FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Böyle güzel bir kente hiçbir hırsı, öfkeyi taşımamalıyız’

Tünay MERTEKCİ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Girne ilçe yönetim kurulu üyesi ve geçtiğimiz yerel yönetim seçimlerinde CTP Girne Belediye Başkan adayı Birol Karaman gazetemizin sorularını yanıtladı. Yerel yönetim seçimlerinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Bu bağlamda özelde Girne ve genelde ise Kıbrıs’ın kuzeyindeki belediyeler hakkında değerlendirmelerde bulunan Birol Karaman, geride kalan bir yılın kendileri açısından bir iç muhasebe yapmak anlamında geçtiğini söyledi. Her beldenin kendine özgü sorunlarının olduğunu belirten Karaman, ancak görünürde olan en önemli problemin, mali sürdürülebilirlik gibi durduğunu vurguladı. Seçiminin hemen ardından Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü’nün işe seçim propaganda döneminden taşıdığı hırslarla başladığını ifade eden Karaman, “Böyle güzel bir kente hiçbir hırsı, öfkeyi taşımamamız gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu. Seçim döneminde de illa “kazanmak” için her yolu mübah görmediklerini dile getiren Karaman, ülke siyasetine ileriki dönemlerde birçok katkı koyacağa benziyor…

Soru: Yerel yönetim seçimlerinin üzerinden tam bir yıl geçti. Geride kalan bir yılı nasıl değerlendirirsiniz?

Öncelikle şahsım ve partim açısından değerlendirecek olursam, geride kalan bir yılın bir iç muhasebe yapmak anlamında geçtiğini söyleyebilirim. Sol gelenekten gelenler için eleştiri/özeleştiri mekanizmasını sürekli olarak canlı tutmak önemlidir. Biz de bunu canlı tutmaya çalıştık. Süreç boyunca yaptığımız doğrular nelerdi? Yanlışlar nelerdi? Neyi daha iyi yapabilirdik? Bunların değerlendirmesini yaptık. Hem örgüt olarak hem de şahsen… Geçtiğimiz ay içerisinde ilçe kongremizi de gerçekleştirerek yeni ilçe yönetim kurulumuz belirlendi. Şimdi bu değerlendirmeleri yeni yönetim kurulu ile birlikte bir adım daha ileriye taşıyarak eksikliklerimizi, aksaklıklarımızı nasıl gidereceğiz? Bunlara bakacağız. Bunu sadece Girne Belediyesi özelinde de söylemiyorum. Yerel yönetimlere dair genel politikalar anlamında söylüyorum. Bu çerçevede bazı hazırlıklar yapmaya başladık, istişare süreçlerinin tamamlanmasının ardından bu çalışmaları kamuoyu ile de paylaşacağız. Sonuç olarak CTP bu ülkede yerel yönetim anlayışına önemli yenilikler getirmiş, insanımızın önüne ciddi perspektifler koymayı başarmış bir partidir. Parti tüm kadrolarıyla birlikte, ilke ve değerleri doğrultusunda bu politikaları geliştirmeye devam edecektir.

Soru: Geride kalan bir yılda bir iç muhasebe yaptığınızı söylediniz. Bu değerlendirmede seçim süreci içerisinde gördüğünüz doğrular ve yanlışlar nelerdir size göre?

Yapılan değerlendirmelerde aslında süreç anlamında başarılı bir süreç geçirdiğimiz kanaati oldukça yaygın görünüyor. “Her ne pahasına olursa olsun kazanma” anlayışıyla çalışmadığımızı ve illa “kazanmak” için her yolu mübah görmediğimizi seçim döneminde de açık yüreklilikle paylaşmıştık zaten. Bu açıdan örgütlü bir biçimde, tutarlı davrandığımızı düşünüyorum. Eksiklik anlamında ise yaygın kanaat, çok gecikmiş bir adaylık süreci olması gibi görünüyor. Bu, bir çok konuyu hakkıyla ele almamızı, daha planlı programlı ilerlememizi engelledi. Ancak yine de iyi organize olarak bunu büyük oranda aştık. Benim kişisel olarak en fazla eksik olarak gördüğüm konu ise belediye meclis üyesi adaylarımızla ilgilidir. Gerçekten çok iyi bir kadroydu. Belediye meclisine girmeye hak kazanan adaylar kadar hak kazanamayanlar da teker teker önemli işler başarmış, kendilerini alanlarında ispat etmiş insanlardı. Daha fazla sayıda arkadaşımızın meclise girmesini ve kent hayatına, yerel politikaların geliştirilmesine katkı sağlamasını çok isterdim açıkçası. Burada az önce de dediğim gibi sürenin kısıtlı olmasının önemli bir etkisi oldu ve onların tanıtımını yeterince yapamadık sanırım. Bu bana göre önemli bir eksiklikti.

 

Soru: Gelelim Girne’ye ve Girne Belediyesi’ne… Nasıl değerlendiriyorsunuz geride kalan bir yılı?

Seçimin tamamlanmasından itibaren ele alacak olursak bir sefer şunu söylememiz gerekiyor. Seçimin hemen ardından Sn. Güngördü işe seçim propaganda döneminden taşıdığı hırslarla başlamıştı. Kendi değerlendirmesine göre benimsemediği personelin görev yerlerini değiştirmek, bazılarını deyim yerindeyse “sürmek” gibi son derece çağ dışı bir anlayışla işe başladı. O dönemde hem bizim tepkilerimiz hem de iş yerinde örgütlü bulunan sendikanın çabalarıyla buradan dönüldü. İyi de oldu. Böyle güzel bir kente hiçbir hırsı, öfkeyi taşımamamız gerektiğini düşünüyorum. Ancak genele baktığımızda bir değişiklik olduğunu söylememiz mümkün değil. Kent, adeta akışına bırakılmış bir haldedir. Geride kalan bir yılda “şu yapıldı ve yaşam standartlarımızda bir gelişme oldu” diyebileceğimiz önemli bir proje ortaya kondu mu diye hepimizin kendimize sorması gerekiyor. Böyle bir proje yoktur! Olması da zaten pek mümkün değildi. Neden değildi? Çünkü seçim döneminde halka doğrular söylenmedi. 2018 yılı için ortaya konulan bütçenin, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir bütçe olduğunu ve Girne halkına hayal satıldığını söylerken haklıydık. Nitekim 2018 yılına baktığımızda 129 milyon TL gelir elde edilmesi öngörülürken bunun ancak 98 milyon TL civarında gerçekleşebildiğini görüyoruz. Bu çok ciddi bir başarısızlıktır. Belki de 28 belediye içerisindeki en başarısız performanstır. Bu konuda uyarılar yapmıştık hatırlıyorsanız. Önceki yılların bütçe gerçekleşmelerine baktığımızda bu öngörünün gerçekleşmesi için ya nüfusun iki katı kadar artması veya yerel vergilerde ve harçlarda çok ciddi zamlar yapılması gerektiğini bunun da her açıdan sorunlu olduğunu söylemiştik. Burada haksız çıkmadık gibi görünüyor.  Belli ki; seçim yılı içerisinde belli ödemelerin yapılabilmesi için bütçe öngörüleri şişirilmiş ve bu ödemeler bu yolla yapılabilmiştir. Ancak Girnelilerin yaşam standartlarını ileriye taşıyacak projeler de ortaya konamamıştır. Seçimden sonraki ilk bütçe dönemi olması sebebiyle CTP’li belediye meclis üyesi arkadaşlarımız bir iyi niyet gösterme anlamında 2019 bütçesine bu haliyle onay vermişlerdir ama önümüzdeki yıllarda bu konuyu hep birlikte çok daha ciddi bir şekilde takip edeceğiz ve bunu da Girne halkıyla paylaşacağız. Bu çok acı bir şeydir aslında biliyor musunuz? Bütçe, icraatın temelidir. Halkın alabileceği veya alamayacağı hizmetleri oradan görebilirsiniz. 2018 seçimlerinde Girneliler bütçe üzerinden yanıltılmış ve oyları alınmıştır. Ancak bunun karşılığında hiçbirimiz hak ettiğimiz hizmeti alamadık. Bir bina yapılacak diye milyonlar atılıyor yıllardır ancak temel sorunlar halen yerinde duruyor. Bunu hiçbirimizin kabul etmemesi gerekir.

Soru: Girne’deki en büyük sorun nedir sizce? Göreve siz gelmiş olsaydınız ilk olarak hangi konuya el atacaktınız?

Girne en başta tahrip edilmiş bir kenttir ve bu tahribatın yapısal ve estetik açıdan geriye döndürülmesi öyle pek de kolay bir iş değildir. Bu tahribatla birlikte ortaya çıkan temel problemler ise trafik ve alt yapıdır. Bunlar irade gösterilerek çözülebilir. Bu yıl dövizdeki yükseliş dolayısıyla ekonominin daralması ve öğrenci sayısında yaşanan gerileme sebebiyle trafikte bugünkünden daha ciddi bir sıkışıklık yaşanmamıştır. Ancak geride kalan bir yılda trafik alt yapısının geliştirilmesine yönelik hiçbir adım atılmadığı ortada. Bu, yaşam kalitemizi düşüren önemli bir sorundur.

Öte yandan kanalizasyon ve atık su arıtma sorunu halen olduğu yerde duruyor. Her gün tonlarca atığı Akdeniz’in ortasına öylece bırakmaya devam ediyoruz. Bir sahilde boşaltımını yapan bir işçi görsek hemen fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşırız, üzerine yapmadığımız yorum da kalmaz ama belediye borularla hepimizin boşaltımını Akdeniz’in ortasına bırakıyor. Buna pek de ses çıkarmıyoruz! Halbuki bu çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Turizmin geleceğini de tehdit etmektedir. Yağmur suyu konusu zaten Girne’nin yumuşak karnıdır. Burada iyi çalışılmış bir projemiz vardı. Bu konulara ve tabi ki kurumsallaşmaya odaklanacaktık. Umarım mevcut yönetim geçen dönemki gibi 3 yıl yatalım, son 1 yılda toparlarız “stratejisi” gütmez yine. Bu, kent açısından kayıp olur gerçekten de…

Soru: Kıbrıs’ın kuzeyindeki tüm belediyeleri düşündüğümüz zaman belediyelerin genel olarak sorunları nelerdir size göre?

Tabi her beldenin kendine özgü sorunları var ancak görünürde olan en önemli problem, mali sürdürülebilirlik gibi duruyor. Birçok belediyenin özellikle TL’de yaşanan değer kaybı ve hayat pahalılığı sebebiyle daha da zor günler yaşadığı ortada. Ancak mali sorunlar dışında temel bazı sorunlar da olduğunu düşünüyorum ki bunların çözümü biraz da merkezi hükümette ve meclistedir. Yıllardır tartışılan bir yerel yönetimler reformu konusu var. Burada öyle görünüyor ki odak, görünürde olan probleme yani mali sürdürülebilirliğe kaymıştır. En azından benim algıladığım budur. Eğer gerçekten böyleyse ve sadece belediyelerin mali sürdürülebilirliklerini sağlamak maksadıyla bir düzenleme yapma yoluna gidilecekse üzgünüm ama buradan murat ettiğimiz sonuçları elde edemeyeceğiz. Vatandaş olarak alacağımız hizmetlerin kalitesi falan da artmayacak. Yerinden yönetimi güçlendirmeyi, yerel demokrasiyi geliştirmeyi önemsemeyen ve sadece mali tabloları masaya koyup değerlendirme yapan bir anlayışı ben bu açıdan kabul etmiyorum. Merkezi hükümet, yerine getiremediği ve aslında kent hayatı için önemli gelişmeler sağlayacak bazı yetkilerini yerel yönetimlere devretmeyi bu çerçevede önüne koymalıdır diye düşünüyorum.

Voice Of The Island – 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı