‘Suç Korkusu’ Nedir?

Hazar Çoli

Ülkemizde son yıllarda artmakta olan suç oranları, özellikle; uyuşturucu, tecavüz, istismar çeşitleri, hırsızlık, şiddet ve cinayet gibi suç çeşitleri, bireylerde ve toplumda giderek çok büyük ölçüde korku yaratmaktadır.

Suç korkusu kavram olarak bilinmeyen ve duyulmayan fakat şuan toplumun çoğunluğunun yaşadığı bir korkudur. Suç eyleminden ayrı olarak üzerinde durulması gereken, hem bireysel hem de toplumsal açıdan çok büyük önem taşıyan ve ele alınması gereken psiko-sosyal bir problemdir. Suç korkusu; hem halkı, hem devleti hem de güvenlik hizmetlerini derinden ilgilendirmektedir.

Suç korkusu; en genel anlamıyla, kişilerin başına bir şey geleceği korkusudur.

Suç korkusu; bir suçun mağduru (kurbanı) olma korkusudur. Örneğin: evine hırsız girmesinden korkmak, cinayet veya tecavüz kurbanı (mağduru) olmak, darp edilmek, tehdit edilmek…. gibi birçok suç çeşidine maruz kalma korkusudur.

Suç korkusu kavramı, bireysel ve toplum olarak şuan çoğu kişide yaşanmakta fakat kişiler bu durumu küçümsemektedir. Maalesef artan suçlarla birlikte paralel olarak suç korkusu da artmaktadır. Suç korkusu sonucunda göz ardı edilemeyecek kötü sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Suçların artması, suç korkusunun da artmasına neden olmaktadır.

 

Suç Korkusu, Kişilerde Nasıl Anlaşılır?

  • Kişinin suç korkusu yaşadığının en büyük belirtisi, geceleri sokakta yürürken korku hissetmesidir. Örneğin; kişi gece sokakta yürürken aniden arkasına bakma ihtiyacı hissetmesi, hızlıca yürümesi… gibi durumlar suç korkusu belirtisidir.
  • Bunun yanında medyanın suç korkusu üzerinde çok büyük etkisi bulunmaktadır. Kişiler gazete, internet ve televizyonda duydukları cinayet, şiddet, hırsızlık, darp ve buna benzer birçok haberi duyarken veya okurken, kendilerini kurbanın yerine koyarlar ve korku hissi yaşarlar veya kendileri o durumda olursa neler yapabileceklerini düşünürler. Bu durum suç korkusunun önemli bir belirtisidir.
  • Kişiler kendilerini savunma amaçlı olarak bir şeyler taşımaya başlarlar. Örneğin; çantalarında, ceplerinde, araçlarında ve evlerinde, küçük veya büyük savunma aletleri bulundurmaya başlarlar.
  • Kişilerde, çevrelerine karşı güvensizlik başlar.

KKTC’deki Üniversite Öğrencilerinde Suç Korkusu;

Suç korkusu ile ilgili; ada geneli üniversite öğrencilerinde uyguladığım kendi tez çalışmamda birçok önemli sonuç ortaya çıkmıştır. Çalışmanın en büyük önemi daha önce KKTC’de suç korkusu kavramından hiç bahsedilmemiş olması ve bu alanda çok büyük eksiklik olmasıdır.

  • Çalışmanın temel sonuçlarından birisi; kadınların suç korkusunun erkeklere oranla daha fazla olması, diğer çarpıcı sonuç ise; kişilerin yüksek oranda korkuya karşı kendilerince önlemler geliştirmesidir.
  • Katılımcıların %47’si evlerinde ateşli silah bulundurmakta, %35,2’si evlerinde ve %33,8’i ise araçlarında savunma amaçlı aletler bulundurduğunu belirtmiştir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, geceleri evde olmadıklarında bile hırsızlığı engellemek için evdeki ışıkları açık bıraktıklarını belirtmişlerdir.
  • Katılımcıların %47’si güvensizliğin kaynağının; devletin, polisin ve güvenlik sisteminin yetersiz olması olarak ifade etmiştir. Polise güvensizlik durumu %33,1, genel olarak hükümete/siyasi iktidara güvensizlik durumu ise %60 olarak saptanmıştır.
  • Katılımcıların %48,3’ü ise polisin olay yerine intikalinin yetersiz bir hızda olduğunu, %43,4’ü kanunların öngördükleri cezalar itibariyle suçları en düşük caydırıcı etkiye sahip olduğunu ve %68,3’ü ise suçluları caydırmak için kanunlarda öngörülen cezaların kesinlikle artırılması gerektiğini ifade etmişlerdir.
  • Önem taşıyan bir diğer sonuç ise; mobese sistemi ile ilgili olan bir soru olması ve bu soru sonucunda katılımcıların çoğunluğunun, mobese sistemi getirilirse suç oranlarında düşüş olacağı fikrinin saptanmış olmasıdır.
  • Kişiler arası yoğun güven kaybı yaşanması da önemli sonuçlardan birisiydi.

 

  • Dünya genelinde yapılan çalışmalarda en önemli sonuçlar şu şekildedir:

 

  • Suç korkusu yaşamak; kişileri suç işlemeye itmekte,
  • Tedbir alınmazsa, devletin bile karşı koyamayacağı çok büyük toplumsal bir sorun haline gelmekte,
  • Kişiler suç korkusu sonucu kaldıkları ülke veya şehirden taşınmakta veya göç etmekte,
  • Suç korkusu sonucu bazı ruhsal-psikolojik problemler (depresyon, kaygı bozuklukları, obsesyon, paranoya…) görülmektedir.

Sonuç olarak; gazete manşetlerine kadar yansıtılan “suç korkusu”, bir kavram olarak belirtilmemekte ve ne kadar büyük toplumsal bir sorun olduğu göz ardı edilmektedir. Dünya geneli yaşanan suç korkusu sonuçlarından korunmak için, bu durumun iyileştirilmesi ve güvenlik hizmetlerinin yoğun önlemler alması ayrıca halkın huzur seviyesinin artırılması gerekmektedir.

Uzman Adli Psk. Hazar Çoli                                                              

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here