FeaturedKIBRIS

Güzelyurtlu davasından fazla Kıbrıs sorunu tartışıldı

Kıbrıs’ın kuzeyi ve güneyinde büyük bir infiale yol açan “Elmas- Zerrin- Eylül” Güzelyurtlu cinayeti davası dün Strazburg’da görüldü.

Güzelyurtlu ailesinden 3 kişi Ocak 2005’te Lefkoşa-Larnaka otobanında öldürülmüş, katilleri de Kuzey Kıbrıs’a kaçmıştı.

Aradan geçen 13 yıla rağmen halen aydınlanmayan konunun araştırılmasında ortaya çıkan çıkmaz sonunda, aile yakınları gerek Güney Kıbrıs, gerekse Türkiye ve Kuzey Kıbrıs yetkililerinin işbirliği yaparak konuyu sonuç verici bir şekilde araştırmayı başaramadığı gerekçesiyle (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) AİHM’e başvuruda bulunmuştu.

AİHM ilgili taraflara sorumluluklar yükleyerek, konunun çözümü için her iki hükümetin işbirliği yapma mecburiyetinde olduğunu, buna rağmen her iki tarafın da geri adım atarak sorumluluklarını yerine getirmeye hazır olmadıklarını belirtmişti.

Bunun ardından 4 Nisan 2017 tarihli ilk kararda, hâkimler 5 lehte 2 aleyhte oyla, etkili yaşam hakkı ve Kıbrıs tarafından soruşturma konusunda anlaşmanın 2. Maddesinin çiğnendiği kararına vardılar. Hâkimler oybirliğiyle sözleşmenin aynı hükümlerinin Türkiye tarafından ihlal edilmiş olduğuna karar verdiler.

18 Eylül’de Lefkoşa ve Ankara AİHM’den davanın yeniden ele alınması başvurusunda bulunmuşlardı ve Mahkemeye göre Strasburg’daki duruşma dün gerçekleşti.

Strazburg’da görülen davada sanık koltuğunda beraber oturan Kıbrıs Cumhuriyeti ve Türkiyeli avukatlar, savunma yapmak ve adaletin yerini bulması için konuşmak yerine siyaset yaparak birbirlerini suçlayıcı konuşmalar yaptı.

Dün gerçekleşen Strasbourg’daki davada, Güzelyurtlu ailesinin avukatı Alper Alirıza, Kıbrıslı Rum polisinin, adli bir olayda Türk polisi ile işbirliği yapmasına Kıbrıs sorununun engel olamayacağını belirterek, “KKTC’yi tanımadan da bu işbirliğini yapabilirlerdi, suçlular serbest dolaşıyor” dedi.
Türkiye’yi temsil eden Strasbourg’daki daimi temsilcisi Büyükelçi Erdoğan İşcan ise, Türkiye’nin davayla ilgisi olmadığını belirtti.

Kalabalık bir ekibiyle davaya gelen Güney Kıbrıs’ın avukatı Clare Montgomery ise, Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’nin işgali altında olduğunu, KKTC’yi tanımadıklarını ve Türkiye ile işbirliği yapmak zorunda olmadıklarını savundu. Söz alan Kıbrıslı Türklerin avukatı, Alper Alirıza, Rumların tezlerinin Kıbrıs sorununun bizzat kendisi olduğunu, ancak adli ve insan haklarını ilgilendiren bir davanın, KKTC’nin tanınması ile ilişkilendirilemeyeceğini söyledi.

AİHM mahkeme heyeti, davadan daha fazla Kıbrıs sorunu ve siyasetin tartışıldığı duruşmayı karar vermek üzere kapattı. Kararın bir ay sonra açıklanması bekleniyor.

Kaynak: Hürriyet

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı