‘Yer aldığım her proje bir sonraki için önemli bir referans oldu’

Hayatının büyük bir bölümünü müzik yaparak geçiren, üreten, beste yapan başarılı bir bas gitarist… Cahit Kutrafalı. Solo kariyeri yanında, birçok başarılı sanatçıyla da çalışarak büyük kitlelere ulaşan ve ilk albümü “As It Is” ile güzel bir yükseliş yakalayan Kutrafalı, “Transitions” adını verdiği ikinci albümünü müzikseverler ile buluşturdu. Sanat yaşamında başarılı işlere imza atmaya devam eden Kutrafalı, kendisiyle gerçekleştirdiğimiz röportaj ile “Transitions” albümünün hikâyesini bizlere anlattı.

Voice of the Island 2018 – Özde Kaya

“Transitions” albümünün hikayesini anlatır mısın? Hazırlık aşaması ne kadar sürdü, projende kimlerle çalıştın?

Beste yapmak ve üretmek icra ettiğimiz işin doğasında olan bir şey aslında. Dönem dönem yaşadığımız bazı olaylar hiç beklenmedik bir anda ilk önce küçük bir melodi ile başlayıp sonrasında bütünü ile bir kompozisyona dönüşebiliyor. Bu bağlamda ‘’Transitions’’ albümündeki kompozisyonlar da tamamen spontane gelişen olaylar ya da etkileşimler sonucu ortaya çıkan besteler. Bu yüzden her biri kendi içinde farklı noktalara doğru geçişler barından kompozisyonlardan oluşan albüme ‘’Transitions’’ ismini vermeyi uygun buldum.

Albümde yer alan ‘’Transitions’’, ‘’Quickening for ADA’’  ve ‘’Too Early’’ parçalarını ilk kez Kasım 2016 da katıldığımız 3rd Cyprus Jazz and World Music Showcase’de çalmıştık. Böylece albüm hazırlık süreci bu dönemde başlamış oldu. Showcasedeki performansın ardından albümde yer alan müzisyen arkadaşlarımla zaman zaman buluşup diğer parçaların da provalarını tamamlayıp kayıt sürecine hazır hale geldik. 2017 Haziran ayında kaydettiğimiz albüm sırasıyla miks ve mastering işlemleri tamamlandıktan sonra yayınlanmaya hazır hale geldi.

Benim müziğimi en az benim kadar tanıyan ve algılayabilen, uzun süredir aynı sahneyi paylaştığım müzisyenlerle birlikte bu albümü kaydettik. Birlikteliğimiz ve sahne üzerindeki paylaşımlarımız arttıkça bunun icra ettiğimiz müziğe olan katkıları inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Saksofonda Charis Ioannou, davullarda Stelios Xydias, gitarda Ermis Michail, piyanoda Andreas Panteli ve piano/synth Tolga Erzurumlu’nun yanı sıra, Bulut Gülen, Cenk Erdoğan, Gürhan Nuray ve Elias Ioannou albümde konuk olarak yer alan müzisyenler oldu. Emre Yazgın’ın kayıt, miks ve Nathan James’in masteringini yaptığı albümün kapak tasarımı Murat Zengi’ye, fotoğraflar ise Kerim Belet’e ait.

Dinleyiciler tarafından gördüğün ilgiden memnun musun?

Geri dönüşlerin ve ilginin ne boyutta olacağını pek düşünmeden yapıyoruz aslında bu işi, en azından ben öyleyim. Fakat günün sonunda büyük emekler harcayarak ortaya çıkardığımız ürünün dinleyiciler tarafından beğenilmesi tabii ki bizleri mutlu ediyor. Yaptığımız müzik tarzı gereği zaten çok büyük kitlelere hitap etmek gibi bir amacımız yok, hedef kitle zaten az çok bellidir. Albüm yayınlanalı kısa bir süre geçmesine rağmen bu kitleye ulaşabildiğimi gelen geri dönüşlerden görebiliyorum. Özellikle yurt dışından gösterilen ilgi beni ziyadesiyle memnun etti diyebilirim.

Tanınmış birçok sanatçı ile çalışma fırsatın oldu. Ayrıca ajandanda gördüğümüz kadarıyla adanın dört bir yanındaki etkinliklerde yoğun olarak sahne alıyorsun. Çalışma etiğin dışında, seni aranan bir sanatçı yapan “hayatımdaki dönüm noktası” diyebileceğin bir an var mı?

Dönüm noktası olarak tanımlayabileceğim herhangi bir an yok aslında. Tabii ki yer aldığım her proje bir sonraki için önemli bir referans oldu, birbirine bağlantılı şekilde ilerliyor aslında. Kişi önce kendine daha sonra da çevresine karşı dürüst olduğu sürece doğru projelerde kendisine yer bulabilir diye düşünüyorum.

Kıbrıs’ta herhangi bir alanda kendinizi geliştirmek için ayırmanız gereken vakti, dünyanın başka hiç bir ülkesinde bulamazsınız.

Kıbrıs’ta müziğini icra etmenin güzellikleri kadar zorlukları da olduğunu tahmin ediyoruz. Müzik hayatında karşılaştığın sorunlar var mı?

Kıbrıs’ta herhangi bir alanda kendinizi geliştirmek için ayırmanız gereken vakti, dünyanın başka hiç bir ülkesinde bulamazsınız. Bu güzel tarafı… Zorlukları saymakla bitmez ama bana göre en büyük sorun toplumun sanat ve kültür algısının zayıf olmasıdır. Burada bütün suç toplumun değil tabii, topluma bu konuda yön vermesi gereken sanatçıların misyoner olması gerekirken, bilakis toplum tarafından yönlendirilmesi içinde bulunduğumuz durumu daha da kaotik bir hale sokmuştur.

Gelecekle ilgili planların nelerdir? Seni heyecanlandıran projelerin var mı?

Yakın tarihte albümümün tanıtım konserleri olacak. Bunların yanı sıra aktif olarak yer aldığım ve beni heyecanlandıran projelerin birkaçının albüm kayıtları olacak. Önümüzdeki aylarda kendi bestelediğim müzikleri ve benimsediğim tarzları icra edebileceğim birçok konser, yurt içi ve yurt dışı festivaller var… Yoğun ama bir o kadar da keyifli bir takvim var önümde.

Voice of the Island 2018 – Özde Kaya

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here