FeaturedKIBRIS

Çeler: Buna hiçbirimizin geçit vermeyeceğini bilmeleri gerekir

TDP Milletvekili Zeki Çeler, Atatürk Öğretmen Akademisi’nin gündemiyle ilgili “Yasal mücadelede de nasıl engel olabileceğimizi anlatayım” diyerek uzun bir paylaşımda bulundu.  

İşte o paylaşım:

ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ ile ilgili gene yasa, nizam, düzen bilmeden iş yapmaya kalkıyorlar. Aslında buradaki amaç akademiyi iyileştirmek değil geleceğimiz olan çocukların ilköğretimden itibaren şekillendirilmesinde büyük rolü olan öğretmenlerimizin dönüştürülmesi ve akabindede gelecek nesillerin yetiştirilmesinde istedikleri yöntem, yön ve toplum mühendisliği ile geleceği devşirmektir.
Buna hiçbirimizin geçit vermeyeceğini bilmeleri gerekir. Buna toplumsal mücadelenin yanında buyurun size yasal mücadelede de nasıl engel olabileceğimizi anlatayım. Hem yasaya hemde yasa yapılırken komitelerde yasa yapıcıların murat ettiklerini tutanaklardan okuyarak;
Tarihimizden beri varolan, öncesinde Öğretmen Koleji statüsünde olan ve 2000 yılında yasal olarak ATATÜRK ÖĞRETMEN AKADEMİSİ 60/2000 sayılı yasa ile oluşturulmuştur.
İdari yönüyle Eğitim Bakanlığına, Akademik yönüyle de YÖDAK’a bağlı olan bu Yüksek Öğretim Kurumunuzun temel amacı ve misyonu;
-Bilimsel anlayışlı, çalışkan, mesleğine bağlı, Atatürk ilkelerine bağlı, laikliği, demokrasiyi, insan haklarını özümsemiş ve hukuk devleti ilkelerini benimsemiş sağlam karakterli örnek öğretmen yetiştirmektir.
Bu yasa ile oluşan Akademi Yönetim Kurulu, Akademik Kurul, Akademi Başkanlığı, Bölüm Başkanlığı, Birim Başkanlığı organları ile de kurumsallaşmıştır.
Akademinin en üst düzeydeki karar organı olan Yönetim Kurulu yetkileri belirlenirken (16. Maddenin 11. Fıkrasında) <<Gerekli hallerde yerel ve/veya yabancı yükseköğretim kuruluşları ile işbirliği yapılması>> yetkisi de öngörülmüştür.
Ancak bu Akademinin tüzel kişiliğini, varlığını geliştirici, güçlendiren bir işbirliği anlamında olabilir.
Yönetim Kurulları atacağı her adım Akademinin varlığına değer katacak girişimler olabilir.
Yasayla yetki ve görev çerçevesi çizilmiş bir Yönetim Kurulunun Akademiyi temel amacından saptıracak, varlığını daraltacak, Akademiyi yokedecek en küçük bir girişimi görevi kötüye kullanma anlamına gelecektir.
Yasayı incelediğimizde öğretim elemanlarınında nitelikleri ve atanma koşulları bellidir. Bunlar dışında öğretim elemanı çalıştırmak mümkün değildir. Sadece Akademide yarı zamanlı olarak yasada belirtilen sürekli personel dışında “part-time” olarak sadece Öğretmenler Yasası kapsamındaki öğretmenler ile Kamu Görevlileri Yasası kapsamındaki kamu görevlileri ders verebilir. Başkası Veremez!
Bu yasa yürürlükte kaldığı sürece bu Akademinin varlığı tartışılamaz bile!!!
Yasa koyucu Yüce Meclisimizin iradesi ancak Akademinin varlığını şekillendirebilir diyor.
Hukuk devletiysek bugün bunların yaşanmaması gerekir.
Ayrıca çift diploma ve ortak programla ilgili uygulamalarda YÖDAK onayı olması gerekmektedir. YÖDAK’ın bu protokolden ne haberi ne de onayı vardır.
Başsavcılık, Ombudsman, Barolar Birliği, Sivil Toplum Örgütleri ve halkımızın hep beraber bu değerlere sahip çıktığımızı bu hükümete tek bir ağızdan haykırması gerekir.

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı