FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Güneyden ve kuzeyden kişisel deneyimler, genç sanatçılar için bir ilham kaynağı

Eleni Konstantinu -Voice of the Island 2020

Nurtane Karagil ve Stefani Lemesianu eserlerini sundu.

Yükselen 11 Kıbrıslı sanatçı “Medya ve Milliyetçi Anlatılar” konusunu birlikte inceleme ve STK Visual Voices tarafından benzersiz bir girişim olan “Crossing 24/31: I always confuse south to north, north to south” sergisinde çalışmalarını sunma fırsatını buldu. Sanat eserleri, sanatçıların kişisel deneyimlerini benzersiz ve yaratıcı bir şekilde keşfedip anlatıyor. Aynı zamanda hem Kıbrıs’ta hem de uluslararası alanda olumlu sosyal değişimi ve barışı desteklemeyi amaçlamaktadırlar. Sergiye katılan iki sanatçı, Nurtane Karagil ve Stefani Lemesianu, Voice of the Island’a düşüncelerini ve beklentilerini paylaştı.

Sanatçılar için serginin adı ne anlama geliyor? «I always confuse south to north, north to south» (Ben her zaman güneyle kuzeyi, kuzeyle güneyi karıştırıyorum) ve tüm bu deneyimi buranın vatandaşları olarak nasıl yaşadılar?

Nurtane Karagil, Güney ve Kuzey’i Kıbrıs’ta olduklarını düşünürsek asla karıştırmadığını belirtiyor. “Nasıl karıştırabilirsin ki? Bölünme çok net ve sizi bekleyen askerler var. Ama normalde evet, pusulam olsa bile, tam olarak nerede olduğumu anlamak için düzgün tutamıyorum. Genelde güneşle ve denizle kontrol ediyorum ama karanlık bir ormanda bulunuyorsam işler benim için pek parlak olmayacak. Çocukken arabanın arka koltuğunda uyurdum, bir dağın kenarında durduğumuzu hatırlıyorum. Babam bize güneyi göstermek istiyordu. Kuzeyden farklıydı. Arabayı sürdüğümüz yoldan daha parlaktı ve neden tüm ışıkların turuncu olduğunu soruyordum. Kuzeydekinden farklı ampuller kullanıyordular. Böyle, bu kadar basitçe bizi ayırdılar”.

Diğer yandan, Stefani Lemesianu, bu cümle ilk ortaya çıktığında hepimizin farklı algıladığını, ama ortak bir düşünce var gibi olduğunu, her iki tarafı tanımlamak için kullanılan sözlüğün ve dilin kışkırtıcı olabileceğini belirtiyor. “Benim için serginin başlığı, bir kişinin aynı hizaya gelmesi gerektiğinde ortaya çıkan soruları veya belirli bir taraftan bahsetmesini ortaya koyuyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde okurken insanlara Kıbrıslı olduğumu söylüyordum. Tarihimizi nadiren biliyorlardı, ama bildikleri durumlarda hep ‘Hangi taraftasın?’ diye soruyordular. Cevabımın onlara ihtiyaç duydukları bilgileri, bir tarafla hizalanmamın onlara hayat deneyimlerimin daha net bir resmini verip getirmediğini hep merak ediyordum. Kıbrıs’ta iki taraf arasındaki ayrım çok açıktı. Doğal olarak, ancak buradan çıktıktan sonra Kıbrıs’ı bir bütün olarak düşünmeye başladım. Her iki taraftaki kültürel, politik ve doğal engellerin büyük karışıklık yaratabileceğine inanıyorum, ama aynı zamanda bu adada bir şekilde tüm bunların üstesinden gelen bir hayat olduğuna da inanıyorum”.

Serginin tamamlanmasına ve sunumuna kadar tüm bu süreç ve hazırlıklardan ne “kazandıkları” sorulduğunda Nurtane Karagil, artık kısıtlamalar nedeniyle yurtdışına hareket veya yurtiçinde geçiş nadir ve pahalı olduğu için tüm bunların kendisine yeniden kendisi olma fırsatını verdiğini söylüyor. Özellikle, bu sergiye katılımıyla ilgili teyit mektubunu aldığı gün ayrıcalıklı hissettiğini “Ben bir sanatçıyım, güvensiz olabilir ama çalışıyorum, böylece bu sergi kendi hikayemi bulmama yardımcı oldu” belirtiyor.

Bu süreçte Stefani Lemesianu, medyayı ve milliyetçi anlatıları araştırma fırsatı buldu, “Medya okuryazarlığının önemi, yapılandırmanın etkileri ve Kıbrıs’taki çatışmaları nasıl şiddetlendirebilecekleri hakkında çok şey öğrendim. Her birinin bu adada kendi hikayeleri ve yaşam deneyimleri olan diğer sanatçılarla işbirliği yapmak ve fikir alışverişinde bulunmak ilham kaynağıydı. Bence tüm bu süreçteki en büyük menfaat iç gözlem fırsatı ve bir Kıbrıs vatandaşı, bir sanatçı ve hevesli bir aktivist olarak kendi anlatım üzerine düşünmekti”.

Photo Credit: Sergio Vaccaro

Eleni Konstantinu -Voice of the Island 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı