Home Cafe: Adadaki tüm toplumlar için tarafsız bir buluşma noktası

Ledra Palace Otel’in karşısında, ara bölgede bulunan Dayanışma Evi, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların ortak kullanımında bir alan. Dayanışma Evi’ne hem Kıbrıs’ın kuzeyinden hem de Kıbrıs’ın güneyinden birçok kişi arkadaşlarıyla görüşmek için, kitap okumak için, araştırma yapmak için geliyor. Dayanışma Evi içerisinde bulunan Home Cafe de misafirleri memnun bırakacak şekilde hizmet verirken, ürünleri de bir o kadar dikkat çekici. Home Cafe Sorumlusu Lefkia Heracleous, Voice Of The Island’a konuşarak hem kafede yaptıklarını aktardı hem de Home Cafe hakkında bilgi verdi.

Tünay MERTEKCİ

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar birlikte çalışıyor

Home Cafe’nin ara bölgede bulunan eşsiz bir yer olduğunu belirten Home Cafe Sorumlusu Lefkia Heracleous, konumu nedeniyle adadaki tüm toplumlar için tarafsız bir buluşma yeri olarak hizmet verdiğini söyledi.

Kafenin kütüphanesi için, araştırma yapmak için, toplantı yapmak için insanların her gün kafeyi ziyaret ettiğini vurgulayan Heracleous, “ayrıca insanlar, kafenin sunduğu, organik kahve gibi özenle hazırlanmış ürünler için de geliyor” dedi.

Kafede aşçı olarak çalışan Maria ve Münevver adında iki kişinin bulunduğunu söyleyen Heracleous, söz konusu kişilerin günlük değişimli olarak çalıştıklarını belirtti ve “kafede öğle yemeği, tatlılar, kekler, tuzlu atıştırmalıklar gibi yiyeceklerin hazırlandığı bir mutfak var” dedi.

2014’ten itibaren, Dayanışma Evi’nin kafe yönetimini devraldığını ve personeli arasında güçlü bir ekolojik bilinç geliştirmeye başladığını belirten Heracleous, ardından da yavaş yavaş araştırma ve uygulama yoluyla ekolojik bir kafe haline geldiğini ifade etti.

Kahve kalıntıları toplanıp, çiftçilere veriliyor

Başlangıç olarak kafede plastik, teneke, Tetra Pak, cam ve kağıt için geri dönüşüm kutularının olduğunu dile getiren Heracleous, “devamında Cans for Kids için tenekeler ve tekerlekli sandalye içinde kapaklar toplamaya başladık” şeklinde konuştu.

Kahve kalıntılarını bir kutuda topladıklarına dikkat çeken Heracleous, kalıntıların gübre olarak kullanılması için çiftçilere verdiklerini söyledi.

“Kahve, Almanya’dan Libertad Kollektiv Kooperatifi aracılığıyla Zabatista’dan alınıyor, bu kooperatif Avrupa’da Zabatista’yı temsil etmektedir” diyen Heracleous, söz konusu kahvenin ise Meksika’da bir yörenin yerli halkı tarafından geleneksel olarak yetiştirildiğini belirtti.

“Zapatista tarafından kooperatiflerle oluşturulan bu ağ sayesinde kahve gelirlerinin en büyük oranı yerlilere gidiyor” diyen Heracleous, organik meyve suları, cips/patates ve gevrekler gibi diğer organik ürünlerin de kafede bulunduğunu ifade etti.

“Kıbrıs’ta organik ürünlerin fiyatı yüksek”

“Ne yazık ki Kıbrıs’ta organik ürünlerin fiyatları yüksek” şeklinde konuşan Heracleous, kafede sunulması için daha uygun fiyatlarda olan organik ürünlerin bulunması için çalışmalar yapılmakta olduğunu belirtti.

Home Cafe’nin  “#Ferto”’yu destekleyen tek kafe olduğunu dile getiren Heracleous, Take Away olarak alınan kahvenin bardağının geri getirilmesi durumunda yüzde 10 indirim yapıldığını belirtti.

Böylece plastik bardak kullanılmadığını kaydeden Heracleous, artık içeceklerin yanında pipet verilmediğini de vurguladı.

Pipet almak için ısrar eden müşteriler için kullanılan kompostlanabilir çubukların (compostable straws) kullanılmakta olduğunu belirten Heracleous, kafenin sunduğu kağıt peçetelerin de geri dönüşümle oluşan peçeteler olduğuna dikkat çekti.

Fazla deterjan kullanmamaya da çalıştıklarını dile getiren Heracleous, “çok fazla yaygın ve bilinen bir şey olmasa da deterjanlar çevreyi kirleten ve birçok alerjiden sorumlu olan şeylerdir” dedi.

Deterjanın ekolojik olmaması durumunda aşırı kullanımdan kaçınılmasının iyi olacağını kaydeden Heracleous, kafede, yüzeyleri temizlemek için plastik peçetelerin kullanılmadığını söyledi.

Kırılan hiçbir şey çöğe atılmıyor

“Her gün değiştirmemiz gerekmeyen ve atmak yerine yıkayıp kullanılabilen havlular var” diyen Heracleous, aynı durumun genellikle kullanmadıkları mutfak havluları için de geçerli olduğunu dile getirdi.

Kafenin bazı çalışanlarının işe gelmek için toplu taşıma araçlarını ya da bisiklet kullandığına vurgu yapan Heracleous, kafenin içerisinde veya çevresinde bulunan bitkilerde ise kimyasal gübre kullanılmadığını ifade etti.

Kırılan hiçbir şeyin atılmadığını söyleyen Heracleous, kırılan şeylerin tamir edilebilir durumda olması halinde tamir edildiğini kaydetti.

Kafedeki tüm ışıkların “led” olduğunu söyleyen Heracleous, genel olarak, israf veya fazlalıktan kaçındıklarını aktardı ve “fazla yiyecek olması durumunda, yiyecekleri ihtiyacı olan gruplara gönderiyoruz” dedi.

Eco-Friendly Cafe kriterlerine göre kafeye tam olarak “ekolojik kafe” söylenmese bile, bu kriterlerin çoğunun karşılanmakta ve iyileştirme çalışmaları da devam etmekte olduğunu ifade eden Heracleous, Kıbrıs Cumhuriyeti’nde plastik poşetlerin yasaklanmasının ardından çevre için daha belirgin bir farkındalık ortamı yaratıldığını kaydetti ve örneğin  “Hoi Poloi” ile “Kala Kathumena” gibi kafelerin de uygulamalarını değiştirmeye başladığına dikkat çekti.

Heracleous, “İnsanların çevre konularıyla ilgili daha çok bilgilendirildiği günümüzde, kafeler ve restoranlar alışkanlıklarını değiştirmeli ve ekolojik uygulamaları insanların benimsemeleri konusunda bilinçlendirilmesi, duyarlı hale getirilmesi için iyi bir fırsat” şeklinde konuştu.

Voice of the Island 2018