Ebru ÇorbacıYazarlar

Kaygıyla sağlıklı baş etmenin etkili yolları

Kaygılı olmak bedeni ve zihni bazen olumlu bazen de olumsuz yönleri ile etkilemektedir. Kaygılanmak günlük hayatın bir parçasıdır. Daha açık anlatmak gerekirse kaygı; sorunun ne olduğunu bilmeden hissedilen belirsiz korkudur. Aslında kaygını sebebi üzüntü, korku, başarısızlık duygusu, acizlik, çaresizlik, yargılanma düşüncesi gibi çeşitli nedenler olabilir. Birey günlük hayatında bu gibi durumlara maruz kaldığında kaygıyı yaşar.

 Kaygılandığımız Zaman Vücudumuzda Oluşanlar

Kaygı durumunda genelde; nefes almada güçlük hissi, terleme, gerginlik, kalp hızının artması, yaşanılan bekleme sırasında ani anlamsız aşırı sinirlenme, bel, baş, mide ve ya vücudun diğer bölgelerinde ağrı, isal ya da kabızlık gibi durumlar yaşanılabilir.   

 Genel Olarak Ne Gibi Durumlarda Kaygı Yaşıyoruz

Kaygıya nedenlerini araştıran çalışmalara göre;

  • Belirsizlik en önemli kaygı sebeplerinden biridir. Bireyin özellikle yaşadığı durum karşısında ne ile karşı karşıya gelebileceğini bilmemesi veya olacakları önceden kontrol edememesi gibi durumlar yoğun kaygı yaşamasına neden olmaktadır.
  • Kaygıyı tetikleyen bir diğer durum ise bireyin hayatı ile ilgili olumsuz olma ihtimali bulunan bir durumu beklemesidir. Örneğin; sizin için önemli bir tahlil sonucunu beklerken sonucun olumsuz olmasından korktuğunuz zaman aşırı kaygılanabilirsiniz.
  • Bireyin iç çelişki yaşaması. Bireyin önem verdiği veya inandığı bir davranışın dışında hareket etmesi genellikle hayatında yoğun kaygı yaşamasına neden olur.
  • Var olan desteğin ortadan kaybolması
  • Rutin çevre düzeninin ortadan kalkması, alışılmışın dışında yeni çevre düzenine uyum sağlamaya çalışma

 Kaygı İle Sağlıklı Baş Etmek

Genelde yukarıda bahsedilen bireyin vücudunda oluşan fiziksel belirtileri durdurmaya çalışmak yapılan ilk müdahaledir. Baş ağrısı için bir ağrı kesici ve ya diğer fiziksel belirtileri ortadan kaldırmak için yapılabilecek tıbbi yöntemler uygulanır. Kaygının psikolojik açıdan bireye ne yaptığına ne yaşattığına bakılmaz. Aslında önemli olan bireyin kaygı ile baş etmeyi öğrenmesidir. Çünkü vücuda yaşanılan değişikliklerin esas sebep ya da tetikleyici bireyin yaşadığı kaygıdır. İlk olarak kaygıya neden olan düşünce yapısının değişmesi gerekmektedir. Özellikle belirsiz durumlarda yaşanan düşünce şeklinin oluşabilecek kötü olasılıklara odaklanmak şeklinde ilerlemesi, kişide belirli bir süre sonra gerçekçi olmayan kaygı yaşamasını sağlamakta ve kendini kontrol etmesi daha da engellemektedir. Bireyin sağlıklı bir şekilde yaşadığı kaygı ile başa çıkabilmesi için olaylara sorun odaklı değil çözüm odaklı düşünce tarzı benimsemesi önemli rol oynamaktadır. Soruna odaklanmak bireylere durumu daha da çıkmaz bir hale sokmakla birlikte olumsuz olayların gerçekleştiği hissini de yaratır.

Kaygı ile Baş Etmek İçin Kullanılabilecek Yöntemler

Bireye hangi stratejisinin iyi geleceği, bireyin kişilik yapısı, eğitim düzeyi, inanç sistemi, kullanılacak tekniğin mantıklı gelmesi ve içinde bulunduğu kültür özelliklerin gibi çeşitli nedenlere bağlıdır.

Öneriler;

  • Nefes alma egzersizi yapmayı deneyin.
  • Kendinizle ilgili gerçek dışı beklentilerin ve yersiz, suçluluk gibi olumsuz duygularının tuzağına düşmeyiniz
  • Hayatınızda oluşan tüm olumsuzluklara rağmen düzenli spor yapmayı, doğru ve sağlıklı beslenmeyi ihmal etmeyin.
  • Özellikle açık havada egzersiz yapmaya çalışın doğa size huzur verecektir.
  • Problem çözme becerileri geliştirme, etkili iletişim kurabilme, davranışsal olarak kendini kontrol etme ve zamanı etkin bir biçimde kullanma gibi yöntem ve tekniklerden her zaman yararlanın.
  • Bol bol gülümseyin ve kendinize içinde bulunduğunuz durumdan en az zararla çıkabilmek için kullanacağınız çözüm yolunu bulabilmek için zaman tanıyın.
  • Uyku sağlığınıza dikkat edin. Günlük hayatta yaşadığınız kaygıların uykunuzu engellememesi için, özellikle yattıktan sonra günlük sorunlardan uzak durulmaya özen gösterin. İhtiyacınız kadar uyku size daha kaliteli fikirler üretebilmeyi ve kaygınızla daha kolay baş edebilmek için en iyi yöntemin bulma becerisini kazandıracaktır.
  • Sürekli problem düşünmek strese girme oranını arttırır. Genelde  insanlar düşüncelerinin kendilerini kötü hissetmelerinde etkiliolduğunu pek inandırıcı bulmazlar. 

Ancak durum bazen tam olarak böyledir. Tabi ki var olan her problemin tek nedeni kişinin olumsuz düşünce yapısı değildir. Ancak bir gün boyunca kendinizi sevilmeye, mutlu olamaya layık olmayan bir insan olarak düşünüp buna gerçekten inandığınızı farz edin. Böylelikle düşünce şeklinin bireyin duygusal dünyasını nasıl etkilediğini daha detaylı farkına varabilirsiniz.

  • Olabildiğince pozitif olmaya özen gösterin.

 

 

   Uzm.Adli+Klinik Psk. Ebru Çorbacı

Etiketler

Benzer Haberler

Başka Haberler

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı