FeaturedVOİ Özel Haber

Huzur ve mutluluğun adresi… Poli Hirsofu Köyü

Voice Of The Island 2018 – Cemal Dermuş

Chrysochou ( Yunanca : Χρυσοχού , Türkçe : Hirsofu ), Polis Chrysochous’un 3 km güneyinde bulunan Kıbrıs Baf Bölgesi’ndeki bir köydür. Chrysochou veya Hirsofu (Kıbrıslı Türkler için), Polis’in dört kilometre güneyindeki Paphos bölgesinin Chrysochou vadisindeki bir köydür. Goodwin’e göre Chrysokhou, ilk yerleşimcisi olan kuyumcuya göre seçildi. Chryso, Yunanca’da “altın” anlamına gelir. Köyün adı da “altın toprak” olarak yorumlanabilir (khrysoskhous). Kıbrıslı Türkler 1958’de Altıncık adını kabul ederek “küçük altın” anlamına geldi.

Arnavut burnu ile Pomo burnu arasındaki körfeze adını vermiş olan Hirsofu köyü, çok eski geçmişi olan Baf köylerindendir. Uzun yıllar bölgenin en önemli ve en büyük köyü olarak kalmıştır. 1904 yılına kadar ilçe ünvanına sahip olan Hirsofu (Altıncık), Limni madeninin de işletilmeye başlamasıyla birlikte birden bire büyüyüp gelişen Poli’ye üstünlüğünü kaptırmış oldu. Hirsofu köyü, nüfus olarak Poli’nin altında kalmasına rağmen, bölge köyleri hep Hirsofu ile anılmaya devam etti.

 

Gerek köy içerisinde, gerekse çevresinde bulunan temeller, heykel, çanak çömlek, su arkları, sarnıç,  geriz gibi eski buluntu ve kalıntılar, Hirsofu köyünün eski bir geçmişi olduğunu rahatlıkla ortaya koymaktadır. Geçmişte anlatılanlara göre, Poli ile Hirsofu, eskiden iki büyük çiftlikmiş. Birkaç ağanın elinde bulunan bu çiftliklerde, yüzlerce arap köle çalıştırılmaktaymış. Bölgede yaşayan epey fazla esmer tenli insanların olması da buna bağlanmaktadır. Poli ve Hirsofu içlerinden geçen Hirsofu deresi, sürekli akmakta ve dere boyunca un değirmenleri bulunmaktaymış. 

Osmanlıların Kıbrıs’ı aldıkları 1571 yılında, Hirsofu köyünde Venedikliler yaşamaktaydı. Fakat Osmanlıların gelişi ile birçok yerlerde olduğu gibi, büyük bir kısmı Hirsofu (Altıncık) köyünü terketmiştir. Kıbrıs’taki Osmanlı döneminden itibaren, sakinleri genellikle Türkler olan Hirsofu ismiyle ilgili çeşitli rivayetler de mevcuttur. Köyün içinden geçen derede, altın gibi parlayan maddeler olduğundan, derenin ve bölgenin adına Yunanca’da altın anlamına gelen Hirsofu denmiş ve köyün ismi de Hirsofu olarak konmuş. Bir başka rivayete göre ise, köyde kırk sofu varmış. Bu sofular çok misafir severmiş. Köye gelip gideni iyi ağırlarlarmış. Yedirip içirip yatırırlarmış. Bu davranışları ile “Kırk sofular” bölgede nam salmışlar. Bu nedenle bölgede, zamanla nam salan “Kırk Sofular” köyün isminin “Kırksofu” ve zamanla değişime uğrayarak Hirsofu adına kadar gelmesine neden olmuşlar.

 

Poli’nin 2 mil (3 kilometre) güneyinde olan Hirsofu (Altıncık), Baf ilçesine bağlıdır. Poli ile Kasaba’ya asfalt yolla bağlı olan Hirsofu (Altıncık), Kasabadan 23 mil (34 kilometre), Lefkoşa’dan ise 73 mil ( yaklaşık 110 kilometre) uzaklıktadır. Köydeki evler, çoğunlukla kerpiçten yapılmış binalardı. 1960 yıllarda köy nüfusu 300’ün üzerindeydi. Hemen bitişiğindeki Karamullez, Karamulla (Kervanyolu) köy nüfusu da eklendiğinde, Hirsofu’nun nüfusu 400 civarında olurdu. Geçmiş yıllarda sıtma ile menenjit hastalıkları yüzünden köyün nüfusu uzun süre yerinde saymıştır. Limni madeninin açılmasıyla, Hirsofu köy nüfusunun Poliye kayması da köyün gelişememesine bir etken olmuştur.

 

Baf köyleri içerisinde hatırı sayılabilecek miktarda toprağı bulunan (6 bin dönüm) Hirsofu köyünde, göçler nedeniyle yaklaşık 2 bin dönüm arazi çevre köylerde yaşayan Rumlar’a satılmıştı. Geri galan 4 bin dönümlük arazide, arpa, buğday, limongil, zeytin, harup ve badem yetiştirilmekteydi. Köylü genel olarak çiftçilik, hayvancılık ve maden işçiliği ile geçimini sağlıyordu. 1960’lı yıllarda köyde 3 traktör ile 2 harman makinesi mevcuttu.

 

 

Köyün içme suyu, Argogalemi (yabani kamış) mevkindeki 4 kuyudan elde edilmekte idi. 7 Çeşme ile köye dağıtılan su, yaz aylarında çok azalıyordu. Köylü sulama suyu olarak ise, Garilli, Gasrapbi, Çerapşa derelerinin suyundan faydalanmaktaydı. Bu derelerin ikisi yaz kış, bir tanesi ise sadece kışın akmaktaydı.

 

Poli bölgesinde, okula ilk kavuşan köylerimizden olan Hirsofu’ya (Altıncık) bölge köylerinden olan Mirmikof, Aysiyeros (Demirci) ve Skulli köylerindeki Türkler okumaya geliyorlardı. 1950 yılında yapılan yeni ilkokul binasıyla öğrenime devam edilmiş ve 1950 yılında73 öğrencili, 2 öğretmenli bir okul olmuştu.

 

Hirsofu köy camisi ise, Venedikliler’den kalan sağlam yapılı bir kiliseye, minare ile kubbe eklenerek camiye dönüştürülmüştü. 1901 yılında minareye düşen bir yıldırım nedeniyle yıkılan minare yeniden inşa edildi. 1953 Baf depreminde, cami yine hasar görmüşse de yeniden tamir edilmişti.

 

Eskiden çok dindarı, sofusu, hocası, hacısı bulunduğu söylenen Hirsofu’da, bölgedeki Türk köyleri için şöyle bir taşlama da dillerde dolaşmakta idi.

Magunda’nın ağası

Pelatusa’nın keli

Malatya’nın haşişi

İstinco’nun cömerti

Zaharga’nın hırsızı

Melandra’nın murtadı

Sarama’nın yavaşı

Tremetuşa’nın cincisi

Karamullez’in mullası

Hirsofu’nun sofusu.

Tarihsel Nüfus:

 

Yukarıdaki tabloda görülebileceği gibi Chrysochou, Osmanlı döneminden beri Kıbrıslı Türk bir köydür. İngiliz dönemi boyunca köy nüfusu sürekli dalgalansa da, pek bir artış göstermedi.

Nüfus tablosu

1950’lerin olağanüstü hallerinde veya 1963-64 arası toplumlararası savaş sırasında hiç kimse bu köyden yerinden edilmiş değildi. Bununla birlikte, köy, Loukrounou (Olukönü), Lapithiou (Bozalan) ve Poli gibi yakın köylerden birçok yerinden edilmiş insan aldı. Richard Patrick, 1971’de hala Chrysochou / Altıncık köyünde yaşayan 35 yerinden edilmiş Kıbrıslı Türk kaydetti. Toplam nüfusu 367’ye çıktı.

1962 Yılında Kıbrıs Cumhuriyeti Cumharbaşkan Vekili olan Rahmetlik Dr. Fazıl Küçük, tüm Baf köylerine yaptığı ziyaretler çerçevesinde, Hirsofu (Altıncık) köyünü de ziyaret etmiş ve o günkü saptamaları kayıt altına alınmıştı.

300 Türk’ün yaşadığı tamamen Türk köyü olan Hirsofu (Altıncık), Kasaba’dan 22 mil uzaklıkta olup yolu tamamen asfalttır. 2 öğretmenli ilkokulunda 73 öğrencisi bulunmaktadır. Köyün içme suyu mevcut ise de, ihtiyaca kafi gelmemektedir. Köylülerin çoğunluğu çobanlık ve ziraatla geçimlerini sağlamaktadırlar. Kasaba ve diğer yerlerde çalışan işçiler de vardır. Bin dönüme yakın arazide, arpa, buğday yetiştirilirken, köylünün uğraşları ile her türlü sebze ve meyve de yetiştirilmektedir.

 

Köy telefona kavuşmuş fakat cereyan henüz gelmemiştir. Sıhhat merkezi Poli de bulunup, Jandarması da yine Poli’dedir. Yer altında bulunan su kaynaklarının artezyen kazılarak yer yüzüne çıkarılması elzem bir durum arzetmektedir. Bulunacak olan suların hiç kuşkusuz köylünün tarım konusundaki atılımlarını daha çok destekleyip daha fazla üretim yapmalarına neden olacaktır.

Köydeki öğretmen evlerinin de daha sıhhi bir duruma getirilmesi ve caminin tamir edilmesi elzemdir. Bu güzel köyümüzün daha da gelişmesi için saptadığımız eksiklikler ve köylümüzün temennilerini gerçekleştirmek için azami gayreti göstereceğimizi ve Hirsofu (Altıncık) köyümüzü daha da geliştireceğimizi belirtir saygılar sunarım.

 

1962 -1974 Yılları arasındaki kah sakin, kah biraz tedirgin bir yaşamın ardından 1974 savaşı, Hirsofu (Altıncık) köylülerini de can güvenliği endişesine düşürdüğü aşikardır.

Bu nedenle, Hirsofu ( Altıncık)’taki tüm köylüler ve köyde yaşayan yerinden edilmiş kişiler kuzeyde göç etmek durumunda kaldılar. Bu göç hareket iki aşamalı gerçekleşti. İlk aşamada, köylülerden yaklaşık 140’ı gizlice dağların üzerinden geçerek Türk kontrolündeki kuzeye kaçtılar. İkinci aşamada, geri kalan 222 köylü, UNFICYP refakatinde kuzeye geçtiler. (12 Ağustos 1975). Morphou (Güzelyurt) bölgesinde çoğunlukla Katokopia (Zümrütköy) ve Nikitas (Güneşköy)’de yeniden yaşamlarına yeni bir düzen oluşturmaya çalıştılar. . Bunlardan bir kısmı Masari (Şahinler) köyü ve Mağusa’ya yerleştiler.

 

Mevcut Sakinler:

Kıbrıslı Türkler ayrıldıktan sonra köy, kuzeyden güneye göç eden bazı Kıbrıslı Rumların yerleşmesi için kullanıldı. 2001 nüfus sayımına göre, köyün toplam nüfusu 52 kişiydi. Hirsofu, Kibris adasının kuzey-batı ucunda, Chrysochous Körfezi’nin merkezinde, Akamas yarımadası doğa rezervinin kenarında küçük bir kasabadır. Sakin bir turizm beldesidir, sakinlerin gelirleri tarım ve balıkçılık tarafından takviye edilir.

1974 öncesi Hirsofu köyünde Udi Zeytin yagi fabrikası vardı.

Kültürel Miras Teknik Komitesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Avrupa Komisyonu işbirliğinde restore edilmistir.

 

Ziyaret ettiğim Baf köyleri içerisinde, konumu, sakinliği, doğası, tarımsal arazileri ve bir turizm beldesi olabilmesi bakımından en beğendiğim köyler arasında olduğunu söylemeliyim. Kısacası; Hirsofu köyünü ziyaretimde, hayatımda tanıdığım Hirsofu kökenli insanlar birer birer gözümün önüne geldi. Tanıdığım sakin ve olgun kişilikleri ile Hirsofu sokaklarında düşündüm ve hayalettim. Bölgenin insana huzur veren yapısının karakterlerine işlediğini düşünüyorum. Bir an tanıdığım Hirsofulular ile bu köyde yaşadığımı da hayal etmekten kendimi alamadım. İşte o andı ki içime bir huzur ve mutluluk doluvermişti. İyi ki bu güzel insanları tanıdım. İyi ki birzamanlar bile olsa insana huzur ve mutluluk veren bu güzel köyde doğmuşlar ve yaşamışlar. Şimdi köylerine özlem duyarlar mı?, orada yaşadıklarını anımsarlar mı?, Anılarında Hirsofu ile ilgili neler neler var?, Bir yerlere anılarını yazdılar mı?, Çocuklarına, torunlarına geçmişlerini aktardılar mı?…

Saygı ve sevgilerimle.    

Voice Of The Island 2018 – Cemal Dermuş

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başka Haberler

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı