıbrıs’taki iki taraf, Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve Avrupa Birliği ile temaslarda bulunduğunu söyledi. Geçtiğimiz günlerde de Lute’un bir tur görüşme daha gerçekleştirdiğini ve müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için gereken görev tanımı ve yol haritasını ortaya çıkarma çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Candan, “Belli ki Sayın Lute bu çalışmalarını ocak ayında da devam ettirecek” diye konuştu. Candan, Lute’un son ziyaretinde iki tarafla da ikişer kez görüştüğünü, ortaya çıkarmaya çalıştığı bu görev tanımı ve yol haritası içerisinde tarafların; Neredeyiz? Nereye varacağız? Nasıl varacağız? Ne zaman varacağız? sorularına yanıt aradığını vurguladı.

“Çabalar ocak ayında devam edecek”

“Çünkü hem Kıbrıs Türk tarafının görüşü hem de BM Genel Sekreteri’nin son Kıbrıs raporunda altını çizdiği bir unsurdu artık görüşmelerin sonsuza dek süremeyeceği noktası. Bizim için oldukça önemli. Dolayısıyla bu çalışma ne zaman tamamlanacak, ne zaman bu çerçeve tamamlanacak, sorusunu da gündeme getirecek” diyen Candan, Lute’un önümüzdeki aylarda bu dört ana nokta üzerinde bütün tarafların uzlaşısını elde etme çabası içerisinde olacağını belirtti. Lute’un ocak ayında tekrar geleceğinin söylendiğini ifade eden Candan, “Lute’un taraflara bu 4 noktaya ilişkin olarak görev tanımını tamamlayabilmek için sorular sorduğunu ve cevaplar aldığını anlıyoruz son ziyaretinden” dedi. Lute’un aldığı yanıtları, geldiği noktaları genel sekretere raporlayacağının altını çizen Candan, bu çabanın ocak ayında da devam edeceğine dikkat çekti.

“Her zamandan farklı bir yöntem görüldü”

“Lute’un görüşmelerinde biraz önce tanımlamaya çalıştığım çerçeveyi oluşturmaya çalıştığını genel olarak biliyoruz” diyen Candan, liderlerin de bu sorulara dönük olarak tarafların gerek müzakerelerin içeriğine ilişkin gerekse de yönteme ilişkin görüşlerini Lute ile paylaştığının anlaşılabileceğini ifade eden Candan, Lute’un şu an itibariyle bu sürecin gizlilikle yönetilmesine, sürecin zarar görmemesi için buna dikkat ettiğini vurgu yaptı. Lute’un BM adına bu görüşmeleri yürütürken tek başına bu toplantıları gerçekleştirdiğine dikkat çeken Candan, BM’nin diğer ekiplerinden, diğer üyelerinden başka birinin bu toplantılarda olmadığının da görüldüğünü söyledi. Lute’un herkesle tek başına görüştüğünü yineleyen Candan, bunun da kendisinin dikkatini çeken bir unsur olduğunu belirtti. Lute’un bugüne kadar olanlardan farklı bir yöntem uyguladığının görüldüğünü ifade eden Candan, “Bunun sebebi bir gizlilik konusu olabilir, belki de çalışmayı yavaşlatmasını önlemek istiyor ve kendisi böyle bir bakış açısıyla yürütüyor. Daha fazla daha özel bir neden var mı bilmiyorum ama kendisinin çalışma yöntemiyle ilgili bir şey olduğunu anlıyoruz” dedi.

“CTP’nin bütün kesimlerle konuşabilme yeteneği var”

Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin kurulduğu günden itibaren Kıbrıs sorununun karşılıklı kabul edilebilir, iki kesimli, iki toplumlu federal çözüm çerçevesinde çözümlenmesi ve Kıbrıs Türk Toplumunun da hem Kıbrıs adası üzerindeki haklarını hem de dünyada hak ettiği yeri alabilmesi için mücadele ettiğini söyleyen Candan, CTP’nin bu amaç uğruna kurulduğu günden beri aktif bir şekilde çalıştığını kaydetti. “Bu çerçevede, samimi bir şekilde çözüm için çalıştığından da kimsenin şüphesi olmayan bir partidir CTP” diyen Candan, CTP’nin bütün kesimlerle konuşabilme yeteneğinin olduğunu ve bunun da büyük bir avantaj olduğunu dile getirdi. Candan, “CTP hem Kıbrıslı Rum siyasi partilerle samimi bir ilişki kurup katkı yapabiliyor, hem Türkiye ile hem Yunanistan ile hem BM ile hem AB ile hem de Kıbrıs Türk Toplumu içinde sayın cumhurbaşkanına da görüşlerini açık ve net bir şekilde paylaşabilme avantajı var” dedi. Kimsenin CTP’nin samimi bir şekilde çözüm için uğraştığından şüphesinin olmadığının altını çizen Candan, dolayısıyla da CTP’nin hem Kıbrıs sorunuyla doğrudan ilişkili bu çevrelerle hem dünyadaki diğer uluslararası aktörlerle temasının olduğunu belirtti.

“Kıbrıs Türk Toplumunun dünyaya açılabilmesi için bu temaslar önemli”

CTP’nin uzun yıllardır Sosyalist Enternasyonel’in, Avrupa Sosyalistler Partisi PES’in, Dünya İlerici İttifakı’nın ve Avrupa Parlamentosu Sosyal Demokrat Grubu’nun üyesi olduğuna dikkat çeken Candan, dolayısıyla hem parti olarak hem de gençlik örgütü olarak da birçok uluslararası kuruluşta aktif bir çalışma yürütüldüğünü bildirdi. Kıbrıs Türk toplumunun dünyaya açılması için bu temasların çok önemli olduğunu düşündüğünü söyleyen Candan, mümkün olduğunca bu platformları kullanarak Kıbrıs Türk toplumunun sesi olmaya çalıştıklarını vurguladı. “Annan Planı sonrasında Kıbrıs Türk toplumunun Annan Planına evet demesi sayesinde, Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi’nde Kıbrıs Türk toplumu önemli bir statü kazandı. Milletvekilleri Kıbrıs Türk toplumunu daha kurumsal bir statü ile temsil etmeye başladı” diyen Candan, şu anda da meclisten Kıbrıs Türk toplumunu AKPA’da temsil eden iki kişiden biri olduğunu söyledi. Söz konusu platformun Kıbrıs Türk toplumu için önemli bir platform olduğuna değinen Candan, oradaki varlığımızın çok önemli olduğunu belirtti.

“AKEL ve DİSİ ile sürekli temas halindeyiz”

Geçtiğimiz yıl Yunanistan’da DİSİ temsilcisi ile bir konferans verdiklerini ifade eden Candan, geçtiğimiz ay ise Ankara’da AKEL Genel Sekreteri ile TEPAV’da bir konferans verdiklerini vurguladı. Her durumda Kıbrıslı Türkler ile Yunanistan’ın, Kıbrıslı Rumlar ile de Ankara’nın temas etmesinin önemli olduğunu düşündüklerine dikkat çeken Candan, “Karşılıklı olarak bir birimizin hassasiyetlerini, kaygılarını, önceliklerini bütün bu tarafların doğrudan bir birinden duyması mutlaka ki önemlidir” dedi. Dolayısıyla da bu temasları olumlu bulduklarını kaydeden Candan, çeşitli kesimlerin farklı taraflarla temas etmesini olumlu bulduklarını kaydetti.

Burada da AKEL ve DİSİ ile sürekli temas halinde olduklarını vurgulayan Candan, birlikte çeşitli etkinlikler ve konferanslar düzenlediklerini anlattı.

“Empati kurabilmek için önemli”

“Burada maksat Kıbrıs Rum toplumu ile bizim doğrudan buluşmamız ve bizi doğrudan anlamalarıdır” şeklinde konuşan Candan, Kıbrıs Türk toplumunun da Kıbrıslı Rum siyasetçilerle buluşmasının, doğrudan bir birleriyle temas etmesinin her durumda bir birimizi daha iyi tanımanın, empati kurabilmek için önemli olduğuna inandıklarından söz etti. Önümüzdeki dönemde de CTP olarak benzer çalışmalarının devam edeceğini kaydeden Candan, geçtiğimiz hafta Avrupa Sosyalistler Partisi’nin Portekiz’de düzenlenen kongresine katıldıklarını belirtti. Orada CTP’yi temsil ettiklerini dile getiren Candan, “Orada İspanya, Portekiz, Malta başbakanları da vardı. İngiliz İşçi Partisi başkanı da vardı. İkili de temaslar yapma fırsatımız oldu” dedi. Önümüzdeki dönemde bu çerçevede temaslarının, çalışmalarının olacağını ifade eden Candan, yeni yıldan itibaren çalışmalarının hızlanacağını ekledi.

“Kalıcı barışın esas yapı taşı, empati yapabilmektir”

“Kıbrıs’taki siyasi statüko ne isterse olsun, her durumda Kıbrıs’ta kalıcı barışın esas yapı taşı, iki toplumun bir birini daha iyi tanıması, daha iyi ilişki kurması, bir birine yönelik daha çok empati yapabilmesidir” diyen Candan, kalıcı barışın gelişecek olan sosyal, kültürel, ticari, ekonomik ilişkiler sayesinde iki toplum arasında karşılıklı bağımlılıkların artması ile mümkün olacağını vurguladı. Ancak bu şekilde savaşın imkansız hale geleceğini belirten Candan, “İnsanlar bir birini daha çok tanıyacak, sosyalleşecek, birçok açıdan bir biriyle barışacak” dedi. Dolayısıyla bunları her zaman desteklemeye devam etmek gerektiğini ifade eden Candan, barışı ancak bu şekilde ülkemizde kalıcı yapabileceğimizi vurguladı. Son iki geçiş noktasının açılmasıyla ilgili konuşan Candan, “Geçiş noktaların açılması için hükümetimiz, CTP’nin başbakanının bulunduğu hükümet hızlı bir çalışma yürütülmesini sağladı” dedi.

“Ne kadar çok geçiş noktası açılırsa, ilişkiler o kadar artacaktır”

Derinya ve Aplıç Geçiş Noktalarının açılmasının o çerçevede sağlandığını belirten Candan, “Ne kadar çok geçiş noktası açılırsa, bu ilişkilerin gelişmesi de o kadar artırılacaktır” dedi. Bunun da geleceğe dönük bir güvence olacağını kaydeden Candan, “Şimdi önümüzdeki dönemde yapmamız gereken şeylerin bir tanesi de Maronit açılımını bir an önce hayata geçirmektir” dedi. Bunun da Kıbrıs Türk toplumu adına çok önemli bir adım olacağını kaydeden Candan, Maronit açılımı konusunun başbakanlığın koordinasyonluğuna alındığını ifade etti. Başbakanlığın bu konu hakkında yoğun çalıştığını ifade eden Candan, “Çünkü gerek mülkiyete ilişkin, gerek askeri konular, gerekse bir takım başka bürokratik konulara ilişkin çok geniş dosyalar hazırlandı bu konu hakkında. Raporlar ortaya koyuldu. Elbette ki işin bir de maddi yönü var. Dolayısıyla daha kolay yapılabilecek, başarılabilecek noktalardan başlayarak ilerlenmesi, pey der pey bunu ileriye götürüp Kıbrıslı Maronitlerin evlerine, yurtlarına, köylerine geri dönüşünün hızlandırılması için siyasi kararlılık oradadır” diye konuştu. Bütçe dönemi geçtikten sonra bu çalışmaların daha da hızlanacağını vurgulayan Candan, kendilerinin de bu konunun takipçisi olacağına dikkat çekti ve gerek bütçe görüşmelerinin komitedeki aşamasında gerekse de genel kurul aşamasında kendisinin de özellikle Maronit açılımı konusunu gündeme taşıdığını söyledi. Bu adımların kültürel, sosyal ve ekonomik açıdan çok boyutlu, çok çeşitli önemli adımlar olduğuna dikkat çeken Candan, bu durumun gerçekleşmesi sonucunda güzel gelişmeler olacağını ekledi.

“İki toplumlu projelerin çok önemli olduğunu düşünüyorum”

Kıbrıslı gençlere çağrıda bulunan Candan, düzenlenen iki toplumlu projelerin çok önemli olduğunu düşündüğünü ve bunların devam etmesi gerektiğini belirtti. “Çünkü bu anlamda gençlerin bir birini tanıması, bu ülkenin geleceğinin daha barışçıl olmasının garantisi olacaktır” diye konuşan Candan, uzun yıllar söz konusu duruma önem verilmediğini kaydetti. Bunun sonucunda ise bir birini tanımayan ve bir birinden uzak kalan, güven duymayan, her hangi bir yakınlık hissetmeyen bir gençlik yetiştiğini vurgulayan Candan, bu durumun özellikle Rum tarafında geçerli olduğunu dile getirdi. “Bunların bazen ELAM gibi aşırı sağ, ırkçı örgütlenmelere de girebildiklerini görüyoruz” diyen Candan, bunun dikkatlice üzerinde düşülmesi, sorgulanması gereken bir konu olduğunu söyledi. Candan, “Dolayısıyla ne kadar çok gencimizi bir birleriyle temas haline geçirebilirsek o kadar iyidir. Bizim partimizin gençlik örgütü de en aktif çalışan, çeşitli projeler çerçevesinde Rum tarafındaki çeşitli örgütlerle birlikte birçok proje yapan örgüttür. Yapmaya da devam ediyor, edecektir” dedi.

Voice of the Island 2018

Etiketler

Benzer Haberler

Bir Yorum

  1. Empati diyorsunuz, bu empatiyi her iki tarf mi yapacak yoksa yaptıklarını bilmek istemeyen ve kendini mağdur sayan rum tarafı bundan müstesna mı? Papazın etkisini %50ye indirecek gücünüz var mı? BOŞUNA UĞRAŞIYORSUNUZ. DOSTLAR ALİ VERİŞTE GÖRSÜN.

Başa dön tuşu
Kapalı