FeaturedKIBRISVOİ Özel Haber

Niyet varsa yol belli…

Voice Of The Island 2018 – Esra Aygın

Güney’de  geçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yeniden seçilen Nikos Anastasiadis ile Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın önümüzdeki günlerde bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor. Bu görüşmede, iki lider, Temmuz ayında çöken müzakereleri yeniden canlandırma olasılığının olup olmadığını, ve muhtemel yeni süreçte nasıl bir yol haritası izlenebileceğini değerlendirecekler.

Eğer her iki tarafta da, bu kez sonuç alıcı bir şekilde müzakerelere geri dönme niyeti varsa, izlenmesi gereken yol haritası aslında çok açık şekilde ortada.

Guterres çerçevesi resmen teyit edilmeli

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 30 Haziran 2017’de Crans Montana’da, masaya, müzakerelerin altı başlığında hala açıkta kalan temel konuların çözümü ile ilgili bir çerçeve koydu.

Guterres çerçevesi adı verilen doküman, her iki taraf için de büyük hassasiyet taşıyan, dolayısıyla da en sona, yani büyük al-ver’e bırakılmış konularda – toprak, siyasi eşitlik, mülkiyet, eşdeğer muamele ve güvenlik ve garantiler – diğer taraf için kabul edilemez olan pozisyonları elimine ederek, tarafları birbirine yakınlaştırması açısından çok önemli.

İki lider, her ne kadar bu çerçeveyi kabul ettiklerini sözlü olarak dile getirmişlerse de, şimdi, Guterres belgesini teyit etmeleri ve ortak bir açıklama olarak duyurmaları, hem bugüne kadar varılan uzlaşıların da korunmasını sağlayacak, hem sürecin net bir temelde başlamasını sağlayacak, hem de bundan sonraki müzakereleri somut bir raya oturtacaktır.

Böyle bir adım, süreci desteklemek için her iki tarafta da çok net bir kararlılık arayan BM’nin de sürece müdahil olması için bir teşvik olacaktır. 

Guterres’in çizdiği çerçevede stratejik anlaşma

BM Genel Sekreteri, 28 Eylül 2017 tarihli raporunda da vurgulamış olduğu gibi, iki liderin, masaya, gelişigüzel müzakere etmek için değil, kapsamlı çözümün temelini oluşturacak stratejik bir anlaşma yapmak için dönmesini istiyor. Guterres çerçevesi işte bu stratejik anlaşmanın unsurlarını barındırıyor. İki lider, Guterres çerçevesini teyit ettikten sonra, çok daha rahat bir şekilde, içerdiği unsurları bir paket şeklinde ele alıp çözümleyerek stratejik bir anlaşmaya varabilirler.

Nitekim, Genel Sekreter, iki liderin, kapsamlı çözümün esasını oluşturacak bu stratejik anlaşmaya Crans Montana’da çok yakınlaşmış olduklarını ve  “Crans-Montana’da ortaya çıkmak üzere olan stratejik anlaşmayı sonuçlandırmak için gerekli siyasi irade ile bir süreç başlatmaya birlikte karar vermeleri halinde” BM’nin taraflara yardımcı olacağını belirtiyor.

Genel Sekreter’e göre, “Stratejik düzeyde erken zamanda varılacak bir anlaşma, her iki tarafa için de kapsamlı anlaşmanın, kendi toplumları için kilit öneme sahip unsurları içereceğine dair bir güvence teşkil edecektir ve dolayısıyla geriye kalan teknik detayların tamamlanması için bir itici güç olacaktır.”

Genel Sekreter’in işaret ettiği gibi, Guterres çerçevesi içinde stratejik düzeyde varılacak anlaşmanın ardından, detaylar teknik düzeyde sonuçlandırılabilir.

Son kararı BM Genel Sekreteri verecek

Tabii ki, bu yöntemi izleyecek bir sürecin başlaması ve Genel Sekreter’in ortaya koyduğu yol haritası uyarınca devam ederek sonuca ulaşması, tamamıyla iki liderin samimi niyetine bağlı.

Genel Sekreter, bu gerçeği raporunda şu cümle ile ortaya koyuyor:

“Crans-Montana’da olduğu gibi, tüm temel unsurlar yerli yerinde olsa da, çok güçlü siyasi irade, cesaret ve kararlılık, karşılıklı güven, ve tüm taraflarca müzakerelerin son ve en zor milinde hesaplanmış riskleri alma istekliliği olmaksızın, süreci tamamına erdirme ihtimali çok düşük.”

Tam da bu nedenle, BM’nin yeni bir sürece ev sahipliği yapıp yapmayacağı iki liderin göstereceği kararlılığa bağlı olacak. BM Genel Sekreteri, bu aşamada, tarafların tüm söylediklerini, yaptıklarını ve yapmadıklarını buradaki temsilcileri vasıtasıyla çok yakından takip ediyor. Önümüzdeki dönemde, buradan edindiği tüm izlenimlerden yola çıkarak yeni bir çözüm sürecinin gerçekçi olup olmadığı ile ilgili bir karar verecek. Bunun için net bir dönem belirlenmiş olmasa da, tüm belirtiler, çözüm sürecinin yeniden başlama olasılığının Temmuz 2018’e kadar ortaya çıkmaması durumunda, BM Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs’taki barış gücü ve iyi niyet misyonunu küçültmek konusunda kararlı olduğuna işaret ediyor. 

Voice Of The Island 2018 – Esra Aygın

Guterres çerçevesi:

Siyasi eşitlik

2:1 oranı ile Dönüşümlü Başkanlık

Karar-alma (etkin katılım): Bir olumlu oyun aranacağı salt çoğunluk.

Toplumlar için hayati öneme sahip konular durumunda tıkanıklıkların aşılması mekanizması.

Mülkiyet

İki mülkiyet rejimi: toprak düzenlemelerine tabi olan ve olmayan bölgeler için: Toprak düzenlemelerine tabi olan yerlerde rejim, mülkünden edilen sahiplere öncelik verecek.

Toprak düzenlemelerine tabi olmayan yerlerde rejim, şu anki kullanıcıya öncelik verecek. Spesifik unsur üzerinde daha ileri tartışmalar yapılacak.

Toprak

Belli bölgeler ile ilgili Kıbrıslı Rumların dile getirmiş olduğu endişelere cevap verebilmek için Kıbrıslı Türklerin sunduğu haritada bazı düzenlemeler gerekmektedir.

Güvenlik ve garantiler

Müdahale hakkının geçerli kalacağı bir sistem sürdürülebilir değildir. Garanti Antlaşmalarının kapsadığı alanların yerini, iki tarafça üzerinde mutabık kalınan ve çeşitli boyutları içeren, yeterli uygulamayı izleme mekanizmaları alabilir. Bunların bazılarına garantör güçler de dahil olabilir. Güvenlik sistemi her iki toplumun da birleşik Kıbrıs’ta kendisini güvende hissetmesini temin etmeli, ve bir tarafın güvenliği diğerinin güvenliği pahasına olmamalı.

Asker konusu Garanti Antlaşmasından farklı bir konudur ve farklı bir formatta ele alınmalıdır. Asker ile ilgili konular üzerinde (sayı, çekilmenin söz konusu olup olmayacağı ve zamanı, takvim, vs) doğru zaman geldiğinde en üst düzeyde anlaşmaya varılacak.

Eşdeğer muamele

Malların serbest dolaşımı (= gümrük birliği + birincil tarımsal ürünler için bir kota üzerinde anlaşılacak), hizmetler ve sermayede sorun yok.

Kişilerin serbest dolaşımı: rejim turistlerin, öğrencilerin ve mevsimsel işçilerin girişine izin verecek. Daimi ikametgah isteyenler söz konusu olduğunda Kıbrıs’taki Yunan ve Türk vatandaşlarına eşdeğer muamele yapılacak.

Voice Of The Island 2018 – Esra Aygın

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı