FeaturedSporVOİ Özel Haber

Emanet otomobille başlayan bir tutku

Tünay MERTEKCİ

Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü Başkanı Semavi Aşık, çocukluktan gelen bir otomobil tutkusuna sahip. Ülkemizde Klasik Otomobil deyince akla gelen ilk kişilerden biri olan Aşık’a ilk klasik otomobilini oğlu Kemal hediye etmiş… Her zaman eşiyle birlikte rallilere katılan Aşık, klasik otomobilde süratin söz konusu olmadığını söylüyor. Klasik otomobil hobisi ve rallilerinin ülkemizde ailecek yapılabilen ender hobilerden biri olduğuna dikkat çeken Aşık ayrıca bu hobinin pahalı bir hobi olmadığını da söylüyor. 3 tane klasik otomobile de sahip olan Aşık, klasik otomobil tutkunlarına çağrıda bulunarak rallilerde 2 arabasını klasik otomobili olmayan ve söz konusu alana ilgi duyan kişilere vermeye hazır olduğunu da ekliyor…

 Aşık: Klasik Otomobil dalında ilk sivil toplum örgütüyüz

Kuzey Kıbrıs Klasik ve Spor Otomobil Kulübü Başkanı Semavi Aşık, klasik otomobil dalında ülkemizde kurulan ilk sivil toplum örgütü olduklarını söyledi.

1992 yılında kurulduklarını ifade eden Aşık, Türkiye’deki klasik otomobil kulübünün de 1990 yılında kurulduğunu belirtti. Türkiye’deki kulübün kendilerinden çok eski olmadığını kaydeden Aşık, klasik otomobil rallileri, klasik otomobil slalom yarışları, şovları ve gezilerinin esas faaliyetleri arasında olduğunu ve her yıl mutlaka bir sosyal sorumluluk projesine katkı koyduklarını vurguladı.

5-6 yıldan bu yana ülkemizde yaptıkları etkinliklerden başka yurt dışındaki etkinliklere de katılım açısında ağırlık verdiklerine dikkat çeken Aşık, “Türkiye’de ben bizzat eşimle birlikte 3 sene üst üste cumhuriyet rallisine katıldık, eski başkanlarımızdan Akın Demirağ ve eşi Ece, Ankara’da yapılan bir klasik otomobil rallisine katılıp Genel Klasman Birinciliği kupasını ülkemize kazandırdı” dedi.

Türkiye’de 1990 yılında kurulan Klasik Otomobil kulübünün senede 3 kez ralli yaptığını dile getiren Aşık, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim haftalarında ralli düzenlediklerini söyledi.

Onun dışında Türkiye’deki kulübün daha çok‘ayda bir’ dedikleri etkinlikler düzenlediğini belirten Aşık, örneğin klasikleriyle birlikte hep beraber sinemaya, yemeğe ve pikniğe gittiklerini söyledi.

“Klasik otomobil rallilerinde sürat yok”

Türkiye’de Klasik Otomobil Kulübü’nün etkinlikleri arasında slalom yarışı olmadığını kaydeden Aşık, fakat bizde özellikle gençlerin slalom yarışına çok meraklı olduğunu söyledi.

Klasik otomobil rallilerinde hızlı sürmek gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirten Aşık, maksimum verilebilecek hızın 50 kilometre saatte olduğunu söyledi ve “Bizim rallilerimizde o da verilmiş değildir. Genellikle 40 kilometre en fazla gidilecek sürattir” dedi.

Slalom yarışlarını daha çok gençler için düzenlediklerini söyleyen Aşık, gençlerin yollarda hız yapması yerine, düzenledikleri yarışlarla pistlerde yapmalarının önünü açtıklarını dile getirdi. İlginin de oldukça fazla olduğunu ifade eden Aşık, sürekli olarak yeni simalar gördüklerini belirtti.

Gençlerin, babadan veya dededen kalma arabaları varsa restore ettiğini ifade eden Aşık, gösterilen ilgi açısından çok mutlu olduklarını vurguladı. Ülkemizde klasik otomobile olan ilgininoldukça fazla olduğunu dile getiren Aşık, toplumumuzun çok pahalı otomobiller getirecek bütçeye sahip olmadığına da dikkat çekti.

Çok nadir pahalı araçların da geldiğini ifade eden Aşık, düşük fiyatlardaki klasiklerle sürekli olarak camiaya katılan kişilerin olduğunu da vurguladı.

Bu durumun da kendilerini çok mutlu ettiğini söyleyen Aşık, vefat etmiş kurucuları ve üyeleri anısına yıllardır ralli düzenlediklerini belirtti.

“Cumhuriyet rallisinin 9’uncusu yapılacak”

Bugüne kadar sekiz kez de KKTC devletinin kurulduğu haftada cumhuriyet rallisi düzenlediklerini vurgulayan Aşık, bu yıl dokuzuncusunu düzenleyeceklerini söyledi.

Cumhuriyet rallisini Dışişleri Bakanlığı Tanıtma Dairesi ile istişare yaparak 8 sene üst üste yaptıklarını söyleyen Aşık, Türkiye’de de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında her yıl her ilde cumhuriyet rallisi yapıldığını kaydetti.

Kendilerinin de onlardan esinlendiğini söyleyen Aşık, her sene cumhuriyet rallisinin organize edildiğini ve ülkemizde artık bu rallinin uluslararası bir nitelik kazandığını belirtti.

Geçen yıl ülkemizde gerçekleştirilen cumhuriyet rallisi için Almanya’dan ekipler geldiğini ve Alman plakalı araçlarıyla yarıştıklarını vurgulayan Aşık, Türkiye’den de her yıl kendi arabalarıyla gelen ekiplerin olduğunu söyledi.

Arabalarıyla gelmeyene araba verdiklerini belirten Aşık, 3 yıl önceki Cumhuriyet rallisine Kosova’dan bir ekibin katıldığını ifade etti.

Almanların sadece geçen yıl değil önceki yıllardaki cumhuriyet rallilerine de katıldığını kaydeden Aşık, bu yıl yine beklediklerini dile getirdi.

“Amacımız eski otomobil teknolojilerini ileriki nesillere aktarmak”

“Bizim amacımız tüzüğümüze de baktığınız zaman eski otomobil teknolojilerini ileriki nesillere aktarmaktır” diyen Aşık, şimdiki çocukların eski otomobil teknolojilerini bilmediğini dile getirdi.

O teknolojileri şimdiki nesillerin de görebilmesini, o zamanki arabalardaki zerafetini görmelerini istedikleri için bu arabalara özenli bir şekilde baktıklarını vurgulayan Aşık, arabaları restore ettiklerini, ettirdiklerini söyledi.

İnsanlara bu sevgiyi aşılamaya çalıştıklarını ifade eden Aşık, amaçlarının insanların ellerindeki arabaları hurdaya vermemeleri ve restore etmeleri olduğunu dile getirdi.

“Klasik otomobil merakı pahalı bir merak değil”

Klasik otomobil merakının pahalı bir merak olmadığını ifade eden Aşık, çok paralar harcayarak da yapılabileceğini ancak çok az paralarla da olabileceğini söyledi.

Örneğin bir Wolkswagen kaplumbağanın dünyanın en çok fanı olan klasik otomobil olduğunu belirten Aşık, söz konusu otomobilin hala siluetinden tanınabilen tek otomobil olduğunu kaydetti.

Yeni arabalara yakından bakılmadığı takdire modelinin ne olduğunun anlaşılamayacağını söyleyen Aşık, hepsinin birbirine benzediğini belirtti.

Eski otomobillerde durumun böyle olmadığını kaydeden Aşık, özellikle ellili yıllarda Amerikan arabalarının her sene model değiştiğini kaydetti. Bunun kolay bir durum olmadığını kaydeden Aşık, “Araba teknolojilerinde düşünün ki kalıp hazırlanacak, onun üzerinde çalışılacak vs. Şimdi bir model çıkarırlar, beş sene aynı model çıkar, altıncı sene biraz burnunu kaldırırlar ve yeni model diye piyasaya sürerler. O zaman öyle değildi. Her sen değişirdi eskiden. Her araç için öyleydi. Bütün arabalarda bir estetik vardı. Bir nikelaj kavramı vardı ki baktığınız zaman yüzünüzü görebileceğiniz, saçınızı tarayabileceğiniz nikelajlarla donatılmış arabalardı. Şimdi hep plastiktir otomobiller. Şimdi nasıl daha ucuza mal edebilirim, nasıl daha çok kar edebilirim, nasıl daha ucuza satar ve daha çok insana satarım düşüncesiyle hep o nikelajlar kalktı. Eski arabalar çok farklıydı. Teknolojileriyle farklıydı, görünüşleriyle, estetikleriyle farklıydı. Belki klimaları yoktu birçoğunun ama sürüşü bir zevkti” diye konuştu.

“Klasik otomobillere genç yaşlarda sevgim arttı”

Araba merakının çocukluğunda başladığını belirten Aşık, genç yaşlara gelince de daha eski arabalara olan sevgisinin arttığını ifade etti.

İngiltere’de öğrencilik yıllarında arkadaşıyla birlikte nerede bir eski araba görseler önünde fotoğraf çektiklerini söyleyen Aşık, o dönem cep telefonları olmadığını ve kendisinin arabasında sürekli fotoğraf makinesiyle dolaştığını dile getirdi.

2005 yılında kendisinin Lefkoşa Türk Belediyesi Asbaşkanıyken Rus Elçiliği’nin sponsorluğunda iki toplumlu bir ralli düzenlendiğini belirten Aşık, rallinin ödül törenine o dönemki LTB başkanı Kutlay Erk’in katılamadığından dolayı kendisinin katılıp konuşma gerçekleştirdiğini ve klasik araçlara olan merakını da dile getirdiğini söyledi.

Yaptığı konuşmada kendisinin söz konusu alana çocukluktan beri meraklı olduğunu söylediğini belirten Aşık, fakat bir türlü klasik otomobil alma fırsatının olmadığını dile getirdiğini vurguladı.

Söz konusu rallinin 2006 yılında tekrarlandığını belirten Aşık, bir önceki yıl yaptığı konuşma nedeniyle kendisine 2006’daki rallide emanet araç verildiğini belirtti.

“Rallilere emanet araçla başladım”

Rallilere emanet araçla başladığını ifade eden Aşık, “Kulübümüzün 1970 model bir Ford aracı vardır. Onunla birçok sefer yarıştım. Hatta birinciliklerim de var. Yakın Doğu Üniversitesi’nin birinci klasik otomobil rallisinin genel klasman birincisi biz olmuştuk. Sonra Kombos’un rallilerini yaptık yıllarca. ‘Mercedes Kombos’ adı altında. Her sene Serhan Kombos bana ödünç araba verirdi rallilere katılmam için” dedi.

Yıllar sonra kişisel klasik arabaya kavuşma fırsatı yakalayabildiğini vurgulayan Aşık, ilk klasik otomobili eşiyle kendisine oğlunun hediye ettiğine dikkat çekti.

Oğlunun eşiyle kendisine İngiltere’den klasik araç alıp gönderdiğini ifade eden Aşık, “Şimdi benim 3 tane klasik otomobilim vardır. Her rallide diğer iki tanesini, arabası olmayanları ararım vereyim. Arabası yoksa alsın ve kullansın. Belki o da meraklanır. Be nasıl ki emanet arabayla başladım. Gene emanet arabayla başlayıp bu merakını çoğaltacak, bizim camiaya katılacak arkadaşlar ararım her rallide. Veriyorum diğer iki taneyi. Bir taneyle de biz katılıyoruz” diye konuştu.

“Almanya’da başlayıp Kuzey Kıbrıs’ta bitirdik”

Yurt dışı etkinliklerinde bir sefer Almanya’dan Ürdün’e, bir sefer de Almanya’dan Kuzey Kıbrıs’a olmak üzere iki büyük ralliye katıldıklarını söyleyen Aşık, Almanya’dan Ürdün’e eşi Güzin ile tek ekip olarak 2013 yılında katıldıklarını belirtti.

Almanya’dan Kıbrıs’a gelene kadar da 9 ülke geçildiğini belirten Aşık, “O ralliyi de ülkemize biz getirdik. Yıllardır görüşüyoruz bu insanlarla. Sürekli olarak yalvarıyoruz ne olur burada bitirin diye. Nihayet ikna ettik ve burada bitirdiler” dedi.

Türkiye’de geçen yıl ve bu yıl yapılan İstanbul Uluslararası Klasik Araç Festivali’ne kulüplerinin katılıp stant açtığını vurgulayan Aşık, kulüplerinin çok büyük ilgi gördüğünü söyledi.

Binlerce ziyaretçinin orada bulunduğunu ifade eden Aşık, “Biz de buradan giderken turizm bakanlığından binlerce broşür götürdük. Orada sürekli dağıttık gelene geçene. Yani ülkeyi de tanıtmak açısından önemli oldu. Ülkemizde yaptığımız faaliyetlerin dışında biraz çitayı yükselttik. Dedik biraz da ülkenin tanıtımı açısında bir şeyler yapalım” dedi.

Tüm bunlardaki amaçlarının ülkenin turizm açısından tanıtılması olduğunu söyleyen Aşık, “Tüm dünyaya sesimizi duyurmak istiyoruz” dedi.

“Herkese kapımız açık”

Önümüzdeki ay bir slalom yarışı gerçekleştireceklerini belirten Aşık, “Bir de ralli yapacağız ama önümüzdeki ay mı olacak daha sonra mı olacak daha sponsorla karar vermedik. Oğuz Özyalçın’ın rallisi olacak bu. Çok güzel bir rallidir. Ailesi kusursuz bir ralli yapılması açısından hiçbir masraftan kaçılmıyor” dedi.

Bu rallinin arkasından da cumhuriyet rallisinin gerçekleşeceğini dile getiren Aşık, bu yıl cumhuriyet rallisinin 16-17 Kasım’da yapılacağını belirtti.

Türkiye’den sürekli cumhuriyet rallisinin tarihinin belli olup olmadığıyla ilgili sürekli mesaj aldıklarını vurgulayan Aşık, ilginin çok büyük olduğunu söyledi.

Ralli için çalışan çok iyi bir teknik ekiplerinin olduğuna dikkat çeken Aşık, güzergahın starta 30 saniye kala yarışçılara verildiğini belirtti.

Üye olsun olmasın herkese kapılarının açık olduğunu söyleyen Aşık, gerek etkinliklerine gerekse bir şeye ihtiyaçları olduğunda kendilerine danışılabileceğini kaydetti.

“İlgi duyan kişilere rallilerimizde otomobil verebiliriz”

Klasik merakı olan gençlere de araç bulma konusunda yardımcı olabileceklerini dile getiren Aşık, “Model ve fiyat söylerlerse yardımcı oluruz. Ama param yok merakım var diyen de buyursun rallilerimize gelsin. Biz kendisine araba veririz. Tabi olanaklarımız ölçüsünde. Cumhuriyet rallisinde sadece biraz sıkıntımız olur. Çünkü yurt dışından da birçok insan geldiği için arabaları onlara vermeye gayret ederiz. Ama onun dışındaki rallilere bize ulaşsınlar, mesaj atsınlar. Kendi şahsi hesaplarımıza da mesaj atsınlar. Önümüzdeki rallide bana bir araba bulabilir misiniz desinler biz buluruz. Sevinerek veriyoruz isteyenlere. Kiralamıyoruz. Yıkanmış, tertemiz, benzini dolu vaziyette veriyoruz. Yeter ki katılsınlar ki bu merakı sürdürsünler. Bu özlemi duydukları zevki tadabilsinler” dedi.

Arabasını satmak isteyene de yardımcı olabileceklerini kaydeden Aşık, “Fiyata karışmayız sadece duyurularını yaparız. Alıcıya satıcı, satıcıya alıcı bulmaya maksimum gayret gösteririz. Zaten klasik kayıtlı bir araç bir başkasına devredilirken bizden bir yazı istenir. Evet bu alıcı da üyemizdir ve almasında bir sakınca yoktur gibi bir yazı ister. Bizden geçer zaten. Ama onları buluşturma görevini de biz yapıyoruz. Sıkıntı yok” şeklinde konuştu.

“Klasik otomobile verilen para bankaya atılmış paradır”

Bu işe ilk defa başlayacak olan kişilere çağrıda bulunan Aşık, “Ucuz arabalarla başlasınlar. Gidip de 30-40 bin sterlinlik arabayla bu işe başlamasınlar. Çünkü bazı insanlar da aman ne güzel der başlar nedense bir sene sonra bakarsınız meydanda yok. Pahalı arabalarla başlamasınlar. Bir mini ile bir wolkswagen bir muratla vb. ucuza bulunabilecek arabalarla bu işe başlasınlar. Eğer babadan, deden kalma arabaları varsa onu restore etsinler. Hiç acele etmesinler. Zevki tatmak isterlerse gelsinler biz araba veririz. Bu arada da yavaş yavaş harçlığını bir araya koyarak arabanın üstüne kuruş kuruş atsınlar. Klasik otomobile verilen para bankaya atılmış paradır” dedi.

Özellikle bazı klasiklerin her gün giderek değerlendiğini söyleyen Aşık, ülkemizde ucuz klasiklerin satışının daha kolay olduğunu belirtti. Bizim ülkemizde çok zengin, meraklı zümrenin az olduğunu kaydeden Aşık, pahalı klasiklerin satışının ülkemizde daha zor olduğunu ifade etti.

“Ailenizle birlikte yapılabilecek bir hobi”

Müzelerinin olmasını çok istediklerini dile getiren Aşık, YDÜ Müzesinin olduğunu ve onun varlığının da kendilerini çok mutlu ettiğini ifade etti.

GAÜ’nün debir koleksiyonu olduğunu kaydeden Aşık, henüz müzesinin açılmadığını söyledi.

Yurt dışından gelen klasikçiler oldu mu müze ziyaretine mutlaka götürdüklerini ifade eden Aşık, Türkiye’de ise özel şahısların müzeleri olduğunu kaydetti.

Klasikler konusunda çağrıda bulunan Aşık, “Ailenizle birlikte katılabileceğiniz bir hobidir. Örneğin Akın Demirağ arkadaşımız, ikiz kızları vardır. Rallilere kızlarıyla, eşiyle bir de küçük köpekleriyle katılırlar. Bütün aile gelirler rallilere. Bunun dışında başka bir hobi yoktur ailecek yapılabilecek bu ülkede. Erkeklerin başka, kadınların başka hobileri vardır ama beraberce yapabilecekleri pek bir şey oktur. Yani hızda yoktur bizde bir tehlike de söz konusu değildir” diye ekledi.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı