FeaturedSağlık

Dünyada her yıl yaklaşık 1.6 milyon kişi hayatını kaybediyor

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği Yönetim Kurulu Koruyucu Hekimlik ve Halk Sağlığı Sorumlusu Dr. Çağırı Cemaller, 17 Kasım Akciğer Kanseri Farkındalık Günü dolayısıyla açıklama yaptı.

Açıklama şu şekilde:

“Kanserler, köken aldıkları doku ve organların ismiyle adlandırılan, vücudun uzak yerlerine yayılarak sakatlıklara veya ölüme sebep olabilen 200’e yakın türü olan bir grup hastalıktır. Akciğer kanseri ise dünyada ve ülkemizde giderek artan kanser vakaları içerisinde ilk sıralarda yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre akciğer kanseri dünyada kansere bağlı ölümler içinde ilk sırada yer almaktadır. Tüm dünyada her yıl yaklaşık 1.6 milyon kişi akciğer kanseri nedeni ile hayatını kaybetmektedir. Bu nedenle akciğer kanseri dünyada ve ülkemizde önemli bir halk sağlığı sorunudur.

Genel olarak akciğer kanseri oluşumunun en büyük nedeni tütün ve tütün ürünlerinin kullanımıdır. Hiç tütün ve tütün ürünü kullanmayan bireylere göre kullanıcılar 20 kat fazla akciğer kanseri tehlikesi altındadır. Aktif ve denetimi sağlanmış tütün ve tütün ürünleri ile mücadele kampanyası ile akciğer kanserlerinin %80 azalacağı öngörülmektedir. Bunun yanında toprak ve kayalarda doğal olarak bulunup özellikle maden işçileri için tehlikeli olan radon, yine maden, tekstil sanayi işçileri, fren balata sanayi, çimento sanayi, yapı inşaat işleri ile uğraşan işçiler, izolasyon malzemesi üretim ve montajında çalışanlar ve tersane işçilerinin kronik asbest maruziyeti akciğer kanseri nedenleri arasındadır. Bununlar beraber nikel, arsenik, berilyum ve silika maruziyeti de akciğer kanseri riskini artırmaktadır.

Akciğer kanseri iki ana gruba ayrılır. Bunlar küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanseridir. Bu iki ana grubun klinik seyir ve davranışları farklılıklar gösterdiğinden tedavi planı açısından tanı ve tür tayini hayati öneme sahiptir.Akciğer kanseri, yerleşimi, büyüklüğü, hangi grup olduğu ile değişmekle beraber çeşitli klinik belirtiler verebilmekle beraber özellikle erken evrelerde, klinik belirti vermeden ilerleyebilen sinsi bir hastalıktır. Akciğer kanseri klinik belirtileri arasında;

  • Karakter değiştiren inatçı öksürük
    • Nefes darlığı
    • Balgamda kan görülmesi
    • Geçmeyen ve devamlı olan göğüs kafesi ağrısı bulunmaktadır.
    Özellikle 55 yaş üzerinde, 10 yıl boyunca günde 1 paket ve üzeri tütün ve tütün ürünü tüketenler, ailesinde akciğer kanseri öyküsü olanlar toplumun geri kalanına göre daha yüksek risk altında olup akciğer kanseri açısından tarama önerilen bireylerdir. Tarama programlarında özellikle düşük doz bilgisayarlı tomografi (BT)’nin rolü önemlidir ve önerilmektedir. Bu tarama programıyla birlikte erken evrede saptanan akciğer kanserinin tanı ve tedavisi, ileri evrelere göre çok daha başarılı ve yüz güldürücü olduğundan, önemi büyüktür.

Akciğer kanseri tanısında öncelikle kitlenin tespitinde BT tekniği ilk adımdır. Akciğerde kitle tespit edilmesi halinde tedavi alternatiflerinden en uygununu seçmek adına, evreleme yöntemleri devreye girmektedir. Tespit edilen kitleden fiberoptik bronkoskopi (FOB) (ağızdan veya burundan kamera ile girilerek solunum yollarının incelenmesi) veya iğne biyopsi yöntemleriyle alınan örneğin patolojik incelenmesi ile akciğer kanseri tür tayini yapılmalıdır. Hastalığın vücuda yayılımını (evreleme) tespit etmek için ise PET/CT ve uygun diğer görüntüleme yöntemleri kullanılır.

Erken evre ( Evre I-II) (akciğerde sınırlı hastalık) cerrahi veya cerrahiyle birlikte kemoterapi/immünoterapi tedavisiyle başarı oranı yüksek bir şekilde tedavi edilebilirken, ileri evre (III-IV) ( akciğer dışı organlara yayılımı veya birden çok lenf bezine yayılım gösteren hastalık) akciğer kanserleri ise kemoterapi/radyoterapi gibi yöntemlerle tedavi edilmektedir.

Akciğer kanseri ile mücadelede KTTB olarak tavsiyelerimiz;

• Tütün ve tütün ürünleri ile mücadelenin aktif olarak yapılması,
• Risk faktörü taşıyan bireylerin tarama programlarına dahil edilmesi,
• Akciğer kanseri sebebi olabilecek materyallerin kullanıldığı iş kollarında, koruyucu ekipman denetimi ve işçilerin yakın takibinin sağlanmasıdır.”

Voice of the Island/KTTB

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı