FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

‘Ayağa kalkıyoruz ve bayrağı çekip yola çıkıyoruz’

Tünay MERTEKCİ

Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Voice Of The Island’a konuştu. Çakıcı, hükümetin dövizi bahane göstererek yapılması gereken birçok icraatı yapmadığını vurguladı ve TKP’nin şu an iktidarda olması durumunda ilk yapacakları şeyin vergi reformu olduğuna dikkat çekti. Toplumcu Demokrasi Partisi’nin şu anki yönetiminin mirasa konduğuna dikkat çeken Çakıcı, bunun yanında her şeyin fos çıktığını belirtti. TDP’nin hükümette Halkın Partisi’nden daha acemi ve iş bilmez gözüktüğünü vurgulayan Çakıcı, TDP’nin yükseliş döneminde parti yönetiminde ‘Çakıcı ve arkadaşları’nın olduğunun altını çizdi. TKP’nin kavgadan ve mücadeleden asla korkmayacağını söyleyen Çakıcı, “Tekrardan ayağa kalkıyoruz ve bayrağı çekip yola çıkıyoruz” şeklinde konuştu. Yeniden Doğuş Partisi’nin de bölücü ve ırkçı bir parti olduğunu söyleyen Çakıcı, TKP-YG’nin eşitlikten, bilimden ve adaletten yana olduğunu ekledi.

Çakıcı: Bu hükümet psikoloji bir rüzgarla geldi

Toplumcu Kurtuluş Partisi Yeni Güçler Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, dörtlü koalisyon hükümetinin çok büyük umutlarla iktidara geldiğini ancak bu umutları maalesef hayal kırıklığıyla sonlandırdığını belirtti. Bu hükümetin aslında psikolojik bir rüzgarla geldiğine dikkat çeken Çakıcı, bir vaat da yapmadığını söyledi. Çakıcı, “Yeniyiz, farklıyız diyerek geldiler ama altı da boştu” diyen Çakıcı, bu dört partinin seçimde de yapılması gerekenleri net şekilde söylemediğini kaydetti. “Mesela Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin başında yeni bir parti başkanı vardı. Bir psikolojik umut getirdi. Halkın Partisi, yeni bir partiydi. Yeni bir umut doğurdu insanlar üzerinde. Toplumcu Demokrasi Partisi’nde de aslında denenmemiş bir yönetim vardı, o da bir umut taşıyordu. Serdar Denktaş en eskileriydi aralarında ama en azından bu üçlünün bile farklı olması, yeni bir psikolojik hava getiriyordu” dedi. Seçim manifestolarına bakıldığında, temel bir vizyon sorununun olduğunun da görüldüğünü söyleyen Çakıcı, halkın bunu tam olarak anlamadığını, çünkü psikolojik bir değerlendirme yapıldığını ifade etti.

“Klasik UBP uygulamalarından farklı bir şey yapılmalıydı”

Vergi reformu yapılması gerektiğini vurgulayan Çakıcı, hükümetin paraya ihtiyacı olduğunu, klasik Ulusal Birlik Partisi’nin uygulamalarından farklı bir şeyler yapılması gerektiğini kaydetti. “Orta direk eziliyor, esnaf eziliyor, küçük, orta iş adamı eziliyor. Büyüklerle ilgili bir düzenlemeye gidilmesi gerekiyor. Büyük işletmelerle ilgili, gazinolarla ilgili, büyük otellerle ilgili düzenlemeye gidilmeli” diyen Çakıcı, vergi reformunun orada kendini göstermesi gerektiğini söyledi. Turizm adı altında vergi muafiyetinin olduğunu söyleyen Çakıcı, “Hem muafiyet alıyorlar hem teşvik alıyorlar hem de turizm piyasasının yüzde 95’ini yiyorlar. Dolayısıyla vergisi yok, devletin geliri yok. Hala öyle devam ediyor. Vergi reformu yapılmalıydı” dedi. Seçimden önce de bunları kimsenin dillendirmediğini kaydeden Çakıcı, “Tarım reformu yapılmalıydı. Tarımda da büyük çiftçiye gidiyordu, küçük çiftçi batıyordu. Üç beş aile ayakta duruyordu. Küçük orta çiftçiler bu çiftçilere hayvanlarını satıyorlardı. Çiftçilik bu anlamda sosyal adaleti bozan yapıdaydı. Bunu düzeltmek için tarım reformu olmalıydı. Ama UBP’nin bıraktığı yerden, aynı şekilde devam edildi. Yeni bir değişiklik olmadı” dedi.

“Vizyonla ilgili ciddi sorunları var”

Hukuk reformunun olması gerektiğine dikkat çeken Çakıcı, “Başında iki hukukçu olan başbakan ve başbakan yardımcısı, yeni bir ceza yasası yapması gerekirdi. Onu da yapmadılar. Dolayısıyla parayı toplayamadığımız gibi hukuk düzenimizi de düzeltemedik” dedi. Hakim sayılarının ve savcı sayılarının artırılıp yeni alt mahkemelerin kurulup bir hukuk reformunun olması gerektiğine dikkat çeken Çakıcı, ceza yasasının 1930’dan kalma ceza yasası olduğunu dile getirdi. “İrade-i erki elinde bulundurmak için polisi ve sivil savunmayı kendine bağlanması lazımdı” şeklinde konuşan Çakıcı, bu adımların atılmadığını kaydetti. Sağlıkta ve eğitimde UBP’den farklı bir tutumun sergilenmediğini söyleyen Çakıcı, “Bakıyorum, parası olmayan, yönetimi kendi elinde olmayan UBP’den farklı kendini yenileyemeyen dörtlü koalisyonla karşılaştık” dedi. Dörtlü koalisyonun vizyonla ilgili ciddi sorunlarının olduğuna dikkat çeken Çakıcı, bir karmaşanın olduğunu ve belki de kendi aralarında tam anlamıyla anlaşamadıklarını vurguladı. Çakıcı, “Anlaşamadıkları halde hükümeti devam ettiriyorlar. Burada iyi anlaşıyoruz da diyorlar. Ama bir şey yapmadıkları için bir anlaşmazlık da ortaya çıkmıyor. Bunun zararını da halk görüyor” şeklinde konuştu.

“Sivilleşme, demokratikleşme adımlarını da döviz mi engelliyor?”

Tüm bu reformları yapmak için dövizin engel olmadığına dikkat çeken Çakıcı, “Vergi reformu yapmanıza döviz engel değil. Tarım reformu yapmanıza döviz engel değil. Sivilleşme, demokratikleşme adımları atmana, döviz engel değil. Tam tersine bunlarla güçlenebilirsiniz. Ekonomik gelirleri daha çok artabilir. Siyasi iradeyi, gücü elinde tutabilirsiniz” dedi. Yapılması gerekenlerin yapılmadığını vurgulayan Çakıcı, “Bunun yanında da döviz krizini bahane olarak çıkartılıyor halkın karşısına. Bahane uyduruyorlar” dedi. Hükümetin, insanları kandırmaya çalıştığını dile getiren Çakıcı, “Polisin sivile bağlanmasıyla döviz krizinin ne alakası var? Sicil affının ne alakası var? Hukuk reformunun ne alakası var döviz kriziyle?” dedi.

“TDP, HP’den daha acemi ve daha iş bilmez görülüyor”

Hükümetin üzerine düşeni yapmadığını ve döviz kriziyle ilgili bahane uydurduğunu belirten Çakıcı, bu partilere halkın prim verdiğini söyledi. “Hele HP, yepyeni bir parti, tecrübesi de yok, geçmişi de yok. 12 milletvekili çıkaracak. Çok büyük bir şans verdi bu halk. Bize vermedi bu şansı ama onlara verdi” dedi. Çakıcı, “Halk, baktığımız zaman bu kadar yıllık parti CTP’ye her defasında iktidarda ne olduğu görüldü. Yeni başkan vardır diyerek halk şans verdi. TDP, geldi hükümete, HP’den daha acemi, daha iş bilmez görülüyor şu anda” şeklinde konuştu. TDP yönetiminde, yükselme döneminde başka bir yönetimin olduğunu vurgulayan Çakıcı, “Yükselme döneminde TDP yönetiminde Çakıcı ve arkadaşları vardı. O dönemde büyük bir yükselme, adım adım emek vardı. Şimdi o emeğin üstüne geldi başkası oturdu ve hükümet oldular. Aslında bizden sonra kötü bir yönetim vardı, acemi bir yönetim vardı TDP’de. Biz bunu seçimden önce söylesek, suçladılar, beğenmediler diyeceklerdi. Şimdi en azından yaşanıyor” dedi.

“TDP’nin hükümet olmasında hepimizin emeği var”

Çakıcı, “Geçmiş TKP camiasının hayali bu muydu? 2 adam bakan olsun, hiçbir şey yapamasın. Tam tersine polisin sivile bağlanmasıyla ilgili, kendi kendini yönetmeyle ilgili tek bir cümle duyuyor musunuz şimdi? Vergi reformuyla, tarım reformuyla ilgili tek bir cümle duyar mısınız? Böyle geçmişine ihanet olamaz. Uzun süre bu tartışmaların arasında, kargaşa içerisinde bizi de suçladılar. Sanki yıllarca TDP’nin yükselmesinde o emeği başkası koymuş gibi. Bugün hükümet olmalarında hepimizin alın teri vardır. Allah rahmet eylesin sayın Tahsin Mertekci’nin de alın teri vardır. Mustafa Emiroğlu’nun da Mehmet Çakıcı’nın da alın teri vardır. Şu an bir kısmı TDP’de, bir kısmı TKP’de olan milletvekilleri için söylüyorum, herkesin emeği vardır” şeklinde konuştu.

“Şu anki TDP yönetimi mirasa kondu”

Şu anki TDP yönetiminin söz konusu mirasa konduğunu ama her şeyin fos çıktığını söyleyen Çakıcı, “Yani bir de bunu yaşamamız gerekir miydi görmek için? Ondan da emin değilim. Daha önce göremez miydik bunu? Hem halk olarak hem de partililer olarak maalesef keşif edemedik” dedi. TKP-YG’nin bugün hükümette olması durumunda ilk olarak vergi reformunun yapacağını söyleyen Çakıcı, “Paraya ihtiyacı vardır bu ülkenin. Zam yapmamak için ve halkınızın refah düzeyini artırmak için ilk yapacağınız şey vergi reformudur. Paranız yoksa zam yaparsınız ya da Türkiye’nin kapısına gidersiniz. Vergi reformunu ben defalarca izah ettim” dedi. “Sosyal konutlar yapabilirdik. Biz seçim manifestosunda bunları söyledik. Ücretsiz üniversite dedik. TKP YG’nin manifestosu çok iyiydi. Bugün de hala geçerliliğini koruyor. İlk yapılması gereken vergi, sonrası da tarım reformudur. Bu halk bir gün cesaretli insanları seçtiğinde, o gün değişecek. O gün gelene kadar hep birlikte ağlamaya devam edeceğiz” diyen Çakıcı, sallanan bir dörtlü koalisyon hükümetinin olduğunu ve başarısız olduklarını yineledi.

“YDP ayrımcı ve bölücü bir partidir”

Ülkemizde başka bir tehlikenin bulunduğunu belirten Çakıcı, “Irkçılık, doğum yeri ayrımı yaparak bu argümanlarla karşımıza çıkan Yeniden Doğuş Partisi vardır karşımızda şu an. Bu parti ayrımcı bir partidir. Bu parti bölücü bir partidir. Bu parti Kıbrıs’ta insanlar arasında ayrım yapan bir yapılaşmadır. Başındaki insanlar ayrım yaparak siyasette istismar yapıyorlar. İstismarcıdırlar” dedi. “Geçtiğimiz günlerde polis olayı basit bir trafik suçu, bunu bile döndüler doğum yeri ayrımına çevirdiler. Bunun üzerinden siyaset yapıyorlar. Aslında hiçbir yetenekleri olmayan, hiçbir özellikleri olmayan yöneticilerdir” diyen Çakıcı, YDP’nin argüman olarak kullandığının bilim, eşitlik ve adalet olmadığını söyledi. Söz konusu partinin ayrımcılık ve bölücülük üzerine siyaset yaparak istismar ettiğini belirten Çakıcı, “Buna baktığım zaman maalesef bunun karşısında Kıbrıslıların partisi vardır. Bunun karşıtı budur. Böyle bir sonuç çıkar. Biz TKP-YG olarak üçüncü grubun temsilcisi olan insanlarız. Bu ülkede ayrımcılık, doğum yeri ayrımı, TKP-YG’nin savunacağı bir nokta değildir” şeklinde konuştu.

“Bu ülkenin her vatandaşı bizim için eşittir”

“Biz bilimin, doğruluğun, eşitliğin, adaletin yanındayız ve ayrımcılığa karşıyız. Bu ülkenin vatandaşları bizim için eşittir. Doğum yerleri nerede isterse olsun. Her vatandaşımız bizim için eşittir” diyen Çakıcı, TKP’nin sosyal demokrat bir parti olduğunu vurguladı. Sosyal adaletin çok önemli olduğuna dikkat çeken Çakıcı, tüm bunları söyleyen bir siyasi duruşa ihtiyaç olduğunu belirtti. Bunun da TKP YG’nin kimliği olduğuna dikkat çeken Çakıcı, “TKP var olduğu sürece bu düşünceleri savunacak. Yenildiği zaman Kıbrıs Türk halkı yenilmiş olacak. Kazandığı zaman da Kıbrıs Türk Halkı kazanmış olacak. Biz tarafız. Demokrasi ve bilim yönünden tarafız. Gericiliğe karşıyız. Bilim ilerlemelidir. Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü ilerlemelidir. Demokrasisi ilerlemelidir. Bunun için de bir siyasi yönetime ihtiyaç vardır” dedi.

“Kötü düzeninin sahibi UBP, başında vizyonu olmayan genel başkan”

Çakıcı, “Siyasi yelpazeye baktığım zaman bu düzeni kuran kötü düzenin sahibi UBP, başında vizyonu olmayan genel başkan. Vizyonunu göremediğim anlayamadığım eskisi gibi devam ettirmeyi planlayan klasik bir UBP var karşımızda. Onun yine sağ tarafında ayrımcılıkla, bölücülükle ilgili YDP durur. Şimdi hükümette olan dörtlü koalisyonu da gördük. Onlar da ortada durumu idare ettiriyor. Makam koltuklarına oturdular hiçbir şey yapmadılar. Bahaneler uydurarak yollarına devam ettiler” şeklinde konuştu. Yelpazenin sol tarafında büyük bir boşluğun olduğuna vurgu yapan Çakıcı, bu boşluğun TKP-YG’nin sosyal demokrat bir duruşuyla o boşluğu doldurması gerektiğini belirtti. “Söylemde değil icraatta sosyal demokrasiden bahsediyorum” diyen Çakıcı, TKP’nin bilimin ve özgürlüğün partisi olacağını kaydetti.

“TKP kavga ve mücadeleden korkmaz”

TKP-YG’nin kavga ve mücadeleden korkmayacağını belirten Çakıcı, “Biz seçimde yenilebiliriz ama yine ayağa kalkarız. Yine mücadele veririz. Gene savacağız, gene mücadele edeceğiz, gene kavgamızı vereceğiz” dedi. Çakıcı, “Biz seçim yenilgisinden korkmayız ki. Mücadele bitmez ki bizde. Biz yine TKP-YG’nin mücadelesini örgütleyip tekrar bu şeyin üzerine yürüyeceğiz. Ta ki değiştirene kadar. Başarılı olana kadar. En azından vicdanımıza diyeceğiz biz. TKP YG’nin kaybetmesi demek Kıbrıs Türk Halkının kaybetmesidir. TKP-YG’nin kazanması demek Kıbrıs Türk Halkının aydınlık yüzünün kazanmasıdır. TKP-YG Kıbrıs Türk halkının aydınlık yüzüdür. Karanlık yüzlerine ve karanlık güçlerine karşı. Bu ülkede hem aydınlık hem de karanlık yüzler vardır. Biz aydınlıktan yana olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Ya aday çıkartacağız ya da aydınlık bir yüz destekleyeceğiz”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ya Kıbrıs Türk halkının aydınlık yüzünü yansıtacak bir cumhurbaşkanı adayı çıkartacaklarını ya da bir aydınlık yüzü destekleyeceklerini söyleyen Çakıcı, “TKP-YG’nin böyle bir gücü vardır. En az 1 -2 adayımız vardır parti içinde. Bir böyle iki ise başka bir işbirliğine de açığız. İki seçeneği düşünüyoruz. Ya aday çıkartacağız ya da bir ortak aday destekleyeceğiz. TKP-YG’nin oyuna ve desteğine kim olursa olsun ihtiyacı vardır” dedi.

“Halkımız denemediği son parti olan TKP’yi denesin”

Çakıcı, “Kıbrıs Türk halkına çağrım, bu sistemin değişebilmesi için denemedikleri son partiyi denemeleri lazımdır. Denemedikleri yegane ve son parti benim başkanlığımdaki TKP’dir. Herkes denenmiştir. TKP YG hariç hepsi denenmiştir. Bu bir kader noktasıdır. Dolayısıyla seçecekleri liderler gelecekte çok önemli olacak. Hitler gibiler de seçilebilir, Atatürk örnekleriyle olan örneklerimiz de olabilir. Bundan sonraki genel seçim son derece önemli ve belirleyici olacak. Çok önemsiyorum önümüzdeki genel seçimi. Bence cumhurbaşkanlığından daha önemlidir. Kıbrıs Türk halkının yaşamını ve hayatını belirleyecek bundan sonraki genel seçimler. Cumhurbaşkanlığı Kıbrıs meselesine bağlıdır. Tabii ki biz adil bir çözümden yana tarafız. Barıştan yana tarafız. Kıbrıs’taki yaşam şeklimizi etkileyecek bir kader seçimine gideceğiz. Ya düzgün bir yöne gideceğiz ya da bizi zor günler bekleyecek. Kıbrıs’ta ayrımcılığın olacağı bir Kıbrıs olacak. Bizi çok büyük belalar bekleyecek gelecek. Endişe duyuyorum o yüzden de bayrağımı alıp yola çıkıyorum. TKP’nin bayrağını alıp yola çıkacağım. Bu mücadelede yanımızda yürümek isteyenleri mücadelede birlik olmaya ve bayrakla beraber yürümeye çağırıyorum. Çağrımdır buradan sizin aracılığınızla yapayım. Biz tekrar ayağa kalkıyoruz ve hep beraber bayrağı çekip yola çıkıyoruz” dedi.

Voice of the Island 2019

Etiketler

Benzer Haberler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı