Ebru Çorbacı

Cinsel İstismara Uğrayan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, çocuğa bakan kişinin bilerek veya bilmeyerek çocuğun sağlığını fiziksel ve psiko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkileyen her davranışı çocuk istismarı olarak tanımlamaktadır. Çocuk istismarı ihmal, fiziksel, duygusal ve cinsel olarak dört grupta toplanmaktadır.

Cinsel saldırı, cinsel davranışlarla başka bir bireyin vücut dokunulmazlığı hakkının ihlal edilmesidir. Bu saldırı çeşidi her iki cinsten yetişkinlere olduğu gibi, çocuklara karşı da işlenebilir. Çocuğa yönelik yapılan cinsel saldırı çoğun büyümesini ve sağlıklı bir şekilde gelişmesini engellemektedir. Çocuğa yönelik cinsel saldırı insanlığın en ağır suçlardan biridir. Cinsel amaç güdülerek çocuğa yapılan her hareket cinsel saldırıdır. Çocuğun cinsel saldırıya maruz kalması sonraki hayatında birçok ruhsal bozukluğa zemin hazırlamaktadır. Bunların arasında en sık görülen bozukluklar, uyku bozuklukları, karın ağrısı, gece alt ıslatmaları, farklı kişiye özgü fobiler, travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, kaygı bozukluğu ve uyum bozukluğudur. Cinsel istismar sonrasında, sürekli tekrarlanan ve çocuğu rahatsız eden “zayıfım, aptalım, beceriksizim, sevilmeyen biriyim, iticiyim” gibi negatif düşünceler kafasında dönmektedir. Bu şekil olumsuz değerlendirmeler sonrasında, çocuk yaşadığı istismara son verme gücü ve hakkını kendinde bulmaz. Kendini sürekli zayıf, güçsüz, hiçbir şeye hakkı olmayan bir varlık olarak değerlendirir.

Çocuğun cinsel saldırıya uğraması dünyada ve ülkemizde sık karşılaştığımız bir sorun olmasına rağmen, söz konusu durumla karşı karşıya kalan çocuğa tanı koymada ve nasıl davranılacağı konusunda eksikliklerimiz bulunmaktadır. Son yıllarda cinsel istismarın daha fazla konuşulur hale gelmesi cinsel istismar vakalarının artığı şeklinde toplumda bir algı oluşmuştur. Fakat cinsel istismar, bilgisizlik ve içinde yaşadığımız kültürün cinselliği bir tabu olarak görmesi nedeni ile yıllardır göz ardı edilmektedir. Son günlerde bu konuda uzmanlar tarafından konuya değinilmesi, çeşitli araştırmaların yapılması ve toplumda birkaç kişinin yaşadığı durumu paylaşması diğer insanlara cesaret vermiştir.

Cinsel istismar çocuğun kendisinden büyük biri tarafından o kişinin cinsel doyumu için zorla veya ikna edilerek kullanılmasıdır. Çocuk ve yetişkin birey arasında yaşanılan cinsel birleşmenin yanı sıra röntgencilik, teşhircilik, çocuğu çeşitli pornografide kullanmak da çocuğa yönelik yapılan bir cinsel istismar çeşitlerindendir.

Cinsel İstismara uğrayan çocuklarda en sık;

Olayla ilgili kabuslar görme, uykuya dalma güçlükleri ya da çeşitli uyku problemleri, anlamsız öfke patlamaları, birden ortaya çıkan okulda ve ya evde yaşanan odaklanma güçlükleri, kendini önemsiz görme ve yaşanılan durumdan kendini suçlama eğilimi en sık görülen davranış

değişikliklerindendir. Kısacası aile çocuğun bir anda davranışlarına anlam veremez hale gelmektedir.

Riskli Çocuklar

Zayıf anne, baba ve çocuk ilişkisi, anne ve baba tarafından dinlenilmeyen, içine kapanık, önemli olduğunu ve sevildiğini yeterince hissetmeyen çocuklar risk grubundaki çocuklardır. Bunun yanı sıra, hakkını savunamayan çocuklar cinsel istismar durumunda ailelerine yaşanılan durum ile ilgili bilgi vermekten kaçınan çocuklar arasında başta gelmektedir. Ailede herhangi bir istismar çeşidinin varlığı, çocuğun istismarı normal bir durum gibi kabullenmesini sağlar. Böylelikle çocuk bu davranıştan kendini koruması gerektiğini düşünmez.

Cinsel İstismarın Yaşanmaması İçin Alınması Gereken Birtakım Önlemler

Ailelerin bu konuda uyanık, açık ve tedbirli olmaları gerekmektedir. Anne ve babalar bu olayın onların başına geleceğini düşünmemenin hatalı bir varsayım olduğunu unutmamalıdır. Bir ailenin çocuğunun cinsel istismara maruz kalması çocuğun yanında ailesini de ciddi şekilde etkilemektedir. Bu yüzden tüm bu konularla ilgili bilgi sahibi olup, çocuğu bu durumdan korumayı paranoyaya çevirmeden, gerektiğinde uzmanlara danışarak, çözüm yolları denemelidir. Çocukların cinsellik hakkında alacakları bilgiyi ilk anne ve babaları tarafından almalıdırlar. Çocuklara algılayabileceği zaman yaşına uygun cinsel bilgi ve eğitim verilmelidir. Çocuğa özel bölgelerine kimsenin dokunmaya hakkı olmadığı ve cinsel konulardaki kendisi ve çevresindekilerin ona karşı sınırları anlatılmalıdır. Çocuğa bedeninin, yaşı kaç olursa olsun kendisine ait olduğu öğretilmelidir. Çocuk bedeninin kendine ait olduğunu kavrayabilmeli. Bu nedenle sizin çocuğunuz bile olsa, ona dokunurken izin almalısınız. O istemediği zaman ona dokunmamalı ve öpmemelisiniz.

Cinsel İstismara Uğrayan Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı

Çocuk eğer böyle bir durumla karşı karşıya kalırsa, ailesine bu durum hakkında bilgi vermesi gerektiğini ve bunun sonucunda cezalanmayacağı inandırılmalıdır.

Cinsel istismara uğrayan çocuk ailesi tarafından ayıptır sus şeklinde susturulmamalıdır. Ailenin çocuğa sus kimse duymasın şeklinde bir yaklaşım sergilemesi, çocuğu daha da kötü etkileyecektir. Ailesi tarafından susturulan hakkı aranmayan çocuk yaşadığı durumdan, sadece kendini suçlayacak ve kendine kimsenin hiçbir zaman inanmayacağı düşüncesini benimseyecektir. Çocuğun böyle bir durumla karşı karşıya kalması durumunda çocuk ve aile psikolojik destek almalıdır.

Uzm.Adli+Klinik Psk. Ebru Çorbacı

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı