FeaturedVOİ Özel Haber

“Güneyde de durum aynı, korkulacak bir şey yok…”

Geçimlerini Kıbrıs’ın güneyinde çalışarak sağlayan Kıbrıslı Türk emekçilerden bir kısım vatandaş,  güneye geçerek işlerinin başına döndüler.

Hatice KERLO

Voice haber ekibi olarak, güneye geçiş yapan emekçileri ziyaret ettik ve onlarla röportaj gerçekleştirdik.

Voice Of the Island’a konuşan Bulat Ergin, 3 ay önce ayrıldığı iş yerine geri döndüğü zaman evine dönmüş gibi hissettiğini ifade ederek, bu süre zarfında yaşadıkları zorluklara değindi.

Evli ve iki çocuk babası olan Ergin, 2004 yılından bugüne halen aynı yerde çalıştığını ifade ederek,  gerek iş arkadaşları gerekse,  iş vereni ile ilişkilerinin çok iyi olduğuna değinerek, iş vereninin bu süre zarfında gerek maddi,  gerekse manevi olarak kendisine destek çıktığını kaydetti.

“3 ay önce ayrıldığım iş yerime döndüğüm zaman evime dönmüş gibi hissettim”

Ergin, “ustam ve çalışma arkadaşlarım ile bağlarımız çok iyi. Öte yandan buraya geçiş yapan arkadaşlarımız ile de bağlarımız çok iyi, birbirimize destek çıkmaya çalışıyoruz.  3 ay önce ayrıldığım iş yerime döndüğüm zaman evime dönmüş gibi hissettim. Tabii ki ailemizi evimizi özlüyoruz. An itibariyle 22 Haziran da geçişlerin günü birlik olarak başlanacağı açıklandı. Eğer bu olmazsa ve ilk yapılan açıklamalardaki gibi 1 Temmuz olarak belirlenen tarih de açılıma gidilirse, bizim için çok zor olacak.

Karantina süreci devam ettiği sürede de gidip tekrar dönmek de, yine aynı şekilde hem işvereni, hem de çalışanı zora sokacaktır.

İşe geri dönüş yaptığım zaman, önceden de iş yerimizde bulunan mevcut yerleşim alanlarına yerleştim. Burada kalınabilecek odalar var, aynı zamanda mutfağımız ve ihtiyaçlarımızı giderecek her şey mevcut.  O yüzden rahatız. Sürekli ailemiz ile irtibat içerisindeyiz.

Bunların yanında çalışma alanımız içerisinde de gerekli sağlık önlemleri alınıyor. Dışarıda da çıktığım ve gördüğüm kadarıyla, aynı şekilde sağlık kurallarına uygun şekilde hareket ediliyor ve ön görülen sosyal mesafe kuralı aynı şekilde uygulanıyor. Buradaki durumun halk tarafından farklı olduğunun sanılması ve buna tepki göstermesinin sebebinin aslında biraz siyasilerin, birazda basının durumu aktarış şeklinden dolayı olduğunu düşünüyorum. Bizde durum nasılsa güneyde de durum aynı, bizde ne kadar varsa burada da o kadar var, durum aynı yani o yüzden telaş yapılmasına gerek yok.” dedi.

Ergin şunları da kaydetti:

“3 aylık süre içerisinde yapılan eleştiri ve yorumlar hakkında,  kendi adıma konuşmam gerekirse, ben maddi açıdan işime geri dönmedim, burada bir sorumluluğum olduğu için ben işime geri döndüm. Görevimin başına dönmek zorunda olduğumu hissettiğim için geldim. Buradan da insanlar görebilir, biz nasıl biriyiz ve işimizin bize sahip çıktığı gibi biz de işimize sahip çıktık. İşimize dönme sebebimiz buydu.”

“Biz burada aile şirketiyiz ve aramızda ‘işçi-usta’ ilişkisi yoktur burada bir takımız”

Ergin’in iş vereni  Georgios Andreopoulos, “ bu süreç herkes için olduğu gibi bizler için de çok zordu, hem maddi, hem de manevi açıdan. Şirket olarak devletin sağladı ekonomik destek haricinde, bunca yıldır emek veren çalışanlarımıza bizlerde destek çıkmaya çalıştık.  Bulat yıllardır bizimle çalışıyor, hem insan hem de çalışan olarak çok iyi bir kişi. Şirket olarak Bulat’ın tecrübesine, çalışma şekline dayalıyız ve yokluğu bizim için bir kayıptı. Geri dönmüş olmasından ötürü çok mutluyuz.”

Geçiş noktalarına değinen Andreopoulos, “en azından çalışma, eğitim ve sağlık konusunda geçiş noktalarının yeniden açılması gerektiğini düşünüyorum. Eğer ki geçiş noktaları ile alakalı bir açılım olmazsa ve Bulat geri dönmek zorunda kalırsa, bizim için bu durum sorun olacaktır. Bulat’ın yerine başka personel alımını düşünmüyoruz tabii ki, ama bu durumun da bu şekilde devam etmemesini diliyorum. Biz burada aile şirketiyiz ve aramızda ‘işçi-usta’ ilişkisi yoktur burada bir takımız, hep birlikte çalışır hep birlikte yemek de yeriz.”

“Kimseyi tehlikeye atmak veya kimsenin sağlığını düşünmeden hareket etmek gibi bir düşüncemiz olmadı”

2005 yılından bugüne Kıbrıs’ın güneyinde çalışan Mustafa Ruso, 2006 yılından itibaren bugün bulunduğu iş yerinde çalıştığını kaydetti.

Kamyon ve forklift şoförü olan Ruso, çalışma alanından ve iş verenlerinden ötürü çok mutlu olduğunu dile getirdi.

Evli çocuk ve torun sahibi olan Ruso, yaklaşık 3 aydır iş yerine gelemediğini söyleyerek şöyle devam etti:

“Bu hastalık sürecini hep stresli geçirdik ve bu zor bir dönemdi. Genelde evimizde kalarak süreci atlatmaya çalıştık. Sağlık kurallarına uyduk. Zamanın geçmesinin ardından ve artık bazı yerlerin açılmaya başlamasının ardından ve işimizden ötürü, yapılan maddi desteklere de ulaşamamak bizleri zorlamaya başladı.

Bizlerde artık yapılan açıklamalarda, sağlık kurulu tarafından alınacak görüş çerçevesinde çıkacak olan kararları bekledik. Kimseyi tehlikeye atmak veya kimsenin sağlığını düşünmeden hareket etmek gibi bir düşüncemiz olmadı.

 

Sağlık kurulunun açıklamasında belirli kategorilerde kişiler için geçiş noktalarının açılabileceğini söylemesinin ardından beklemeye başladık. Devamında isteklerimizi belirtmek ve durumumuzu anlatmak açısından eylemler yaptık.  Tabii ki kimse aç değildi, kimse açıkta değildi konu bu değildi.

Herkesin kendine göre hesapları vardır mutlaka, örneğin taksitleri olanımız var ödeme yapmamız gereken yerler vardı, sonuçta güneyden banka hesaplarına yatan maddi desteğe de ulaşamadık.

Yapılan açıklamaların ardından gitmek isteyenlerin gidebilecekleri söylenmesinin ardından, biz de işimize geri döndük. Gerekli prosedürlere uygun şekilde. Yani gideceksiniz ama dönmeyeceksiniz, eğer dönerseniz karantinaya gireceksiniz dendi. Bulunduğum iş yerinde ve bölümümde tek elemandım. Ustam işlerin açılmasından sonra zorlanmaya başladı. Tabii ki 15-20 gün daha gelmesek ölmezdik ama konu bu değildi. İş yerlerimizde aksaklıklar başladı, o yüzden gelmeliydik.  Çoluk çocuğumuzu, torunlarımızı bıraktık geldik. Çağrıda bulunduk, yani güneyde de vaka sayısı korkulacak şekilde değil, olan vakalarda sonuçta yurt dışından gelen vakalar ve gerekli önlemler alınıyor.

Şu an çok rahatım…

Ben ilk geldiğim gece arabada yattım, ama bana gerek ustam, gerekse arkadaşlarım, çevrem hepsi bana destek çıktı. Herkes bana kalacak yer gösterdi. Ustam evinde kalmam için uğraştı. Ama ben o gece duygusal açıdan iyi hissetmediğim için arabada kaldım. Şu an çok rahatım, zaten ustam bana ilk günden kalacak yer bulmuştu, elektriği yoktu hemen ertesi günü elektriği de bağlattı. Şu an çok rahatım, kalacak yerim de var.

Kapıların açılması durumda korkulacak bir şey yok

Güneyde korkulacak bir şey yok, aynı şekilde burada da sağlık kuralları uygulanmaktadır. Sosyal mesafeler uygulanıyor. İllaki burada hastalık saçıldığını zannedenler var ama burada hiçbir şey yok, kapıların açılması durumda korkulacak bir şey yok. İki ay bizde sesimizi çıkarmadık ama artık açılıma gidilince bizler işimize dönmek istedik.” dedi

Ruso, yapı market, hırdavat ve inşaat malzemeleri mağazası olan Kıbrıslı Rum eski futbolcu ve futbolculuk kariyerinde Kıbrıs’ta altın ayakkabı ödülünü laik görülen Sotiris Kaiafas’ın yanında çalışmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, profesyonel kariyerinin tamamını Omonia kulübünde geçiren Kaiafas da aynı şekilde Ruso ile yıllardır birlikte çalışmaktan ötürü ne kadar mutlu olduğunu kaydetti.

Güneyde çalışan emekçilerin ortak dileği ise bir an önce normal hayatlarına dönüp; ailelerine kavuşarak,  geçiş noktalarından normal bir şekilde gidip gelebilmeleridir.

Haber ve fotoğraflar: Voice of the Island – 2020

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı