FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Farklı bir gündemle 5’li görüşmeye gidecekler

Eleni Konstantinu

Bir anlaşma ve çok anlaşmazlıklarla sonuçlandı BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis ve Kıbrıslı Türk lider Ersin Tatar ile yaptığı görüşme. 

İki taraf, Anastasiadis ve Tatar, gayri resmi beş taraflı konferansın düzenlemesini kabul etmelerine rağmen, Kıbrıs sorunu çözümün çerçevesiyle ilgili olarak bir kez daha farklı yaklaşımlar kaydedildi.

Bütün bu süreç boyunca, Türkiye’nin de zaman zaman yaptığı gibi basın açıklamaları yoluyla değil, esas olarak alacak tutumu önemli rol oynayacaktır. Ancak, Lute’un Ankara’yı ziyaret edeceği tarih daha belli değil, başlangıçta 14 Aralık civarında belirlenmişti, yani Türkiye’ye karşı olası yaptırımların tartışılacağı Avrupa Konseyi’nden sonra.

Lute, garantör ülkelerle Yunanistan, Türkiye ve İngiltere ile temaslarının ardından, nihai görüşlerini Antonio Guterres’e sunmadan önce yeni bir “tanımlayıcı” tur için Kıbrıs’a dönebilir. Böylece, yeni yılın başlarında beş taraflı bir yakınlaşma için ve daha sonra görüşmelerin devam etmesi için koşulların olup olmadığına karar verecektir. Ancak, şimdiye kadar veriler, son zamanlarda ifade edilenlere göre, iki tarafın pozisyonlarının değişmediği için durumun çok zor olacağını gösteriyor.

Gayri resmi 5 + 1 konferansa gelince, gerçekleşmesi için şartların daha kolay olduğu gözüküyor, çünkü artık resmen bahsedildiği gibi de Kıbrıs sorununun çözümünün özü ile ilgilenilmeyecek, sadece ilgili tarafların görüşleri kaydedilecek ve devamına Genel Sekreter karar verecek. 

Nikos Anastasiadis, beş tarafın şartlar ve koşullar olmaksızın toplanmasını olumlu görüyor. Kıbrıs Rum tarafının Genel Sekreter’in çerçevesinde yapılacak gayri resmi toplantıya katılmaya hazır olduğunu ve kararlılığını yineledi. Anastasiadis ayrıca, Kıbrıs sorununun çözümü için müzakerelere Crans Montana’da kalındığı noktadan devam etmeye hazır olduğunu ifade etti.

Ersin Tatar da 5 + 1 şeklinde bir konferansa taraftar, tek fark, böyle bir müzakere sürecinin başlayabilmesi için bu konferansın egemen eşitlik temelinde yan yana yaşayan iki devlet içerebilen bir anlaşmanın temelini bulmak için yapılmasını istemesidir. 

Tatar’ın Lute’a belirlediği koşullar, yeni bir temel, yeni gerçekler ve 2 devlet çözümüdür. Kendisinin belirtiği gibi, Lute’a Kıbrıslı Türklerin önceki müzakere süreçlerinin mağdurları olduğunu ve önümüzdeki görüşmelerin yeni bir temelde başlaması gerektiğini iletti. Ayrıca Kıbrıslı Türklere karşı ambargonun ve izolasyonun kaldırılması çağrısında bulundu.

Kıbrıslı Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis’in yanıtı, tek gerçeklerin Guterres çerçevesi, kararlaştırılan çözüm çerçevesi ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Güvenlik Konseyi’nden aldığı yetki şartları olduğuydu. Ve bu da her iki taraftaki siyasi partilerin çoğunluğunun sahip olduğu bir pozisyondur. 

Zaten Kıbrıs Türk toplumu içinde Tatar’ın tutumlarına karşı Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP) lideri İzzet İzcan ve eski Kıbrıs Türk lideri Mehmet Ali Talat gibi siyasetçiler tarafından tepkiler geldi. İkili, görüşmelerin kaldığı yerden ve Guterres’in çerçevesi içinde devam etmesi gerektiğine işaret ediyor.

K/R tarafında ise en büyük muhalefet partisi olan AKEL de görüşmelerin kaldığı yerden ve aynı verilerle devam etmesini destekliyor. Ayrıca, önümüzdeki birkaç gün içinde Anastasiadis’e Kıbrıs sorunuyla ilgili kapsamlı bir teklif sunması bekleniyor. Tabii ki, aynı zamanda eleştiri hükümet işlemlerine de yöneltiliyor, çünkü Akıncı’nın Kıbrıslı Türklerin lideri olmasına rağmen, 3,5 yıllık müzakere boşluğu vardı ve sonuç olarak bugün durum daha da zorlaştı.


Voice of the Island, 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı