Bugün, Dünya Kız Çocukları Günü

Merkezi Londra’da bulunan Çocukları Kurtarın Vakfı (Save the Children), dünyadaki genç kızların tamamının en azından ortaokulu tamamlamaları halinde 2030’a kadar 50 milyondan fazla çocuk evliliğinin önüne geçilebileceğini bildirdi.

Çocukları Kurtarın Vakfı’nın, ”11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü” dolayısıyla yayınladığı rapor, dünya genelinde kız çocuklarının yaşadıkları sorunları bir kez daha çarpıcı şekilde ortaya koydu.

Rapora göre, her yıl 12 milyon kız çocuğu 18 yaşına basmadan evlenmek zorunda kalıyor ve bunların beşte biri yine 18 yaşına gelmeden çocuk sahibi oluyor. Çocukları Kurtarın Vakfı’na göre, dünyada 200 milyondan fazla genç kız “kadın sünneti” tecrübesi yaşadı. Her hafta, 17-24 yaş arası en az 7 bin kız HIV virüsü kaparken, 3 milyonun üzerindeki genç kız savaşlar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kaldı.

131 milyon kız çocuğu okula gidemiyor

Birleşmiş Milletler ve BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) verilerine göre ise, dünyada 131 milyon kız çocuğu okula gidemiyor.

Yarısından fazlasını ergen kız çocuklarının oluşturduğu 1 milyar genç, 10 yıl içinde iş hayatına girecek. Yüzde 90’dan fazlası gelişmekte olan ülkelerde yaşayan bu çocuklar, özel sektörde çok düşük maaşa ya da hiçbir ücret almadan çalışacak.

Son 15 yılda uluslararası toplum, kız çocuklarının yaşamını erken dönemden itibaren düzeltmede önemli ilerleme sağlasa da özellikle orta ya da düşük gelir düzeyine sahip ülkelerdeki her 10 genç kadından 9’u cinsiyet ayrımcılığı, yoksulluk ve diğer dezavantajlara göğüs germek zorunda kalıyor.

Evlilik beklentileri, hamilelik riski, şiddet, kaliteli eğitimin önündeki engeller kız çocuklarının yaşamını sınırlayan ve gerçek potansiyellerine ulaşmalarını önleyen unsurlardan sadece bir kaçı.

Diğer yandan 15-29 yaş arası genç kadınların iş ve eğitim fırsatlarından yoksun kalma ihtimali aynı yaştaki erkeklere göre 3 kat daha yüksek seviyede bulunuyor.

Çocuk sahibi genç kadınların yüzde 35’i işi bırakıyor

UNICEF verilerine göre, öğrenci olmayan 15-29 yaş genç kadın nüfusun yüzde 70’i halihazırda ekonomik anlamda aktif olmamalarına rağmen gelecekte çalışmak istiyor.

Çalışmayan ve okumayan genç kesimin yüzde 76’sını genç kadınlar oluşturuyor. Bu kadınların üçte birinin (yüzde 32,7) hiçbir iş deneyimi bulunmuyor.

Çocuk sahibi olmak, genç erkekler için iş hayatı konusunda itici faktör olarak işlev görürken, genç kadınlar için tam tersi etkide bulunuyor. İş hayatında yer almayan genç kesimin de içinde bulunduğu genç kadınların yüzde 35’i çocuk sahibi olma durumunda işi bırakıyor. Bu oran aynı durumdaki erkeklerde yüzde 7’de kalıyor.

(BBC)