FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Değişmeyen hedef, tüm Kıbrıs halkı için barış ve güvenlik’

Kıbrıslı Rum Maliye Eski Bakanı, ekonomist ve politikacı Kikis Kazamias, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik hareketsiz geçen zamana rağmen, müzakere masasına yeniden dönüşün mümkün olduğunu vurguladı:

Eleni Konstantinou

Kıbrıslı Rum Maliye Eski Bakanı, ekonomist ve politikacı Kikis Kazamias, iki taraf arasında etkili bir diyaloğun kısa süre içinde yeniden başlamaması halinde durumun, Maraş’ın geleceği kadar, genel olarak Kıbrıs sorununun çözümü için de çok kritik olacağını söyledi.

Kazamias, Kıbrıslı Türk lider için yapılacak seçimlerin sonucunun, Kıbrıs sorunundaki süreci belirleyeceğini ifade ederek, “Federal çözüm ilkelerini kabul etmeyen bir aday seçilirse, o zaman işler daha da karmaşıklaşacak. Kıbrıs sorununun çözümü, tüm Kıbrıs halkının, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar verecek şekilde tehlikeli bir şekilde ortadan kaldırılacaktır” dedi.

Kazamias, Maraş şehrinin yasal sakinlerine geri dönüşü ile ilgili kaçırılan fırsatlar olduğuna dikkat çekerek, Kıbrıs sorununun çözümü için Kıbrıs Rum tarafının kaybetmemesi gerektiği önerileri bulunduğunu vurguladı. 

Maraş’da büyüyen Kikis Kazamias,  barışçıl bir çözüm amacıyla yakın zamanda yeni bir hareketliliğe duyulan ihtiyacı ve iki toplumun birarada yaşaması yönünde tehdit oluşturan milliyetçiliğin nasıl aşabileceği ile ilgili görüşlerini Voice of the Island için paylaştı. 

“KAÇIRILMIŞ FIRSATLAR OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

SORU: Maraş şehirden uzak yıllar giderek artıyor. Yıllar geçerken, nasıl duygular içindesiniz?
KAZAMIAS: Hatıralar, nostalji, üzüntü ve endişe; çünkü yıllar geçtikçe geri dönme olasılığı giderek azalıyor. Korkarım ki, belirli bağlamlarda Kıbrıs konusunda anlamlı bir diyaloğu sürdürmek için acil ve samimi çabalar gösterilmezse Maraş, Kıbrıs Türk yönetimi altında, Türk tarafının tam anlamıyla sömürülmesi amacıyla açılacak.

SORU: Gençlik yıllarınızı şehrin hangi noktalarıyla bağdaştırıyorsunuz?

KAZAMIAS: Kesinlikle tüm şehirle; ama esas olarak ailemin ikamet ettiği yer olan Kato Varosi(Aşağı Maraş) ile. Aynı zamanda okullarımız, stadyumlar, eğlence yerleri ve tabii ki şehrin plajları başta olmak üzere Altın Sahil gibi yerleriyle.

SORU: Geçmiş yıllarda şehrin yasal sakinlerine iadesi söz konusu oldu mu?

KAZAMIAS: İki taraf arasında Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakerelerde yapılan çeşitli önerilerde, 1978 öncesi ve sonrasından itibaren ne olacağını kimse kesin olarak söyleyemezdi.

Öte yandan, referandum dışında, Kıbrıs Türk tarafı zaman zaman yapılan herhangi bir öneriye destek vermedi. Ancak, özellikle Maraş için şehre geri dönüşü kapsayan 550 ve 789 sayılı kararlar var. Bu yüzden şehrin yasal sakinlerine iadesi için kaçırılmış fırsatlar olduğunu düşünüyorum. Son olarak, Türkiye buna izin vermeseydi sorumluluk, Kıbrıs Rum tarafına yüklenmeyecekti. 

“KIBRISLI TÜRK LİDERİN SEÇİMİ, SÜRECİ BELİRLEYECEK”

SORU: Sonuç olarak, Kıbrıs sorunu için kaçırılan fırsatlar oldu mu?

KAZAMIAS: Genel olarak geçerli olduğunu söyleyebiliriz. Geçmişe bakıldığında, hepimiz daha akıllıyız. Kıbrıs sorununu çözme çabasının önündeki en temel engelin, Türk tarafının uzlaşmazlığı olduğunu kesinlikle görmezden gelemeyiz. Ancak gerekli siyasi iradenin varlığının Kıbrıs Rum tarafınca ispatlanamadığı ve siyasi sorunumuzu çözmek için zaman kaybının verdiği zararın hesaplanmadığı durumlar oldu. 

