FeaturedKIBRISTürkiye

Basın toplantısında Kıbrıs tartışması: Garantörlük çağ dışı mı, değil mi?

Yunanistan Dışişleri Bakanı Katrugalos ile TC Dış işleri Bakanı Mevlüd Çavuşoğlu bugün Türkiye’de bir araya geldi.

Görüşmeden sonra iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına damga vuran konu Kıbrıs konusuydu. Garantörlük konusunun uzunca tartışıldığı basın toplantısında, Yunanistan Dış işleri Bakanı, “Çağ dışı kalmış garantörler konusuna karşıyız” derken Çavuşoğlu’nun buna katılmaması, konunun uzunca konuşulmasına neden oldu.

“Ucu açık müzakere olmasın”

Çavuşoğlu açıklamasında, “Kıbrısta yeni bir müzakerelerin başlayabilmesi için gayri resmi müzakerelerle neyi ve nasıl müzakere edebileceğimiz konusunda hem fikir olmamız lazım. Bunda da hem fikiriz. Gayri resmi müzakereleri hep gerçekleştiriyoruz. Önümüzdeki süreçte de toplantılarımızı devam ettireceğiz. Yani bir başka başarısızlığı hazmedecek durumda değiliz. Ucu açık müzakere olmasın. Artık bir sonraki müzakerelerin sonucunda her iki tarafın da kabul edebileceği bir çözüme ulaşalım diyoruz.” dedi

Doğal gaz konusunun da gündeme geldiğini belirten Çavuşoğlu, “Sayın Bakanın Türkiye’nin buradan dışlanmaması gerektiği mesajını destekliyoruz. Türkiye’nin uluslararası hukuk çevresinde hakları vardır. Türkiyeyi dışlayarak bir yere varılmaz.” dedi.

“Garantiler konusunun saf dışı kalmasından yanayız”

Daha sonra Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Katrungalos söz alarak “Kıbrıs konusunun çözümüyle ilgili olarak her zaman uluslararası hukukun olmasından yanayız.” dedi.

Katrungalos konuşmasında “Biz Yunanistan olarak konunun uluslararası boyutuna nasıl çözüm bulunabilir, ne katkı sağlayabiliriz, onu düşünüyoruz. Garantiler konusunun saf dışı kalmasından yanayız. Türk tarafının görüşleri nelerdir, nasıl görüşülür, bu konular üzerinde görüş alış verişi yapma fırsatı bulduk.” dedi.

Gelen bir soru üzerine “Kıbrıs ile ilgili olarak şunu söylemek istiyorum tabii ki Crans Montana’da önemli bir ilerleme kaydedildi. Bizim için en önemli konu bu süreçte şu; buradaki görüşmelerde Kıbrıs artık uluslararası bir boyut kazandı. Bizim için en önemli konu bu. Bunun ötesinde Yunanistan ve Türkiye bunu nasıl değerlendiriyorlar biraz ona bakmak lazım.” dedi.

“Enerji konusunda gayet net konuştuğumu düşünüyorum. Türkiyenin uluslararası hukuktan kaynaklanan bazı haklarını olduğunu söylüyoruz. Kimse monopol oluşturmak niyetinde değil. Burada deniz hukuku kuralları geçerlidir.” diyen Katrungalos son olarak “Biz tekrar birleşik bir Kıbrıs’ı temenni ediyoruz. Adada yaşayan iki halk karar verecektir buna. Bir kere daha ifade etmek istiyorum ki adada zenginliklerden bahsettiğimiz zaman iki halkın da zenginliklerinden bahsediyorum.” dedi.

“Crans Montana’da başlamamız söz konusu olamaz”

Tekrardan söz alan Çavuşoğlu “Kıbrıs’ta özellikle enerji kaynaklarıyla ilgili bizim açımızdan iki önemli nokta var. Bunlardan bir tanesi uluslararası hukuktan doğan haklardır. Türkiye’nin ne sismik araştırma yapma ne sondaj yapma hakkı vardır. İkinci konu ise KKTC’yi ilgilendiren noktadır. Burada Kıbrıs etrafındaki hidrokarbon rezervlerinde Kıbrıs Türk halkının da hakları var. Başından beri bizim basit bir talebimiz oldu. Biz bu çalışmalara sondaj ya da araştırma çalışmalarına karşı değiliz. Yalnız Kıbrıs Türk halkının hakları garanti altına alınsın. Özel şirketler üzerinden de bu yapılabilir. Fakat özellikle Anastasiadis Kıbrıs Türk tarafının hakları olduğunu kabul etmesine rağmen garanti altına alamayacağını söylemesinden sonra biz de sismik araştırmalarımızı yapıyoruz. Sondaja da başlayacağız. Oysa bu konu basit bir şekilde çözülebilirdi. Esneklik göstermiştik. Burada Türkiye kendi alanlarında kıta sahanlığında haklarını tabii ki kullanacaktır. Garantör olarak Kıbrıs Türk halkını haklarını koruma görevi vardır bu da uluslararası anlaşmalardan doğan bir yetkidir.” dedi.

Çavuşoğlu konuşmasında “Yorgos ile hem fikir olmadığım bir konunun altını çizeyim; garantörlük konusu çağ dışı değildir. KKTC ile Rum kesimi arasında devam eden müzakerelerde şimdi gördük ki Türk tarafıyla yetkileri yönetimi paylaşmak istemeyen bir Rum kesimi var. Crans Montana’dan önce siyasi eşitliği kabul etmesine rağmen bunlardan vazgeçen bir Rum liderden bahsediyoruz. Tüm bu şartlar ortadayken garantilerin çağ dışı olduğunu iddia etmek doğru değil. Anastasiadis bana da anlattığı kaygılarından dolayı başarısız oldu. Başarısız bir müzakereden sonra, oradan Crans Montana’dan tekrar başlamak zaman kaybıdır. Yeni bir müzakereye başlayacak mıyız? Bunun çerçevesi ne? Bunu tekrar konuşacağız. Crans Montana’da başlamamız söz konusu olamaz.” dedi.

Voice of the Island 2019

 

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı