Mühendislik öğrencilerinin müzik aşkı…

ABD’nin önde gelen üniversitelerinden biri olan Georgia Teknoloji Enstitüsü’nde yer alan Oda Korosu, Kıbrıs’ta konserler verdi.

Voice of the Island 2018 – Emine DAVUT YİTMEN

Georgia Teknoloji Enstitüsü (Georgia Institute of Technology) Oda Korosu’nu oluşturan mühendislik öğrencileri, müzik aracılığı ile insanlara bağlantıya geçtiklerini düşünüyorlar.    

Öğrenciler, her ne kadar mühendislik alanında eğitim alsalar da müzik yapmaktan ve bunu dinleyicileriyle paylaşmaktan büyük keyfi alıyorlar. 

Amerika’nın en iyi araştırma üniversitelerinden biri olan Georgia Tech bünyesinde bulunan Oda Korosu bilim, mühendislik ve teknik alanlarda eğitim alan müzik tutkunu üniversite öğrencilerinden oluşuyor. Koronun repertuvarında Bach’tan Rihanna’ya kadar her çeşit tarzda şarkı bulunuyor.

 

1998 yılında kurulan koro, ülkede önde gelen üniversite vokal topluluklarından biri olarak biliniyor. Koro, 38 öğrenciden oluşuyor. Koro, son dönemde University of Texas- Austin’de düzenlenen Müzik ve Mimarlık Konferansı’nda birincilik ödülü aldı.

Kıbrıs’taki ABD Büyükelçiliği sponsorluğunda adada bulunan koro, geçtiğimiz hafta konserler verdi. Öğrenciler, Kıbrıs’ta bulundukları süre içinde hem adayı gezme imkânı buldu hem de okulları, üniversiteleri ziyaret ederek buradaki gençlerle tanıştı.

Oda Korosu’nun Direktörü Profesör Jerry Ulrich, öğrenciler Giuliana Stovall ve Samuel Mohr Voice of the Island’a konuştu:

Soru: Kıbrıs’a gelme fikri nasıl doğdu?

Prof. Ulrich: Bir buçuk yıl kadar önce New York’ta üniversitede ders veren Kıbrıslı besteci Evis Sammoutis ile Kıbrıs Orkestrası’yla işbirliğine gidilmesi konusu üzerine konuşmaya başladık. Bir noktada, buradaki ABD Elçiliği’nin bize yardımı olabileceğini düşündük. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında elçilikteki Basın Ataşesi Glen Davis ile temasa geçtik. Tüm yapılan görüşmeler sonucunda öğrencilerle Kıbrıs’a geldik ve elçilik de sponsorumuz oldu. Koro, 38 öğrenciden oluşuyor fakat Kıbrıs’a 24 öğrenci geldi. Bu öğrenciler konservatuar öğrencileri değil, mühendislik öğrencileri. Mühendislik eğitimlerini sürdürürken, müzik de yapmak istiyorlar.

“Müzik yaparken insanlarla bağlantı kurmayı seviyoruz”

Soru: Hepiniz mühendislik öğrencilerisiniz. Peki, niye müzik?

Samuel: Bilgisayar Mühendisliği eğitimi alıyorum. İş, bir şeyle ne kadar uzun kalabileceğiniz noktasına geldiğinizde bir sınır var. Bu nedenle bir çıkış yaratma ihtiyacınız var. Ben, bu çıkışı müzikte buldum. Müzik, kendinizi ifade etmenize yardımcı oluyor. Müzik de bir sanat ve diğer sanatlar gibi zamanınızı alıyor. Ancak buna değdiğini düşünüyorum. Müzik size,  ‘bugün bir şeyler yaptım’ hissini veriyor. Bilgisayar mühendisliği benim kariyerim olacak ama müzik de hayatımda uzun dönemde yer almaya devam edecek. Müzik yaparken insanlarla bağlantı kurmayı seviyorum.

 

Giuliana: Ben İnşaat Mühendisliği okuyorum. İnsanlar için bir şeyler inşa ediyoruz fakat insandan insana bağlantılara sahip değiliz. Neticede müzik, bize insanlık için bir şey veriyor. Bu, insanları biraraya getiren bir şey. Bu nedenle benim için bu bağlantıyı kurmak önemli. Bu bağlantıyı sadece dinleyicilerle değil, kendi aramızda da kuruyoruz. Kısacası müziği paylaşabiliyoruz

Soru: Mühendislik öğrencilerine müzik öğretmek nasıl bir duygu?

Prof. Ulrich: Kariyerim boyunca sanatçılarla, müzik öğretmenleriyle çalıştım. Georgia Tech’e gelmeden önce New York’ta Fame diye bilinen Sahne Sanatları Lisesi’nde eğitim veriyordum. Georgia Tech’e geldiğimde, “Bir grup mühendise şarkı söylemeyi öğretmek istemiyorum. Niye bunu yapayım ki?” diye düşünmüştüm. Ancak 36 yıllık eğitimci olarak ilk kez müzikte kariyer yapmak için öğrenim görmeyen buna rağmen tutuklu, parlak ve ilgili öğrencilerle karşılaştım. Aslında bunun çok olağanüstü bir şey olduğunu düşünmüyorum çünkü matematikçilerin, bilim insanlarının zekâsı, müziğin tüm matematiğini anlıyor. Pek çok doktor, avukat müzik yapıyor. Öğrencilerim de oldukça yaratıcı ve kendi müzikal düzenlemelerini yapıyorlar.

“Şarkı söylemek ortak payda

Soru: Ne çeşit müzik yapıyorsunuz?

Prof. Ulrich: Her çeşit. Repertuvarda Copland, Mozart, Beethoven’den Elvis Presley, Beatles, Beyonce’e kadar pek çok sanatçının şarkıları var. Tabii benim odak noktam daima Mozart, Beethoven gibi klasikler oluyor.

Giuliana: Sınırları olmayan müziği seviyorum. Biz bu koroya katılıyoruz çünkü sesimizi paylaşmayı seviyoruz. Bazen Bach’ı, Beethoven’i seslendirirken bunların güzelliğini bir pop parçasından alamıyorsunuz. Öte yandan Rihanna’nın şarkılarını da söylemeyi seviyoruz.

Samuel: Burada önemli olan, şarkıların ne kadar bilindiği ve o şarkıyla duygusal bağlantı kurma. Buna örnek olarak Elvis şarkılarını verebiliriz. İnsanlar ansımadıkları, sevdikleri şarkıları duyduklarında koroyla duygusal bağlantıya geçiyorlar.

Prof. Ulrich: Dünyada enstrümanlarla ayrılmış farklı müzikler var. Her insanın sahip olduğu tek bir aynı enstrüman var; o da ses. Nerede olursak olalım her dinde, her kültürde şarkı söylüyoruz. Bu, ortak bir payda. Burada ortak derken, bizi birleştiren kısmı kastediyorum. Öğrencilerin bunu pek çok seviyede anladıklarını düşünüyorum.

 

Soru: Kıbrıs ziyaretinizi nasıl değerlendirirsiniz? Yeniden gelmek ister misiniz?

Giuliana: Cyprus University of Technology bizi yaz programı için davet etti. Ada ile kalıcı bir bağ kurmayı umuyoruz. Kıbrıslı öğrencilerle daha yoğun bağlantılar kurabiliriz ve onlar da Georgia Tech’e ziyarete gelebilirler.

Voice of the Island 2018 – Emine DAVUT YİTMEN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here