Soyer: Halkımızın en büyük problemi, çiftlerin boşanmasıdır

Her Şeyin Mükemmel Olmasını İstiyorum Ve Kendi Kendimi Yiyorum Bazen.

Halkımızın En Büyük Problemi , Çiftlerin Boşanmasıdır.

Ebeveynler, Çocuklarını Daima Gözetlesinler, Sevsinler Ve Korusunlar.

Hayatımdaki En Acı Gün,  5 Yıl Önce Yaşadığımdır.

Mahkemeler Hantal Bir Yapıya Sahip İse, Adalet Sistemi Büyük Ölçüde Zarar Görmüş Demektir.

Aydın Soyer

Anne babasının İstanbul’daki tıp tahsillerinin devam etmesi nedeniyle, 1977 yılında İstanbul’da doğdu. Çocukluğunun  3 yılı  İstanbulda geçtikten sonra , Kıbrısa’ta adını taşıdığı anneannesi olan Aydın Hanım’ın yanına gönderildi. İlk, orta ve lise  tahsilinin ardından1999 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesiişletme bölümünden mezun oldu.2000 yılında Essex Üniversitesi’nde muhasebe ve finans üzerine yüksek lisans ını tamamladı. 2001-2005 yıllarında  İngiltere’debazı muhasebe firmalarında çalıştıktan sonra , ülkesine geri döndü. Sırasıyla Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nde öğrenci işleri müdürü, D.K Deniz and Co firmasında muhasip ve denetçi, Birleşmiş Milletler finans bölümünde  finans müdür yardımcısı olarak çalıştı.  2018 Erken Genel Seçimleri için Ulusal Birlik Partisi Lefkoşa  Millet Vekili adayı olan Aydın Soyer’i, daha yakından tanımak ve sizlere tanıştırmak istedim.

Babası Mevlut Soyer Galatya (Mehmetçik) Annesi Şerife Ünverdi’nin  baba tarafı İpsillat (Sütlüce) , anne tarafı ise kök Omorfo’ ( Güzelyurt) ludur. Aydın Soyer, anne ve babasının İstanbul’daki Tıp tahsilleri nedeniyle , 1977 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Anne  babasının tahsili nedeyiyle Aydın Soyer Lefkoşa’daki  adını taşıdığı anneannesi olan Aydın Hanım’ın yanına gönderildi. Bu nedenle  anneanne ve dedesini, anne ve baba olarak belleyen Soyer, bununla ilgili anısını şu sözlerle anlatıyor:

Anneannem ve dedemden ayrılıp yepyeni bir hayata alışmakta çok zor çekmiştim.

“Annem ve babam tahsillerini bitirip Kıbrıs’a geri dönüş yaptıktan sonra, beni yanlarına almak istediler. Lakin, anneannem ve dedeme o kadar bağlanmıştım ki gitmek istemezdim. Çok ağladığımı anımsarım. Bir şekilde beni çeşitli hediyelerle kandırdılar ve o günden sonra hep birlikte yaşamaya başladık. O akşam gayet duygusal bir akşamdı. Sanki beni özümden koparıyorlar gibi hissetmiştim. Hiç unutmuyorum yatagımda sabaha kadar ağlamıştım. Anneannem ve dedemden ayrılıp yepyeni bir hayata alışmakta çok zor çekmiştim”.

Voice of the Island 2017 – Cemal Dermuş

Aydın Soyer 4-5 Yaşlarına  geldiği zaman Ana okuluna verildi. Çünkü anne ve babası çalışıyordu. Ana okula başladığı ilk günü  anlatırken aynı anı dün gibi yaşadığını da gözlemledim.

“İlk gün beni okula yine anne annem götürmüştü. Beni sınıfa bırakıp yanımdan ayrıldıktan sonra, hiç susmamacasına ağlamaya başlamıştım. Hem ağlıyor hem de Bappamı isterim diye hıçkırıyordum. Öğretmen  bahçede bekleyen anneanneme gidip, ‘ Bu çocuk babasına ne kadar düşkün bir çocuk’ demişti. Oysa Bappa dediğim şey, onsuz uyuyamadığım, onsuz olamadığım battaniyemdi”

Ana okuldan sonra Şehit Tuncer İlkokulu’na  devam eden Aydın Soyer, bu okuldan mezun olup, eğitimine Türk Marif Kolejinde  devam etti. Sessiz ve sakin bir çocukluk dönemi geçiren Aydın Soyer, ergenlik döneminde yaptıklarıyla, üzdükleri varsa da hepsinden özür dileyerek, atalarından kulağına küpe ettiği sözlerden de bahsederek şunları anlatıyor:

 

“Ben hayatımda düzenli ve titiz bir insanım. Etrafımda fazlalık , ya da o gün için işe yaramayan birşey gördüğümde hemen alıp atmak isterdim. Oysa atalarım, ‘Hayır atmamalısın. Sakla Samanı  Gelir Zamanı’ diyerek bunu da bana öğrettiler. Özellikle annemin en büyük nasihatı, ‘siz siz olun daima dürüst olun. Asla yalana  başvurmayın. insanlara karşı dürüst ve sevecen olun’ sözleri hep kulağıma küpe ettiğim sözlerdir”.

Genellikle mutlu bir çocukluk ve mutlu bir aile ortamında büyüyen Soyer, mutluluklardan bahsetmek yerine onu en çok etkileyen ve toplumsal bir yara olarak gördüğü  boşanmalardan söz etmeyi  tercih ediyor.

“Bence halkımızın en büyük problemi , çiftlerin boşanmasıdır. Bir bireyin topluma faydalı olabilmesi için ailede gördüğü mutluluk, sevgi,  saygı, huzur ve eğitimden geçer. Toplumumuzda nüfusa göre çok ciddi bir boşanma sayısı var. Bu bizim en büyük toplumsal sorunumuzdur. Benim 17 yaşıma geldiğim ana kadar annem babam ayrılmamıştı. o ana kadar mutlu bir aileydik. Annem babam ayrıldıktan sonra ilk en mutsuz anım, ilk Pazar gününde ailece oturduğumuz kahvaltı masasıydı. Çünkü babam artık bizimle değildi. Çok kötü ve çok üzücü bir durum.

Hiç bir zaman sevilmediği hissine kapılmayan, tam tersine, aşırı derecede sevildiğinden de söz eden Soyer, hayatında dert ettiklerini de şöyle sıralıyor:

Ebeveynler, Çocuklarını Daima Gözetlesinler, Sevsinler ve Korusunlar.

“Her şeyin mükemmel olmasını istiyorum ve kendi kendimi yiyorum bazen. Oysa hayat mükemmel değildir. Ama bir iş yapacaksam da onun mükemmel olmasını isterim. Ülkem ile ilgili dert ettiğim gailelerimden en başta geleni boşanmalardır. Evliliğin kutsallığına değer verelim ve daha mutlu bir toplum olalım. ikinci gailem ise toplumumuzdaki bağımlı madde kullanımının artmasıdır. İnanırım ki bu konuda ebeveyinlere çok ciddi görevler düşüyor. Çocuklarına sevgilerini eksik etmeyip bu tür maddelerin ne kadar zararlı olduğunu anlatsınlar ve çocuklarını daima gözetlesinler, korusunlar”.

Aydın Soyer, gerek eğitimi, mesleki tecrübe, gerek hayat deneyimleriyle, hem büyük dayısı Rahmetlik Vehbi Zeki Serter ve annesi Şerife Ünverdi’den aldığı siyasi ahlakla ilk kez 2018 Erken Genel Seçimlerinde Ulusal Birlik Partisi’den Lefkoşa Milletvekili adayı olarak seçim yarışına katıldı. Seçilmesi halinde ülkesi için neler yapmayı planlıyor? Devlet yapısı içerisinde düzenlemek ve düzeltmek istedikleri nelerdir?

Borçlanmalarınızı Dövizle Yapmayın…

“Çağdaş ülkelerde her meslek grubunun bir yasası var. Malesef bizim ülkemizde bu eksik. Örneğin ben muhasip ve murakıpım ve bu meslek grubunun bir yasası yok. bunu hazırlayıp mecliste yasallaşmasının öncüsü olmak isterim. Diğer yandan alacak verecek davalarıyla ilgili mahkemelerimizdeki sıkıntıdır. Bir ülkede mahkemeler hantal bir yapıya sahip ise, o ülkede adalet sistemi büyük ölçüde zarar görmüş demektir. Adalet sistemi zarar gördüyse, o ülkede düzen oturtmak sistem oturtmak çok zordur. Çünkü bir ülkeyi ayakta tutan en önemli unsur adalettir. Bu yüzden ticaret mahkemelerinin kurulabilmesi için çalışmalar yapmak istiyorum. Benim için bir diğer konu ise dövizin belirsizliği meselesidir.Bu yüzden bir muhasip olarak vatandaşlarımıza çağrım, özellikle borçlanmalarınızı dövizle yapmayın çağrısıdır. Seçilmem halinde bu konuda yasal bir düzenleme getirip vatandaşımızı döviz karşısında korumak ve bankalarada bir sınırlama getirecek yasal bir düzenleme yapmak istiyorum”.

Aydın Soyer ile Röportajımızın sonunda tüm vatandaşlarımıza özel mesajı ise şöyle:

Sandığa Gidelim ve İrademizi Yansıtalım…

Tüm vatandaşlarımıza mesajım şu; Ülkelerine inansınlar. Bu devlet çok badirelerden geçerek kurduğumuz bir devlettir. Bu yüzden ülkelerine inansınlar. Her ülkenin belli başlı sorunları var. Ülkemizi sevdiğimiz, güvendiğimiz sürece aşamayacağız sorun yoktur. İkinci mesajım ise, 7 Ocakta herkes sandığa gitsin. Sandığa gitmemek demek, bireylerin kendi iradelerini o sandıkta göstermemeleri demektir. Bu yüzden sandığa gidelim ve irademizi yansıtalım”.

2012 Yılında kendi muhasebe ve denetim ofisini kuran  Aydın Soyer, evli ve 2 çocuk babası olup şu anda kendi işyeri olan Soyer Muhasebe Şirketi’nde  Direktör olarak çalışmaktadır.

Voice of the Island 2017 – Cemal Dermuş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here