Herhangi bir çözüm önerisinde hemfikir olmamız gerektiğini iddia etmiyorum ancak ya reddederek ya da engelleyerek, boşa gitmelerine izin vererek daha yapıcı olabileceğimiz ve maruz kalamayacağımız öneriler var.

SORU: Kıbrıslı Rum liderin Maraş hakkındaki raporları sizi endişelendiriyor mu?

KAZAMIAS: Bizi en çok endişelendirmesi gereken, Türk tarafının beyanlarını uyguladığını kanıtlayan raporları. Özellikle de büyük güçlerin çıkarları üzerinde çok az etkisi olduğunu düşündüğü, siyasi veya ekonomik bedellere yol açabilecek raporlardır.

Eğer iki taraf arasında anlamlı bir diyaloğun kısa süre içerisinde yeniden başlama ihtimali yoksa o zaman durum, Maraş’ın geleceği olduğu kadar, genel olarak Kıbrıs sorunu çözümü açısından da çok kritik olacaktır.

SORU: Kıbrıs Türk tarafında yeni liderin seçilmesinden sonra ne olmasını bekleniyor?

KAZAMIAS: Sonuca bağlı olarak süreç büyük ölçüde belirlenecek. Eğer seçilen lider, görevi sona eren lider Sayın Akıncı’nın politika ve ilkelerini benimserse, o zaman durum farklı şekilde kolaylaşacak. Eğer, bölücü önceliklere sahip ve federal çözüm ilkelerini kabul etmeyen bir aday seçilirse o zaman işler daha da karmaşıklaşacak ve daha da ötesi, Kıbrıs sorununun çözümü, tüm Kıbrıs halkının, Kıbrıslı Rumların ve Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar verecek şekilde tehlikeli bir şekilde ortadan kaldırılacaktır. 

“BARIŞÇIL VE GÜVENLİ GELECEK İÇİN BİR TARAF DİĞER TARAFI SUÇLAMAMALI”

SORU: Hareketsiz geçen bu kadar zamandan sonra müzakere masasına geri dönmek mümkün mü?

KAZAMIAS: Cevabım kesinlikle olumlu. İki tarafın liderlerinin ara sıra yaptığı anlaşmalar ve Birleşmiş Milletler kararları ve kararların içinde belirlendiği gibi iki taraf da, Crans Montana’daki görüşmelere Guterres çerçevesinde ve nihai çözüm olarak federasyonu kabul ederek, Crans Montana’daki görüşmelerin kaldığı yerden devam etmesine hazır olduklarına dair ifade vermeliler. Değişmeyen hedef, tüm Kıbrıs halkı için barış ve güvenlik olmalıdır çünkü bunu hepimiz, gelecek nesillere borçluyuz.

SORU: Her iki toplumda milliyetçiliğin yükselişiyle nasıl mücadele ediliyor?

KAZAMIAS: Doğrudan aile ortamıyla. Bu iki taraf için de geçerli. 1974 öncesinde 

iki taraf arasında barış içinde yaşama deneyimine sahip olan ebeveynler ve özellikle büyükanneler ve büyükbabalar, iki toplumun üyeleri arasındaki işbirliğinde üstün olan ilerlemeci iklimin birlikte oluşturulması için genç nesille ilişki kurma ve olumlu deneyimleri aktarma sorumluluğuna sahiptirler. Tabii ki bu sorumluluk, her iki tarafta tüm eğitim seviyelerindeki okul müfredatlarında birincil endişe kaynağı olmalıydı. Ayrıca medya, iletişim araçları milliyetçiliğe karşı mücadelede katalizör bir rol oynamalı. Politikacılar tarafından geliştirilen söylem de aynı derecede önemli. Son olarak, ortak etkinliklerin düzenlenmesi, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Bağımsızlık Günü’ne önem verilmesi, Yunanistan ve Türkiye ulusal yıldönümlerinin her iki tarafta da ayrı ayrı dikkate alınması gereken öğelerdir. 1963, 1967 ve 1974 olayları ve benzer olaylar ders çıkarılabilmesi için tarihsel olarak rapor edilmelidir. Tüm Kıbrıslılar için, barışçıl ve güvenli bir gelecek için, bir taraf diğer tarafı suçlamamalı. Hepimiz olumlu yönde katkı koymalıyız.

Voice of the Island 2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı