FeaturedVOİ Özel Haber

“Açtığımız imza kampanyası bu süreci çalıştırmak yönünde önemlidir”

Avrupa Parlamentosu üyesi Niyazi Kızılyürek’in temsilcisi Derya Beyatlı, Türkçe’nin Avrupa Birliği resmi dili olması için Avrupa Parlamentosu nezdinde başlattığı imza kampanyasını 33 örgütün desteği ile birlikte İnsan Hakları Gününde açıkladı.  Bu kampanya ile ilgili sorularımızı Beyatlı’ya yönelttik:

 Soru: Türkçe’nin Avrupa Birliği dili olması için başlattığınız imza kampanyasının amacı nedir?

Biliyorsunuz, Kıbrıs 2004 yılından beri Avrupa Birliği üyesidir. Kıbrıslı Türkler de dolaysı ile Avrupa Yurttaşıdır. İki binli yılların başında Avrupa Birliği ile üyelik müzakereleri sırasında, Avrupa Komisyonu Kıbrıs Cumhuriyeti’nin resmi dillerini Avrupa dili olarak kaydettirmek isteyip istemediğini dönemin müzakerecisi Yorgos Vasiliou’ya sorar. Komisyon, yeni bir dil eklemenin gayet masraflı olduğunu ve bunu istemezse Avrupa Komisyonu’nun mutlu olacağını da eklemeyi unutmaz.

Henüz Kıbrıslı Türkler çözüm ve AB üyeliği istencini sokaklara taşımamışlardır. Yunanca hâlihazırda Avrupa Birliği dilidir. Türkçenin AB resmi dili olması görünürde kimse için bir fayda sağlamayacaktır, zaten bunu talep eden kimse de yoktur. Dolaysı ile üyelik müzakereleri sırasında Türkçe, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından AB dili olarak kaydedilmez. Bu dönemde bunun Kıbrıslı Türkler için yaratacağı ayrımcılığın üzerinde pek durulmaz.  Bu ayrımcılık üyelik tarihi olan 1 Mayıs’ın hemen ardından kendini gösterir ve Avrupa Komisyonu yapılan hatayı anlar ancak üyelik müzakereleri sırasında biraz da otomatik olarak gerçekleştirilen AB dili kaydı için, üyelik sonrası süreç içerisinde AB Konseyinden oybirliği ile karar alınması gerekmektedir.

Açtığımız imza kampanyası bu süreci çalıştırmak yönünde önemlidir. Toplanacak imzalar aracılığı ile ki burada tüm Avrupa Yurttaşlarının imza atması mümkündür ve önemlidir, bu kararı AB Konseyinin gündemine getirebiliriz. Amacımız bu.

Soru: Türkçenin Avrupa Dili olmamasının Kıbrıslı Türkler için bir ayrımcılık yarattığından söz ettiniz, bunu biraz açar mısınız?

Evet, bu kampanyayı açıklamak için 10 Aralık İnsan Hakları gününü, bu ayrımcılığa dikkat çekmek için özellikle seçtik. Avrupa Birliği’nin şu anda 24 tane resmi dili vardır. Bu da şu demektir yapılan bütün yasalar, bütün düzenlemeler, Avrupa Birliği’nin çalışması ile ilgili bütün bilgiler bu 24 dile eş zamanlı olarak çevrilmektedir.  Avrupa Birliği yasalarına ve üzerinde çok durdukları kültür ve dil zenginliği prensibine bağlı olarak;

  • Avrupa Birliği’nde yaşayan herkes AB yasalarına ve siyasi dokümanlara ülkenin resmi dilinde ulaşabilirler;
  • AB yurttaşları Avrupa Komisyonu’na kendi dillerinde yazıp cevap alma hakkına sahiptirler;
  • AB zirveleri ve Avrupa Konseyi toplantıları tüm resmi AB dillerine tercüme edilir;
  • Her Avrupa Parlamenterinin Avrupa Parlamentosu’nda kendi dilinde konuşma hakkı vardır.

Bizim bu haklarımız Türkçe 24 AB dilinden biri olmadığı için sürekli ihlal ediliyor. Avrupa Parlamentosu üyeleri 24 dilden herhangi birinde konuşma yapabilirler, dinleyiciler gerek salondan gerek web sitesinden diledikleri dilde tartışmaları takip edebilirler. Ancak Avrupa Parlamentosu üyesi Niyazi Kızılyürek konuşmasını kendi anadili olan Türkçe olarak yapamaz. Biz bu tartışmaları Türkçe olarak takip edemeyiz. Gazetecilerimiz bize Avrupa’daki gelişmeleri aktarma konusunda bu yüzden sıkıntılar yaşıyorlar.

Avrupa Birliği’nin uygulamaları, yasaları, programları destekleri ile ilgili bilgiye her Avrupa Yurttaşı kendi dilinde ulaşabilmektedir. Kıbrıslı Türklerin maalesef bu hakkı da yoktur, bu da bizi Avrupa Birliği’nden uzakta tutuyor. Avrupa Komisyonu’nda bir toplantı olduğu zaman Kıbrıslı Türk katılımcı göndereceksek bir AB dili bilmesi gerekiyor oysa diğer Avrupa yurttaşları için böyle bir zorunluluk yok.

Avrupa Birliği kurumlarında çalışmak isteyen herkesin iki AB dili bilmesi gerekiyor. Bir İtalyan örneğin İtalyanca ve Fransızca biliyorsa Avrupa Kurumlarında çalışmak için başvuruda bulunabilir. Türkçe Avrupa Birliği resmi dili olmadığı için bizim iki yabancı dil bilmemiz gerekiyor. Ben bu yüzden İngilizceye ek olarak Fransızca öğrenmek zorunda kaldım. Bu dile dayalı bir ayrımcılık ve Avrupa Birliği’nin kendi yasalarından olan Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın 21. Maddesi uyarınca yasaklanmış durumda. Başlattığımız imza kampanyasında bunu dile getiriyorum ve Avrupa Parlamentosu’ndan bu ayrımcılığa bir son vermesini talep ediyorum.

Soru: Kampanyanıza nasıl destek verilebilir?

 İmza Kampanyasını desteklemek için Avrupa Parlamentosu’nun Petitions web sitesinden kayıtolmak gerekiyor. Bir, iki dakika süren bir kayıt işleminden sonra imza kampanyasına destek verilebilir. Kampanyaya destek vermek için kampanya linki kullanılabilir:

https://www.europarl.europa.eu/petitions/en/petition/content/0754%252F2020/html/Petition-No-0754%252F2020-by-Derya-Beyatli-%2528Cypriot%2529-on-the-discrimination-of-Turkish-speaking-Cypriots-as-EU-citizens

Desteğin nasıl verileceği ile ilgili bir de video hazırladık bu videoda desteğin verilme şeklini adım adım anlattık. https://www.youtube.com/watch?v=fkNuY5qGSYc

Yine sorun yaşayan kişiler Avrupa Parlamentosu üyesi Niyazi Kızılyürek’in kuzey ofisine 0539 104 93 33 numaralı telefon numarasından veya [email protected] adresinden ulaşarak destek alabilirler.

Kıbrıslı Türklerin geleceği Avrupa Birliği’ndedir, kendi dilleri, kendi kültürleri ile birlikte. Türkçe’nin Avrupa Birliği resmi dili olması Avrupa’yı Kıbrıslı Türklere, Kıbrıslı Türkleri Avrupa’ya yakınlaştıracaktır. Avrupa Birliği Şiarı olan ‘Çeşitlilik içinde Birlik’e ve herkes için eşit haklara inanan tüm Avrupa Yurttaşlarını bu kampanyaya destek olmaya çağırıyorum.

Voice of the Island-2020

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı