FeaturedKIBRIS

Çavuşoğlu: AB de marketlerini bize açmaya hazır olmalı

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı’na bağlı Veteriner Dairesi tarafından Avrupa Birliği’nin (AB) teknik ve mali desteğiyle yürütülen “Hayvan Hastalıklarıyla Mücadele” projesinde, Dilekkaya’da sohbet ve bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıda, hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve halk sağlığı temini hedefiyle yürütülen projenin birinci tur sunuçları, ikinci tur planlaması ile sürecin devamına dair bilgiler verildi. Veteriner Dairesi Müdürü Hüseyin Ataben, Kıbrıs Türk Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları ve AB Projesi Ekip Lideri Vaidotas Kiudulas’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, bölge belediye başkanları, üretici birlikleri başkanları, AB yetkilileri, bakanlık bürokratları ile 350’ye yakın hayvan yetiştiricisi katıldı.

MUSTAFA NAİMOĞULLARI:  “HAYVAN ÜRETİCİLERİ SÜREÇTEN MEMNUN”

Oturumu yöneten Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, hayvan ürericilerinin projenin bugün gelinen noktasından oldukça memnun olduklarını, büyükbaş hayvan başına 1500 TL küçükbaş hayvan başına ise 200 TL tazminat ödenmesi sayesinde de üreticilerin mutlu olduğunu söyledi. Bu tür projelerde hayvancıların görüşünün de alınması oldukça önemli olduğuna değinen Naimoğulları; “Birinci turu tamamlanan “Hayvan Hastalıkları ile Mücadele” projesinde bizlerin de görüşlerine başvurulmuş olması memnuniyet vericidir”dedi.

Mesarya bölgesi hayvancılarıyla buluşulan geniş katılımlı toplantıda ilk sözü alan AB yetkilileri, gelinen aşamada brusella, tüberküloz ve löykoz hastalıklarında birinci tur taramanın başarıyla tamamlanmasının Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı ile Veteriner Dairesi’nin güçlü inisiyatifleri sayesinde olduğunu; hayvan üreticilerinin de sürece dahil olarak özel veteriner hekimlerin çalışmaları ile başarıya ulaşıldığını belirtti. AB uzmanları şunları söyledi: “Bu işe gönül veren siz üreticiler ile çalışmanın öneminin ve bu projenin hayati öneminin farkındayız. AB’nin 2.5 milyon Euroluk katkısı ile bu hastalıkların kökünün kazınması oldukça zor çalışmalardır. Ancak bu çalışmalar insan sağlığına da etki eden uğraşlardır. AB komisyonu için bu konu hayati önem taşımaktadır. Bizim buraya kadar gerçekleştirdiğimiz ne varsa aslında bir başlangıçtır. Ülke genelinde hastalıktan ari olmak ve bu statüyü devam ettirebilmek için yılda bir kez kontrollerinizi devam ettirmeniz gerekiyor. Projenin başarısı tamamıyla üreticinin desteğine bağlıdır. Veteriner Dairesi ve çiftliklere gelecek olan özel veterinerlere destek verilmesi ile tüm hayvanlar test edilebilir; tüm hayvanlar test edilirse ülkesel ari statüsü alınabilir.”

HÜSEYİN ATABEN: “ÜRETİCİ BEKLENTİSİNİ ARTTIRMALIDIR”

Veteriner Dairesi Müdürü Hüseyin Ataben ise projenin birinci tur sonuçlarını üreticiler ile paylaşarak ülkedeki hayvan varlığının tamamının test edildiğini, ülkedeki hayvan varlığının %1.5’inde hastalık bulunduğunu söyledi. Birinci tur sonunda elde edilen sonuçların, hayvan üreticilerinin  yoğun çabaları ve kıymetli destekleri sayesinde olduğunu belirten Ataben, “Gösterilen samimi iş birliği ve güven için teşekkür ederim. Çalışmalara başladığımız ilk günden itibaren hayvan hastalıklarının önlenmesi ve hayvancıların olası zararlarının giderilmesi ile ilgili destek veren Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu’na ve hükümetimize teşekkür ederim” dedi. Proje çalışmaları öncesinde, yurtdışına ürünlerimizin satılmasında en önemli engelin ülkede hastalık durumunun bilinmezliği, hayvan sağlığı statümüzün belirsizliği olduğunu hatırlatan Hüseyin Ataben şu bilgileri verdi:

“Gelinen aşamada kontrol edilen hayvan sağlığı statüsü bilinen bir noktaya gelerek büyük bir engel kaldırılmıştır. Halk sağlığı açısından güvensizlik yaratacak durumunda üstesinden gelinecektir. İkinci aşamaya halihazırda geçildiği anda hastalık bulunmayan işletme oranı %90’dır. Bu durum kesinlikle halkımız için olumlu ve umut verici bir durumdur. Süreç içerisinde karşımıza çıkan engellerde üreticinin motivasyonunu düşürecek her türlü sıkıntının üstesinden gelmek adına ikinci tur öncesi önlemlerimizi almış bulunuyoruz. 10.000’den fazla büyükbaş ve 27.000’den fazla küçükbaş hayvanı hastalıklar açısından defalarca test ettik. Bir yıllık gibi kısa bir sürede hastalık görülen işletmelerin %50’ye yakınında hastalığı eradike etmek adına çalışmalarımızı paralel biçimde yürüttük. Alınan sonuçları daima üretiler ile paylaştık. Projeden birinci fayda sağlayacak üreticimize her zaman azami önem verdik. Sizden ricam sürecin devamında lütfen beklentilerinizi arttırın ve bizleri her daim ileriye taşıyacak olan isteklerinizi bize doğrudan iletin. Projenin sürekliliği göz önüne alınarak, sürdürülebilir ve kesintisiz devam edilmesi adına bu yıl sonu itibariyle başlayacak olan iki yıllık ek süre ile çalışmalarımız devam edecektir.”

NAZIM ÇAVUŞOĞLU “BİZ HAZIRIZ. AB DE KAPILARINI BİZE AÇACAK ŞEKİLDE HAZIR OLMALIDIR”

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu toplantıda yaptığı konuşmada Veteriner Dairesi’nin sorumluluğunda ve AB’nin katkılarıyla ülkemizdeki hayvan varlığının tamamının taranmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti ve bunu sağlayan ekipleri kutladı. Projede hayvan üreticilerinin sürece katkısını gözlemlemekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Bakan Nazım Çavuşoğlu şunları söyledi: “Devletin sivil toplumdan beklentisi sosyal sorumluluk girişimlerine destek vermeleridir. Bu projede  Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği’nin desteği olmasaydı bu noktaya gelinemezdi. Yaklaşık 12-13 yıldır birçok AB sorumlusunu ülkemizde misafir ediyoruz. Ancak bugüne kadar birçok proje tamamlanamadan maddi kaynakları bitmiş, projeler sonlandırılmıştır. Hayata geçirilen projeler arasında maksadına en çok hizmet eden ve hedefine ulaşma sebatını gösteren hayvan hastalıkları ile mücadele projesidir. Mesele, dar bir bölgeye kapatılan üretimimizin geniş coğrafyaya ve hatta tüm dünyaya ulaşabilecek standartlara gelmesinin önemidir. İnsanımızın umudunu yükselttiğimiz bu dönemde, hedefimiz olan AB standartlarına ulaşma noktasında sıkıntı yaşamayacağız.

Türkiye’den gelen su ile 3 yıl içerisinde çok yol alacağız. O gün bizim için, doğum günümüzü yeniden ilan edecek kadar büyük bir gün olacaktır. Biz hükümet olarak hazırız. Bizim beklentimiz AB’nin de marketlerini ve kapılarını bize açacak şekilde hazır olmasıdır. Bu çalışmalar uğrunda alınteri döken her kardeşimi saygı ve sevgi ile kucaklarım.”

Etiketler

Benzer Haberler

Başka Haberler
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı