FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki misyonu ne?

Tünay Mertekci

Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Çalışmaları eğitimi görüp daha sonra Diplomasi ve Çatışma Yönetimi bölümünde yüksek lisansına devam eden Yusuf Osman, Voice Of The Island’a değerlendirmelerde bulundu.

Kıbrıs’ta Birleşmiş Milletler’in genel durumuyla ilgili konuşan Osman, bir değerlendirme yapılacak olması durumunda öncelikle BM’nin Kıbrıs’taki misyonunun ne olduğuyla başlanabileceğini ifade etti.

Osman: BM’nin var oluş amacı tam olarak bilinmiyor

Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs’taki varoluş amacının iki toplum ve liderleri arasındaki ‘İyi Niyet Misyonu’ nu yürütmek olduğuna dikkat çeken Osman, her iki toplumda da bu ‘İyi Niyet Misyonu’ nun ne olduğunun ve müzakere masasındaki BM Özel temsilcisinin hangi yetkilere sahip olduğunun, neler yapıp yapamayacağının tam olarak bilinmediğini söyledi. “Birleşmiş Milletler imaj olarak Kıbrıs toplumlarının gözünde, özellikle Annan Planı gündeminden sonra genellikle ‘Arabulucu’ olduğu ”Sen şunu al, sen bunu ver” gibi bir pozisyonda olduğunu sanıyor” şeklinde konuşan Osman, bunun böyle olmadığını, 50 yıldan fazla bir süredir BM’nin iki tarafın müzakere ettiği masada ‘köprü’ görevi dahi görmediğini belirtti.

“BM’nin Kıbrıs’taki yetkileri belirli..”

Osman, BM’nin, Kıbrıs’a atadığı temsilcinin iki taraf arasında olan müzakerelerin hangi havada geçtiğini, söylemlerinin raporlaştırılıp talep edildiğinde BM Genel Sekreterine sunmak dışında, başka bir yetkisinin bulunmadığına dikkat çekti. Osman, “Pek tabii ki BM’nin bu ülkedeki siyasi varlığı uluslararası arenada Kıbrıs Sorunun temsiliyeti, tartışılması ve Dünya’nın tanıdığı bir sorun olma noktasına gelmesinde yardımı vardır” dedi ve BM’nin, uluslararası toplumun dikkatinin adaya çekilmesinde ve bu çatışma kültürünün yerine çözüm modellerinin tartışılmasını teşvikte de hasıraltı edilmemesi gereken emeklerinin olduğuna dikkat çekti. “Şu terimsel ayrılığa dikkatli bakmamız gerekir” diyen Osman, ‘Barış’ ve ‘Çözüm’ terimlerinin aynı tabloda fakat farklı noktalarda olduğunu vurguladı.

“Sivil toplum örgütlerine büyük sorumluluk düşer”

Çözüme, siyasi istikrar, doğru projeler ve akıl birliğiyle ulaşılabileceğini dile getiren Osman, barışa ulaşmanın ise toplumların ve insanların elinde olduğunu belirtti. Bu noktada da Sivil Toplum Örgütleri ve benzer paydaşlara büyük sorumluluk düştüğüne dikkat çeken Osman, ”İki toplumlu etkinliklere neler katılabilir”, ”Toplumun farklı kesimlerine yenilikçi fikirlerle nasıl ulaşılabilir” sorularına acilen yanıtlar bulunması gerektiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in de acilen iki toplum üzerinden her şeyin özgürce konuşulup, ayrıştırılabileceği, herkese açık ve samimi platformlar sunup kamu diplomasisi örneği göstermesi gerektiğine dikkat çeken Osman, BM’nin, Kıbrıs’taki toplumların istek ve düşüncelerine gerçekten önem verdiğini ifade etti.

“Kıbrıs sorununun yarım asırdır devam ettiği unutulmamalı”

Yapılan anketlerle her iki toplumun nabzını ölçerek veri toplamak BM gibi bir organizasyonun masaya kattığı en önemli nüvelerden biri olduğunu vurgulayan Osman, “hassasiyetlerin belirlenip çerçeveye yardımcı olan her kuruluş, ‘resmin’ kendisine şüphesiz önem veriyordur” şeklinde konuştu. Öncelikle Kıbrıs sorununun neredeyse yarım yüzyıldır devam eden bir sorun olduğunun hiçbir taraf tarafından unutulmaması gerektiğini kaydeden Osman, daha fazla geç kalınmayacak şekilde arayışa devam edilmesi gerektiğini ifade etti. Dünyada insanoğlunun vardığı noktanın artık her şeye daha hızlı erişim, daha hızlı üretim ve daha hızlı çözümler olduğuna dikkat çeken Osman, siyasetin hızı mevcut dünya düzeninin artık çok gerisinde kaldığını söyledi. Bu yüzden, artık 21’inci yüzyılın problemi olan Kıbrıs sorununa, 21’inci yüzyılın çözüm metotlarıyla, yenilikçi fikirlerle yaklaşmamız gerektiğine dikkat çeken Osman, “özellikle sol tandans kendini eleştirerek var olmaya en çok ihtiyaç duyduğu zamandadır” dedi.

“Dünyanın siyasal dengesini etkiliyor”

“Dünya siyaseti muhafazakarlaştıkça, Orta Doğu çalkalandıkça, krizler tekrarladıkça, hepimiz mücadele etmekte zorlanmaktayız” şeklinde konuşan Osman, Amerikan Başkanı Trump’ın yaptığı BM açıklamasında ”Amerika kendi başına BM’nin yükünü çekmeyecek” gibi söylemler hem BM’nin güvenliğini hem de Dünyanın siyasal dengesini etkilemekte olduğunu ifade etti. Ne yazık ki, uluslararası kuruluşların devletler tarafından sağ ideolojiye maruz kaldıklarında erimeye ve itibarsızlaştırılmaya mahkum olduğuna vurgu yapan Osman, BM gibi kuruluşların amaçlarından sapmadan ülkeler üzerinde bir tutum sergilemeleri gerekmekte olduğunu söyledi. Osman, “Bizlere, bu ülkenin çocukları olarak, ortak yarar için çalışıp üreterek bu dünyayı, ülkeyi ve geleceği hayal ettiğimiz yerlere taşımak düşer” dedi.

Voice of the Island 2018

Etiketler

Benzer Haberler

Başka Haberler

Close
Close