FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Hem kuzeyde, hem güneyde bir çok eser üzerine projeler hazırlandı’

İki toplumlu Kültürel Miras Teknik Komitesi eş başkanı Ali Tuncay, komitenin yapmış olduğu çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunurken, birçok çalışmanın uygulama aşamasında olduğunu ve yoğun bir şekilde her iki taraftarda da çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Fotini Tontikidou ve Diana Aza

Lefkoşa’da 2019 yılının başında yıkılmaya başlayan surların çalışmaları hakkında Tuncay şunları kaydetti:

“Zaten bununla ilgili bir proje başlatmıştık. Surların yıkılması, 2019 yılının başında ilk önce Arabahmet bölümünde meydana geldi. Yıkılmadan önce, bizim Lefkoşa surlarıyla ilgili bazı çalışmalarımız vardı: mesela bitki temizliği. Bazı alanlarda yoğun bitki istilası vardı, surların üstünde ağaçlar bitmeye başlamiştı ve sonuçta kökleri çok büyük zarar veriyor. Hemen akabinde, yılın başında Arabahmet bölgesinde ki surlar çöktü, onun akabinde ise Quirini Burcu’ndakisurlar çöktü. Biz Kültürel Miras Teknik Komitesi olarak devreye girdik, bitki temizliğinin yanı sıra bu çöken yerlerin tamiriyle de ilgili projeler geliştirdik. Şu anda bu iki projenin beraberinde, Mula Burcu’ndan Girne Kapısına olan bütün surlar bitkisinin temizlik çalışması başladı.”

Kıbrıs’ın kuzeyi ve güneyinde birçok eser üzerine hazırlanan projelere değinen Tuncay, birçoğunun da uygulama aşamasında olduğunu ve yoğun bir şekilde her iki taraftarda da çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

“Hem kuzeyde, hem güneyde bir çok eser üzerine projeler hazırlandı. Birçoğu uygulama aşamasında ve yoğun bir şekilde her iki tarafta da çalışmalar devam ediyor. Tabii, Kültürel Miras Teknik Komitesi duyanların çoğu, dini ibadet yerlerini tamir ettiğimizi zannediyor ama biz sadece dini ibadet yerlerle uğraşmıyoruz. Bunun yanında, gördüğünüz gibi surlarla çalışıyoruz, hamamları yapıyoruz, onun yanı sıra kiliselerde freskler ve camilerde mihrap süslemeleriyle ilgileniyoruz. Bu konudada uzun yılların bakımsızlığı var ve bunların konzervasyonu yonunde de çalışmalar yapıyoruz.”

“Genç Elçiler diye yeni bir program başlattık”

“Bu arada, eğitim çalışmalarımızda var, Genç Elçiler diye yeni bir program başlattık. Bu program sayesinde iki toplumdan da gençlere ulaşmaya çalışıyoruz, gençler bu adanın geleçeğidir. Gençlerin bir birini anlamasını, iş birliği yapmasını, beraber çalışmasını, ayrıca diğer gençliğe ulaşmamızda yardımcı olmasını umuyoruz. Her iki toplumdan 40 tane gençle, yaklaşık birkaç aydır çalışmalarımıza başladık. Bunun yanı sıra, uzmanlara eğitim programları düzenliyoruz, yani onlara yaptığımız çalışmaların ne olduğunu anlatıyoruz. İlk düzenlemeleri Baf’taki Osmanlı hamamında yaptık. İkincisini Lefkoşa’da, surların bitki temizliği ile ilgili uzmanlara bilgi verdik. Son olarak, üçüncüsünü Mağusa’da Othello Kalesinde yaptık, orda her iki toplumdandan gençlere ve uzmanlara eski eserlerin dijital kağıtlarının nasıl yapılıdığını ve nasıl bilgi toplandığını anlattık.”

Akdoğan’daki Meryem Ana kilisesi hakkında da sorularımızı yanıtlayan Tuncay şunları ekledi:

“Μüdahale ettiğimiz eserler çok kötü durumda olan, yani yıkılma şansı büyük olan eserlerdir. Akdoğan’da ki kilseyi gördüm, kilisenin yapısal bir sorunu yok. Yani yıkılma durumu yok. Bazı ufak tefek teknik sorunları var. Dolayısıyla bizim aciliyet listemizde değil. Ancak, self-funding dediğimiz bir program geliştirdik ve bu program çerçevesinde belli topluluklar, insanlar veya kurumlar bir araya gelip para topluyorlar bir cami, kilise, hatta bir eski eserin tamiri için katkıda bulunmak istiyorlar. Teknik Komite’nin onay vermesi ve bizimle çalışan uzmanlarımızın da uygun görmesi durumunda çalışmalara başlıyoruz.”

Meryem Ana kilisesi için böyle bir self-funding var mı?

“Eğer böyle bir şey varsa tabii bizimle temasa geçeceklerdir. Basından bazı duyumlar aldık ama bizimle resmi bir temas olmadı. Resmi temasa geçildiği anda bu konuyu değerlendireceğiz. Açıkçası o kadar çok yıkılma durumunda olan yer var ki, yani müdahale etmemiz gereken ve sonsuz bir mali kaynağımız yoktur. Avrupa birliğinden gelen kaynak bellidir, onun dışında Evkaf’dan ve Kıbrıs kilisesinden aldığımız bazı maddi  katkılar var ama onları belli eserlerde kullanıyoruz.”

(Voice of the Island)

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başka Haberler

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı