FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Dr. Ellinas: Kıbrıs sorununun anahtarı doğal gaz değil

Eleni CONSTANTİNOU – Hatice KERLO

Uluslararası doğal gaz uzmanı Dr. Charalambos Ellinas, gazeteniz VOICE OF THE ISLAND’a konuşarak, Kıbrıs’ın gündemine oturan ve Kıbrıs sorunu çözümünde anahtar gibi görünen doğal gaz hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Gelinen noktada doğal gazın Kıbrıs sorununa çözüm anahtarı olmadığını vurgulayan Dr. Ellinas aksine Kıbrıs sorununun çözümünün doğal gaz için bir anahtar olduğunu ifade etti.

Kıbrıs mevduatları için perspektiflere değinen Ellinas şunları belirtti:

“Perspektifler iyi, sanırım 2020-2021’de sondaj ile yeni keşifler yapılacak. Sorun bu değil, asıl sorun fiyatlar ve dünya pazarları. Büyük olan iki pazar, Avrupa ve Asya’dır. Önümüzdeki Mart ayında yeni Avrupa Komisyonu “Green Deal” adı verilen bir rapor yayınlamayı amaçlıyor ve bununla yenilenebilir enerji (RES) teşvik edilecektir. Hedef, karbon emisyonlarını 50% indirmek ve 2020-50 arasında emisyonları sıfıra azaltmaktır. Bunlar Avrupa’da fosil yakıtların kullanımını etkiliyor. 32% RES enerji varsa aynı zamanda 32% fosil yakıt kullanılamaz.

Emisyonlarda %50 azalma yapılmaya çalışılması, enerji verimliliğinde 32% RES ve%32,5 sağlamaya çalışması ve aynı zamanda da fosil yakıt kullanımını artırma konusunda çalışma yapılması başarılı sonuç vermez”.
“Bu veriler, son zamanlarda katıldığım konferanslarda sunuldu. AB uzmanları, Avrupa’da doğal gaz kullanımının 2030 yılına kadar %20 oranında azalmasını ve 2050 yılına kadar %75’ten fazla azalmaya devam edeceği beklentisindedirler. Dolayısıyla bu verilerle gaz fiyatları düşük kalacak ve Avrupa’nın büyük miktarlarda gaz ithal etmeye devam etmesi ve bölgemizden de alması zor olacak.”

“İkinci büyük pazar, nüfusun hızla büyüdüğü, yaşam kalitesinin iyileştiği ve enerjiye artan bir ihtiyaç olduğu Asya’dır. 2050 yılına kadar Asya’daki gaz ihtiyacının 1/3 oranında artabileceğini gösteren çalışmalar var. Ek olarak, orada doğal gaz kaynaklarının bolluğu da vardır. Enerji güvenliği ve ABD ile yapılan ticaret savaşı nedeniyle, Çin zaten yerli enerji kaynakları geliştiriyor ve gaz ithalatı pahasına kömür, yenilenebilir enerji ve nükleer enerji kullanımını artırıyor”.

Şu anki uluslararası pazardaki fiyatlarla durumun zor olduğunu ifade eden Dr. Ellinas şunları kaydetti:

“Gaz fiyatlarının düşük olduğunu gözlemliyoruz, şimdi kış olsa bile, Avrupa’da birim başına (bin metreküp başına) sadece 4 $ değerine ulaşabiliyor. Asya’da gaz fiyatı 5.5 dolar, rekabet edemeyeceğimiz bir fiyattır. Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya “Türk Stream” ve Rusya’dan Almanya’ya “Nord Stream 2” olmak üzere iki yeni boru hattı tamamlanmaktadır. Her ikisi de düşük fiyatlarla doğal gaz sunmaktadır ve bu durumda Doğu Akdeniz’den gelen gaz bunlarla rekabet edemez. Hedefine ulaşmasına kadar, Avrupa ve Asya’da beklenenden çok daha pahalı olacaktır. Bunlara rağmen biz burada alışıla gelmiş şeyleri söylüyorlar. Yani Avrupa’nın bize ihtiyacı olduğu, Rusya’dan bağımsız olmak istediği hayalini satmaya devam ediyorlar. Ancak Rus gazı çok ucuzdur ve fiyat birim başına 4 doların altına düştüğünde bile kar elde eder. Neden ucuzu bırakıp pahalıyı satın alsınlar?
Avrupa Komisyonu Brüksel’de olumlu konuşabilir, ancak Avrupa Komisyonu doğal gaz satın almıyor. Bu şirketler tarafından bir amaç için satın alınır, o da kârdır. Avrupa pazarı bizim için böyle kapanıyor.
Tabii ki, Exxon Mobil’in büyük miktarlarda doğal gaz, örneğin başka bir Zor (Zohr) bulması olasılığını göz ardı edemeyiz. O zaman işler değişiyor, miktar artıkça fiyatar düşüyor. Bazı küçük fırsat pencereleri olabilir ve Asya pazarlarında satılabilir.”

“Kendimiz ihracat yapacak ve düşük fiyata doğal gazımız olacaktı. Fakat bu fırsat kayboldu”

“2012-2013’te ben Kıbrıs’a geldiğimde müzakereler önemli ölçüde ilerlenmişti. Eğer o dönem müzakereler durmamış olsaydı şimdi güzel bir ilerleme olacaktı. Kendimiz ihracat yapacak ve düşük fiyata doğal gazımız olacaktı. Fakat bu fırsat kayboldu.”

“Doğal gazı bulmak kolaydır fakat satma zordur.”

“Doğal gazı bulmak kolaydır fakat satmak zordur. Ama onu satsak bile kâr küçük olacak. Yani zengin olmayacağız. Ve durum böyleyse bu durumda her konunun önüne doğal gaz konusunu katmamalıyız. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar doğal gazla ilgileniyor. Kıbrıslı Türkler de şimdi yönetimine girmek istiyorlar. Hangi yönetime? Yabancı şirketler tarafından yönetiliyor, biz Kıbrıslılar gerekli bilgiye ve gerekli yatırımları yapma gücüne sahip değiliz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, dünya pazarlarına ihracat yapma şansı düşüktür.”

“İnsanların zihinlerini gazla zengin olacağımız beklentisi ile dolduruyoruz ve bazıları buna inanıyor” diyen Dr. Ellinas, Kıbrıs sorunu çözümünün anahtarının doğal gaz olmadığını aksine doğal gazın anahtarının Kıbrıs sorununun çözümü olduğunu vurguladı.

“Doğal gaz nasıl Kıbrıs sorunu çözümü için anahtar olabilir ki? İnsanların aklını doğal gaz ile zengin olacağımız beklentisiyle dolduruyoruz ve bazıları buna inanıyor. Kıbrıs sorununun çözümüne böyle beklentiler olmadan bakmalıyız. Ayrıca Kıbrıslı Türklerde durumda iyi bilgilendirilmiş değildirler. Büyük karlar hakkında duyduklarına inanıyorlar ve paylarını da istiyorlar. Ve tüm bunlar durumu daha da zorlaştırıyor. Farklı düşünmeliyiz. Sorunların çözülebilmesi için müzakerelerin, doğal gaz yükü olmaksızın Berlin’de kaldıkları sürece devam etmesi gerekiyor.”

Türkiye, Kıbrıs gazında da söz sahibi olması konusuna değinen Dr. Ellinas şöyle devam etti:

Türkiye bütün bunların farkında ve yıllardır Doğu Akdeniz ile alakalı kendi planları vardır. Türkiye, Kıbrıs Rum MEB’inde sondaj yaptığı zaman doğal gaz keşfetmek için yapmıyor. Araştırdığı alanlarda keşfedilme şansının çok düşük olduğunu biliyor. Bunu kontrolü talep etmek için yapmaktadır

Garantör ülke olan Türkiye’nin doğal gaz üzerinde herhangi bir hakkı veya talebi olmadığını ifade eden Dr. Ellinas “daha önce de söylediğim gibi yaptıklarını gaz için yapmıyorlar” dedi.

“Türkiye’nin hakkı yok. Daha önce de söylediğim gibi yaptıklarını gaz için yapmıyorlar. Türkiye’nin enerji politikası değişmiştir. Üçüncü ülkelere enerji bağımlılığının önemli olduğunu fark etti ve bağımsız olmak için somut adımlar attı. Doğal gaz kullanımını azaltmış, kömür ve linyit, hidroelektrik, yenilenebilir enerji kaynaklarının tanıtımını yapmış ve Akkuyu ile nükleer enerjiye gitmiştir. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nı kullanır ve RES için hibeler alır. Türkiye’de çok sayıda doğal gaz kaynağı var. Rusya, Azerbaycan ve İran’dan iki Blu stream ve Türk stream boru hattı üzerinden ucuz gaz ithal ederken, iki deniz suyu deşarj terminaline ve iki şamandıraya sahiptir. Kıbrıs gazını almak için bile, satın almak değil, altyapılara yatırım yapmak zorunda kalacak ve vb.- ama yine de Rusya’nınkından daha ucuz olmayacak. Stratejisini bölgeden gaz alma konusuna yoğunlaştırmaya fazla ihtiyaç yoktur. Türkiye bunu farklı görüyor, hegemonik olarak görüyor. Bölgemizdeki en büyük ülke ve bölgede neler olduğu konusunda söz sahibi olması gerektiğine inanıyor. Ancak maalesef, gözdağı ve saldırganlık ile pozisyonlarını teşvik ediyor. Gerekli olan iş birliği.”

“Bölgede yarattığı olaylar etrafındakilere endişe yaratmak içindir”

Bölgede yarattığı olaylar etrafındakilere endişe yaratmak içindir. Doğal gaz ana amacı değildir. Doğal gazı bölgedeki baskıyı artırmak için kullanıyor. Saldırgan bir Türkiye ile tüm Kıbrıslıların yararına yatırım yapmak ve geliştirmek zordur.

Araştırmalar petrol kullanımının düşmeye başlayacağını gösteriyor. Böylece şirketler çıkarlarını doğalgaza kaydırıyorlar. Şirketler sattıkları ve değerin üstünde kalmak istedikleri sürece kendi yollarıyla faaliyet göstermektedirler, ürünlerini yenilemek zorundadırlar. Böylece hisse senetleri bulmak ve değerlerini korumak için dünya çapında araştırma ve sondaj yapıyorlar. Zor (Zohr) ve diğer keşifler nedeniyle bölgemizde doğal gazın iyi göstergeleri vardır. Eüer benzer büyük bir keşif varsa, dışa aktarma resmi değişebilir. Bu nedenlerle buradalar ve sondaja devam ediyorlar. Büyük şirketler için araştırma maliyetleri yıllık bütçelerine göre nispeten düşüktür ve çalışmalarının küçük bir bölümünü oluşturur.

Yani doğal gaz sorununu bir yana bırakıp Kıbrıs sorunuyla ilerlememiz gerektiği sonucuna mı varıyoruz sorusu üzerine Dr. Ellinas şunları ifade etti:

İhracat yapıp, zengin olamasak bile doğal gazın bazı faydalar vardır. Doğal gaz, Kıbrıs’ın ihtiyaçları için kullanılabilir. Petrokimya tesisleri kurulabilir ve başka ihracatlar yapabiliriz. Kıbrıslı Türkler elektrik için doğal gaz kullanabilir. Doğu Akdeniz bölgesel pazarlarında kullanılabilir. Tüm olasılıklar araştırılmalıdır. Yerel pazarlar için bile, biraz doğal gazdan yararlanmak için sorunumuzu çözmemiz gerekiyor. Bir çözüm olmadan faydalanmayacağız. Nereye bakarsak bakalım, önce Kıbrıs sorununun çözümü sonra enerji. Anahtar, Kıbrıs sorununun çözümü için doğal gaz değil, Kıbrıs sorununun çözümü enerjinin anahtarıdır. Tüm Kıbrıslılara ve Kıbrıslı Türklere ve Kıbrıslı Rumlara fayda sağlamak için bir Kıbrıs çözümüne ihtiyacımız var.

(Voice of the Island)

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başka Haberler

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı