FeaturedVOİ Özel Haber

“Ekonomik gidişatın iyi olmasını kimse bekleyemez”

Kıbrıslı Rum Bağımsız Milletvekili Anna Theologou, Covid-19 pandemisinin mali verileri zorladığına, işaret etti.

 Eleni Konstantinou

Theologou Voice Of The Island’da konuşarak, koronavirüs’ün ilgili kısıtlamalarla beraber sonuçlarının, sadece bu yılı değil, geri kalan önümüzdeki yılları da etkileyeceğini ifade etti.

SORU: Covid19’un gölgesinde olan bu dönemde, ekonomi ile ilgili görüşünüz nedir?

THEOLOGOU: Bu şartlar altında ekonominin gidişatının iyi olmasını kimse bekleyemez. Özellikle de gayri safi yurtiçi milli hasılanın büyük bir bölümü turizm ve hizmet sektöründen geliyorsa etkilenmemek imkansız. Koronavirüs’ün ilgili kısıtlamalarla beraber sonuçlarını, kesinlikle sadece bu yılı değil, geri kalan önümüzdeki yılları da etkileyecek.

 

Örneğin, Turizm sektörü, bu yıl Kıbrıs’ta tatil için rezervasyon ve ödeme yapan turistlerden halihazırda aldığı gelirlerle başa çıkmak zorunda kalacak. Önümüzdeki yıl, işletmelerde ve hanelerde piyasayı canlandırmak için beklenen likidite olmayacağından durum daha da kötüleşecek. Oteller ve diğer işletmeler, kredilerini zaten askıya alınmış durumda. Peki, durum böyle iken likidite akışınızı zamanla hangi ürünle destekleyeceksiniz? Önceki yıllarda sahip olduğunuz personeli çalıştıramayacaksınız ve böylece işinizi sürdüremeyeceksiniz. Arz ve talep ile belirlenen piyasada ekonomi sektöründeki bir alanının etkilenmesi ve gelirlerin düşmesi gözönüne alınırsa koronavirüs sadece turizmi değil, genel olarak ticaret ve diğer hizmetleri de etkileyecek. Bu da ekonomik krizin etkisinde kalınmasına neden olacak.

SORU: Covid 19 salgınından sonra birçok kişi, hükümetin destek planlarının bitmesiyle birlikte, işsizliğin artacağını savunuyor. Bu beklememiz gereken bir durum mu?

THEOLOGOU: Çalışma Bakanlığı’nın iş alanında olanakları sürdürmeyi amaçlayan destek planları, Kasım ayında sona eriyor. Ancak sonuç olarak hiçbir işveren, şirketinin tüm işçilerini aynı pozisyonda tutmak zorunda değil. İşini kaybeden personele ne olacak? Geliri olmayacak mı? Gelirinin azalması nedeniyle kabul edilebilir bir yaşam standardını sürdürebilmek ve askıya aldığı taksitleri için bankalara karşı yükümlülüklerle karşı karşıya kalacak. İnsanların yaşadıkları çatıyı korumak için bankalara karşı olan sorumlulukları ve tahsili gecikmiş krediler döngüsü, ekonomi temelimizde bir başka ağırlık olacak. Kesinlikle yeni bir işsizlik dalgası yaşayacağız. Devletin, piyasadaki işsizlik etkisini mümkün olduğunca en aza indirgemesi için önlem alarak, tüm ekonomiyi desteklemek amacıyla mali planlar uygulaması gerekecek. Ne yazık ki hükümet, bugüne kadar başımıza gelen işsizlik vebasını önlemek için herhangi bir niyet göstermedi. Umarım bu niyeti ilerleyen zamanda görürüz.

SORU: Bankaların ev satışları için hemen açık artırma ile satışa başlayacağı yönünde bir tahmininiz var mı?

THEOLOGOU: Açık artırmalar başlayacak. Ancak bu, daha önceden ertelenmiş olduğu veya yürürlüğe girdiği için değil de yasanın orda olmasından ötürü, yani her an başlayabilir olmasından dolayı olacak. Bu aşamada, bankalardan varlık alacak finansal likidite bulunmuyor ve bu yüzden bankalar ihalelerin askıya alındığını duyurdu. Eğer ihaleler Eylül ayında başlarsa, fiyatlar daha da büyük bir resesyona maruz kalacak. Emlak kredileri daha da aşağı çekilecek ve bankaların hizmet verilecek kredilere ilişkin teminatları sürdürülemez hale gelecek. Bu durum bankaların bilançolarında Kıbrıs ekonomisinin sağlığına yansıyacak ve daha fazla soruna neden olacak.

Bu şu anlama geliyor; herhangi biri müzayededen mülk satın almak isterse, o zaman varlık satın almak için ilk olarak ekonomik bağlamda kendisine geri dönmeyecek varlıkları elde etmek için daha fazla borçlanması gerekecek ve bu nedenle piyasa kısıtlanacak. Kişisel görüşüme göre, yukarıda da açıkladığım gibi arka planda bankaların da yararına olan faizlerden ötürü müzayedeler için bir uzatma olmalı. Ancak bankalar yeni yılda da satışlara devam ederse tahsili gecikmiş kredilerle ilgili ikinci bir dalga ortaya çıkacak ve birçok insan bu soruna maruz kalacak.  Maalesef geçmişte devlet ve parlamento, özünde vatandaşı korumak yerine, vatandaşı korumamak için düzenleme yapmıştır. Ne yazık ki ekonomik çıkarlar, vatandaşlar üzerinde psikolojik bir baskı oluşturuyor, depresyona neden oluyorlar. İnsanlar bankaların kendilerine baskı yaptığını hissediyor, intiharın eşiğine geliyorlar. Vatandaşlarını bankaların çıkarlarından koruyacak bir hukukun üstünlüğü de yok.

Voice of the Island-2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı